Microsoft Office Devri Kapanıyor mu?

Microsoft Office’i kullanmaya başladığım ilk yılları hayal meyal hatırlıyorum. Sonuçta Word, Excel ve Powerpoint programlarını ortaokuldan tutun da gazeticilik kariyerimin hemen hemen her alanında kullandım.

Birkaç yılda bir Microsoft Office güncelleniyor olsa da, özellikle de Google Docs, Sheets and Slides ve Apple uygulamalarının daha cazip geldiğini söylemem gerekiyor. Örneğin her hafta yazılarımı Microsoft Word’de yazıp, düzeltmeleri yapmak adına Google Docs’a aktarıyorum.

Burada Microsoft Office kullanan 1,1 milyar insanın başka bir şansı olmadığını belirtmekte fayda var. Şirketlerinin onlardan talebi üzerine Microsoft Excel’deki küçük kutucukların içinde yaşıyor, Power Point’teki sekmelerde geziniyorlar. Ancak eğer yeni bir bilgisayar alıyorsanız ve yaratıcılık adına kullandığınız yazılımın daha gelişmiş olmasını istiyorsanız kendinize şu soruyu sormanız gerekebilir: Illa Microsoft Office mi kullanmalıyım?

Microsoft Office’in sunduğu hizmetlere üç farklı uygulamadan bedavaya ulaşabilirsiniz, bu uygulamaların hepsi de Office dosyalarını açabiliyor. Bu yeni rakipler, daha iyi bir internet işlevi ve internet üzerinden birlikte çalışmanızı sağlıyor. Öte yandan Microsoft’un yeni Office 365’indeki özellikler, verdiğiniz paraya değecek gibi duruyor.

Microsoft Office 365

Artık Microsoft Office yüklemek için CD ile kurulum yaptığınız günler geride kaldı. Adobe ve Salesforce gibi Microsoft da internet üzerinden çalışan yeni bir model benimseyerek, daha düşük maliyetli ve uzun süreli bir versiyona geçti. Office’in yeni versiyonu sayesinde yeni özellikler ve hizmetler internet üzerinden sürekli olarak yenilenecek.

Bu yenilikler nedeniyle Office 365’e ödeceğiniz miktarı hesaplamak için elinize bir kalem ve kağıt almanız gerekebilir. Öyle ki, Office 365’i bir bilgisayara yüklemek ve iPad ya da mobil cihazlardan erişebilmek adına ayda 7 dolar ödemeniz gerekiyor. Eğer 10 dolar öderseniz, Office 365’i beş bilgisayara da yükleyebiliyorsunuz. Ancak bu fiyata yalnızca Office 365’i satın almıyorsunuz, çünkü Microsoft programı yükleyen beş kullanıcının her birine OneDrive’da 1 terabaytlık depolama alanı veriyor. Yani teorik olarak 5 terabaytlık depolama alanına ve Office 365’e sahip oluyorsunuz.

Fiyatın yanı sıra Microsoft Office 365’in en çarpıcı noktası, sahip olduğu özellikler. Google ve Apple’ın sunduğu hizmetlerle kıyaslandığında Microsoft’un özelliklerinin en güçlü olduğu görülüyor. Office 356’de neyin nerede olduğu açıkça belli oluyor, muhtemelen de aklınıza gelebilecek her türlü özelliğe sahip. Ancak gerçek şu ki, Microsoft Office’teki çoğu özelliğin kullanılmadığını da belirtmek gerekiyor. Bu durumu, Microsoft’un muhtemelen daha önce duymadığınız, internetteki sınırlı versiyonunu test ettiğimde fark etmiştim.

Bir Microsoft hesabı kullanarak giriş yaptığınızda yeni belgeler açabilir ve bu belgeleri düzenleyebilir, slaytlar hazırlayabilirsiniz. Hatta bu noktada Microsoft size kullanmanız için 15 gigabaytlık depolama alanını bedava olarak veriyor.

Office’in internetteki sürümlerinde bazı eksiklikler mevcut, örneğin Word’de bir yazı kutusu açamıyorsunuz ya da Excel’de 3 boyutlu grafikler yapamıyorsunuz. Ancak buna rağmen internetteki sürümleri Office’in klasik versiyonu gibi geliyor ve internet üzerinden dosya kaydetme, iş arkadaşlarıyla iletişim kurma gibi konularda daha iyi performans göstererek farkını ortaya koyuyor.

Google Docs, Sheets, Slides

Microsoft ve Apple’ın aksine Google’ın Docs, Sheets ve Slides programının masaüstü bir sürümü bulunmuyor. İyi de kötü de olsa her şey tarayıcınızın çerçevesi içinde gerçekleşiyor. Bir belgeyi açmak için yapmanız gereken tek şey ise belgeyi internet sitesine yüklemek. Dosyayı açmak için yüklediğiniz anda bu dosyalar Google Drive’daki hesabınızda depolanıyor.

Google belgelerinizdeki içerikle ilgili reklamları karşınıza çıkarmayı hedeflemediğini söylese de, belgeleriniz yüklendiği anda bir virüs taraması yapıyor ve “hızlı arama” gibi imkanlar sunuyor.

Tıpkı Microsoft gibi Google’da kullanıcılarına 15 gigabaytlık bir depolama alanı sunuyor. Bu depolama alanının 1 terabaytı aylık 10 dolar.

Google Docs, Sheets ve Slides’daki temel özelliklerin hepsi programın içine önceden eklenmiş durumda, hatta Office ile uyumlu belgeleri açabiliyor veya masaüstüne aktarabiliyorsunuz. Programda bulunmayan özellikler ise üçüncü parti eklentileri sayesinde tamamlanıyor (örneğin test ederken bulduğum eş anlamlılar sözlüğü ve e-posta araçları gibi). Yine de Google, Microsoft’un düzenleme araçlarını ve şablonlarının önüne geçemiyor. Ayrıca görüntü açısından da Google’ın düz, gri ve siyah renkli tabloları göze fazlasıyla yorucu geliyor.

Öte yandan Google’ın ister internet, ister Android veya iOS uygulamaları olsun her türlü cihazdan erişilebilmesi kayda değer bir özellik. Google’ın övündüğü bulut bilişim temelli ilişkiler sayesinde, aynı iş yerinde çalışanlar belgeler üzerinde yorumlar veya düzenlemeler yapabiliyor. Ayrıca Google’ın uygulamaya koyduğu anlık mesajlaşma sistemi sayesinde işinizin başından kalkmadan iş arkadaşlarınızla konuşabiliyorsunuz.

Ancak Google’ın aşil topuğu var: Çevrimdışı kullanım. İnternet yokken belgeler yaratabiliyor olsanız bile, internetle çalışan araçları kullanamıyorsunuz. Bu nedenle 5 gigabaytlık çevrimdışı depolama alanınızda saklayacağınız belgeleri iyi seçmeniz gerekiyor.

Böyle durumlarda, LibreOffice’i kullanmayı seviyorum. LibreOffice bedava ve herkes tarafından kullanılabilen bir program. Tasarım konusunda her ne kadar Microsoft, Google veya Apple’la bir olmasa da, bu programlarla neredeyse başa baş gidiyor. LibreOffice’de aynı zamanda belgelerinizi doğrudan Google Drive’a kaydetmenizi sağlayan bir eklenti bulunuyor.

Apple iWork

Apple tarafından çıkarılan iWork, bu tip programların bulunduğu listenin üçüncüsü ve sonuncusu. iWork, Mac bilgisayarlarla ve iPad tabletlerle birlikte geliyor, bu yüzden de bedava sayılabilir. Ayrıca herkesin kullanabileceği bir iCloud internet sitesi mevcut ancak hala geliştirme aşamasında ve birtakım aksaklıklar yaşıyor.

iWork’te notların, kişilerin ve belgelerinizin saklandığı kısımlar bulunuyor. Ayrıca tasarım açısından da kullanıcı rahatlığına en çok önem veren program. Rapor, özgeçmiş veya diğer projeleri yazmakta Microsoft’unkiler yerine Apple’ın şablonları tercih edilebilir.

İnternet sürümünde belgeleri yüklemek konusunda bir takım sıkıntılar ve temel özelliklerde bazı eksiklikler olsa da, internet üzerinden bilgi alışverişi konusunda iWork hiç de fena sayılmaz. Örneğin iCloud hesabı olmayan kullanıcılar bile paylaşılan bir belgeyi görebiliyor. Ancak Google’daki gibi anlık konuşma veya yorum yapma özellikleri bulunmuyor.

Apple, bulut depolama konusunda da rakiplerine yetişiyor. Yeni iCloud Drive ile bu sonbaharda rekabet ortamına girecek olan Apple’ın bulut depolama aracının Windows tarafından destekleneceği belirtiliyor.

Peki hangisini seçmeliyiz?

Office 365’i satın almak, kullanmayacağınız bir sürü alet edevata sahip olmak gibi. Bir sürü İngiliz anahtarına, kerpetene ve torpidoya sahip olduğunuzu düşünün: Gerçekten kaç tanesini kullanabilirsiniz ki?

Böyle düşündüğünüzde Google, Apple ve hatta Microsoft’un bedava sürümlerinin aslında yeterli olduğunu görebilirsiniz. Yani aslında bu programları satın almak, eğer yalnızca bulut depolama sistemi de satın almak istiyorsanız mantıklı. Bu noktada Office 365’inin size şunları söylüyor: Yanlızca siz değil; eşiniz, çocuklarınız hatta belki de annenizin bile 1 terabaytlık depolama alanı olacak ancak yalnızca siz tüm Office özelliklerinden yararlanabileceksiniz. Eğer yanlızca kendinize kadar bir depolama alanı olmasını istiyorsanız, Google size aynı fiyata 1 terabaytlık alan sağlayabilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *