Bilişim Dünyasından Bu Seneki Şiddet Olayları

Yazar : kaan | Güncel | Cuma 26 Şubat 2010 14:04

Herkes gerçek yaşamla sanal alemdeki yaşantıyı ayırt edemiyor. Oyuna kendisini kaptırmış birisi bıcakla saldırıyor ve Myspace’de kavga neticesinde AK47’ler konuşuyor.

Yeni yılın henüz başında olduğumuz halde sanal alem bağlantılı birçok şiddet olayı baş gösterdi. İşte bunlardan bazıları:

1. İnternet yasağı ölüme neden oldu

Romanya’da yaşayan 17 yaşında bir genç, üvey annesini bıçaklayarak öldürdüğü için akıl hastahanesine kapatıldı. Sebebi ise gencin Counter Strike başında çok vakit geçirdiği için üvey annenin internet bağlantısını kapatması imiş. Habere göre, genç olaydan sonra bir internet kafeye giderek oyununa devam etmiş.

2. Playstation için çıkan kavgada bıçak kullanıldı

İtalya’da yaşayan bir genç babasının ensesine bıçak sapladığı için tutuklandı. Habere göre kavga FIFA 2009 oyunundaki taktiğin nasıl olması gerektiği tartışması sonucunda ortaya çıkmış.

3. Myspace’den silaha

Cleveland’da 13 yaşındaki iki gencin sayfalarında birbirlerine laf atmasıyla başlayan olayda, kızlardan birinin kuzeni diğer kızın evini basarak AK47 taramalısıyla kurşun yağmuruna tutmuş. Saldırıya uğrayan kız kulağından yaralanmış. Saldırgan ve kuzeni öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmış.

4. Twitter kavgası ölümle sonuçlandı

New York’da hemşirelik okuyan bir adam silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Sebebi bir kadın olan kavganın başlama yeri ise Twitter.

5. Ağır bilgisayarın yol açtığı ölüm

Avustralya’da üzerine 200 kiloluk bir bilgisayarın düşmesi neticesinde bir adam hayatını kaybetti. Olay esnasında adam yüksek bir rafdan bilgisayarı indirmeye çalışıyormuş.

Kaynakça:www.bildirgec.org

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark

Evde kendi ağınızı kurun

Yazar : Zekai Uçan | Donanım, Donanım, Internet, Windows, Yazılım | Çarşamba 24 Şubat 2010 09:08

Medya paylaşımı, oyunlar, Lan partileri ve fazlası: İşte A’dan Z’ye ev ağı kurma rehberiniz…

Evinizde ağ kurmak başta korkutucu gözükse de aslında oldukça basit bir işlemdir.

İnternet bağlantısını paylaşmak, dosya ve klasörlere farklı PC’lerden erişmek, bir bilgisayara bağlı olan yazıcıyı diğer PC’lerden kullanabilmek, medya depolamak ve tek PC üzerinden izlemek, arkadaşlarınızla yerel ağ üzerinden oyun oynamak bu rehber ile öğrenebileceğiniz konular arasında yer alıyor.

Evinizde bir modem ve internet bağlantısı varsa, bir hub satın alarak,Ethernet kablosuyla modeme bağlayabilir, böylece daha fazla PC bağlamak için boşta Ethernet portlarına sahip olabilirsiniz.

Hub’lar en ucuz çözüm, daha pahalı olan Switch‘ler ise internet trafiğini evdeki bilgisayarlara daha adil ve kontrollü bir biçimde dağıtırlar. Fiyat farkına razı olmak, bağlantıyı sömüren bir aile bireyiyle yapacağınız kavgaları en başından önlemek için akıllıca bir yatırım olacaktır. Ancak bu bir mesele değilse, ucuz hub’lar işinizi rahat rahat görecektir.

IP çakışmaları

Ev ağlarında yaşanabilecek en büyük sorun IP çakışmasıdır. IP ayarları yapılmamış bilgisayarlar ağa bağlandığında bazen aynı IP’yi alırlar ve internete bağlanamazlar.

Modeminizin IP’si varsayılan ağ geçididir, ancak bir kablosuz ağa bağlanma imkanı tanıyan bir hub taktığınızda bu IP değişir. Örneğin 192.168.2.1 olan Ağ geçidi, 192.168.1.1 olur. Bu tür detayları modem ve hub kitapçıklarında bulabilirsiniz. Çakışmaları önlemek için her PC’ye bu ağ geçidinin ilk kısmını aynen taşıyan, son hanesi farklı bir IP adresi atayabilirsiniz.

Normalde buna pek gerek olmaz, her PC otomatik IP alır ve düzgün bir şekilde bağlanır. Ancak karşılaşırsanız artık sorunun nasıl çözüleceğini de biliyorsunuz.

Router ile ya da router’sız

Router özelliği olmayan bir modem kullanıyorsanız, Windows’unInternet Connection Sharing(ICS) özelliğini çalıştırarak bu PC’deki internet bağlantısını paylaşabilirsiniz.

Ağ ile ilgili her türlü ayaradenetim masası altından, ağ ve internet seçenekleri kısmından erişebilirsiniz. Ağı bir PC üzerinden paylaştırırsanız, o PC router özelliği olan modemlerin IP dağıtmagörevini üstlenecektir. Elbette Ağ bağlantıları altından özellikler kısmına girerek, diğer PC’lerin bağlanmasına izin vermeniz gerekecektir. Daha sonra bilgisayarlarıyeniden başlatarak IP almalarını sağlamanız yerinde olacaktır.

Dosya paylaşımı da Windows üzerinde çok kolaydır. Bir klasörü seçip özellikler altından paylaşıma açmanız yeterlidir, Dosya ve klasörlerin yanı sıra yazıcıları da bu şekilde paylaşabilirsiniz. Sorunla karşılaşırsanız denetim masası- ağ ve internet- gelişmiş paylaşım ayarları kısmına girerek izinleri değiştirebilirsiniz. Şifre sorma-sormama, medya paylaşımı gibi ayarların hepsi burada yer almaktadır.

WORKGROUP – Çalışma grubu

En sık karşılaşılan sorunlardanbirisi de bilgisayarların aynı çalışma grubu altında olmamasıdır. Ağın ismi aynı olmazsa bilgisayarlar arası paylaşım yapılamaz.

Bilgisayarım’a sağ tıklayıp özelliklere girerek buradan bilgisayar adı, çalışma grubu ayarları seçeneğini bulmanız ve çalışma grubu adını bütün PC’ler için MSHOME veya WORKGROUPolarak değiştirmeniz sorunları çözecektir.

Yazıcı paylaşımında sorun yaşarsanız, administrator yani yönetici girişi yaptığınızdan emin olun. Denetim masası altından yazıcı ayarlarından, yazıcıyı ekleyip paylaşımı etkin hale getirmek yeterlidir.

Windows 7 altında bu aygıtlar ve yazıcılar altında yer alır. Erişen bilgisayardan aynı yere gelip, yazıcıyı ekleyip daha sonra yazıcı ara seçeneğiyle bağlı yazıcıyı görmeniz gerekir. Windows gerekli sürücüyü kurduktan sonra kullanabilirsiniz.

Evde medya paylaşımı

Evde medya paylaşımı da gittikçe önem kazanıyor, yüzlerce GB hatta birkaç terabyte medya dosyası artık evlerde depolanıyor.

Raflarda orijinal DVD‘ler dursa da, bunlara kolay erişim için pek çok kullanıcı filmleri sabit diske kopyalıyor. Ayrıca internet üzerinden büyük miktarda yasal yayın indirmek de mümkün.

Her halükarda bu medyaya evdeki bütün cihazlardan erişmek gerekiyor. Bütün dosyaların depolandığı bir ev medya sunucusu için çok eski bir sistem de yeterli. Ancak bu PC’nin başka amaçlarla kullanılmaması gerekiyor, yoksa takılmalar yaşanabiliyor. En çok göz ardı edilen sorun, yetersiz güç kaynağı oluyor. Bir PC’de 2′den fazla sabit disk takılıysa ve sorunlar sıklaştıysa suçu önce güç kaynağında arayın.

Yeni ve güçlü bir PC’de Windows Server kurmak mantıklı, eski bir PC’de ise Windows XP de işi görüyor. Daha fazla güvenlik, uyumluluk ve daha az çökme için ise en iyi çözüm Windows 7.

RAID ve NAS seçenekleri

SATA RAID çeşitleri oluşturmak da veri güvenliği ya da ekstra hız için iyi çözümler.

Ancak hem dosya indiren, hem bunu paylaşan, hem de güvenlik sunan bir sistem için paraya kıyıp bir NAS (Network Attached Storage) almaya değer. Sessiz çalışan, az elektrik tüketen bu cihazlar pek çok sorunu çözüyor.

Evinizdeki ağ üzerinden oyun oynamak için daha fazla bantgenişliğine değil, daha düşük gecikmeye ihtiyacınız var.

Özellikle ADSL bağlantısı, online oyunlar için kablonet kadar iyi değil. Asimetrik yapısı aynı anda veri alınmasına ve gönderilmesine izin vermediği için gecikme oranları daha yüksek. Aynı anda dosya paylaşımı yapıp, oyun oynamaya çalışmayın. Gereksiz her şeyi kapatın ki gecikmesiz rahat bir oyun keyfi yaşayın.

Türkiye’nin sorunu: Yüksek gecikme

Genellikle en büyük sorun servis sağlayıcının sunduğu hizmet kalitesin yetersiz oluşundan kaynaklanacaktır. Yurtdışı oyunlara bağlanırken yaşanan sıkıntılar bunu gösterir. Ancak daha da büyük bir sorun kapalı portlardır.

Oyunlar ve dosya paylaşım programları için port yönlendirme ayrı bir makalenin konusudur. Ama bu konuda detaylı bilgiyi, oynadığınız online oyunun sitesinde bulmanız da kuvvetle muhtemeldir. Daha da iyisiCHIP Online forumlarında bu konuda yardım isteyebilirsiniz.

Online oynamak istediğiniz oyun sadece yerel ağ destekliyorsa Hamachi kurarak hile yapabilir ve sanal bir yerel ağ oluşturabilirsiniz. Ne yazık ki Starcraft II gibi bazı popüler ve heyecanla beklenen oyunlar, bu tür kullanımlar yüzünden yerel ağ desteği olmadan piyasaya çıkacak ve sadece Battle.net gibi sunucularda oynanabilecek.

Hangi Arama Motorunu Kullanıyorsunuz?

View Results

Loading ... Loading ...

  • Share/Bookmark

Yavaş İnternet

Yazar : kaan | Internet | Cuma 19 Şubat 2010 14:35

İnternetin geldiği nokta

Yaşanan sıkıntıların sebepleri neler? Vaat edilen hızları tüketici neden göremiyor? Ve daha fazlası.

İnternet kullanımı son birkaç yıldır eskisi gibi değil. Tarayıcılarımız bile sekmelerle dolu ve birinde video yüklerken, diğerinde fotoğraf galerilerini hızla tıklayarak geziyoruz.

Genişbant internet sayesinde internet kullanım alışkanlıklarımız değişti, daha çok bağlantıyı daha uygun fiyatlarla alma isteğimiz de devam ediyor. ADSL teknolojisi mevcut hatlar üzerinden internet erişimine imkan tanıyarak, altyapı masrafı olmadan, dial-up günleriyle kıyaslanmayacak kadar uygun fiyatlarla internet erişimimizi sağladı.

Elbette dünyanın geri kalanına göre daha gidilecek çok yol var ama esas mesele, yüksek hızda bağlantı satın alındığında bile internet bağlantısının hızına yakışmayan derecede yavaşlaması.

Peki bunun sebebi ne? Bir tek bizim başımıza mı geliyor bu internet yavaşlıkları?

Yavaş bağlantı ve kısıtlamalar

İnternet hızı çok yüksek olmasına karşın yavaş bağlantıyla karşılaşan kullanıcılar dünyanın her yerinde var.

Mbps ne kadar artarsa artsın rahatsızlık verici yavaşlamalar söz konusu, bu konuda ilk suçlananlar da haliyle internet servis sağlayıcılar oluyor. Parayı alan, hizmeti sunan onlar olduğuna göre, tüketicilerin kızacağı ve çatacağı sorumlular da haliyle ISP‘ler.

Ama bu arada kafa kurcalayan bu sorunun cevabını vermek gerekiyor. İnternet neden yavaş? Sebepler bir değil, pek çok. Satın aldığımız hızdan yavaş internet kullanmamızın sebeplerinden bir tanesi yurtdışı çıkıştaki sorunlar. Bu yaygın bir şekilde bilinen, Türkiye‘nin kanayan yarası.

Bir diğer sorun dünya çapında ISP’den ISP’ye değişen oranlarda suni erişim kısıtlamaları.

Reklamdaki hız ile gerçek hızın farkı ne kadar?

Amerikan (Federal Communications Commission) FCC‘nin rakamlarına göre gerçek internet hızları, reklamı yapılan internet hızlarının yüzde 50 ila yüzde 80 kadar gerisinde.

FCC tanımına göre genişbant internet hızı en az 768 Kbps, yani bunun altı genişbant tanımına girmiyor. Bu hızda bir bağlantıda referans değeri olarak 5MB’lık bir dosyanın inmesi 52 saniye sürüyor. Yani teoride…

İşin aslı şu ki 2-4 ya da kaç Mbit olursa olsun, bahsi geçen hızlar sadece en iyi durumdaki hızı ifade ediyor. Yani direkt alınacak hızı değil, maksimum alınacak hızı ifade ediyor. Haliyle tüketiciler parasını verdikleri hızı istediklerinde hayal kırıklığına uğruyor.

Örneğin ADSL’de mesafe, bağlantı hızına büyük darbe vuruyor. Kullanımdaki dalgalanmalar, mevcut bant genişliğinin tükenmesine sebep olabiliyor.

ISP dışı sebepler?

Bazen de ISP dışı sebeplerden dolayı internet yavaşlıyor. Normalde az okunan bir site, bir gün hiç hesaplamadığı bir trafikle karşılaşırsa, bu sefer sunucu cevap vermeye yetişemediği için kullanıcılar yavaş internetle karşılaşmış oluyor. Yavaşlama tek bir sitede de olsa, o esnada o sitedeki bilgiye ihtiyaç duyan kullanıcı çile çekiyor.

Bu site yavaşlamalarının en büyük örneği devlet dairelerinin internet sitelerinde görülüyor. Milyonlarca insanı ilgilendiren bilgiler, normalde hiç ziyaret edilmeyen, zayıf bir sunucudaki site üzerinden sunulduğunda her şey çöküyor. İnsanlar saatlerce bilgisayar başında bekliyor.

Kullanıcılardan kaynaklanan sıkıntılar yok mu? Var. Sınırsız internet kullanımında yüzde 1′lik kesimin trafiğin yüzde 20’sini kullandığı ortaya çıktı.

Kota meselesi

Yüzde 1′lik kesim yüzde 20 kullanırken, yüzde 20′lik bir kesim ise trafiğin yüzde 80′ini kullanıyor.

Sonuçta bunu engellemek isteyen internet servis sağlayıcılar, Amerika’da kendilerine açılan sayısız tüketici hakları davasından sonra bu durumu dengelemek için kota uygulamasına geçti. Ancak tüketiciler bunu bir cezalandırma denemesi olarak gördü ve araştırmalar, internet kullanıcılarının yüzde 81′inin kotalı internetten şikayetçi olduğunu gösteriyor. Bu rakamların Amerikan araştırmalarına dayandığını belirtelim.

Peki şimdi neler oluyor? Amerika’da ve Avrupa’da genişbant internetin yaygınlaşması ve altyapının güçlenmesi için projeler ciddi şekilde yürütülüyor. Çünkü tüketicinin internet kullanımını kısıtlamak biz çözüm değil, kullanıcıları mutsuz eden ve sadece zaman kazandırabilecek bir yöntem.

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

İnternet Tarayıcıları Güvenlik Rehberi

Yazar : kaan | Güvenlik | Cuma 19 Şubat 2010 14:15

İnternet tarayıcı güvenlik rehberi

İnternet tarayıcınızı nasıl daha güvenli hale getirirsiniz? İşte tehlikelerden korunma rehberi…

İnternet tarayıcınızı nasıl güvenli hale getirirsiniz? Bu soru gündemde önemli bir yer tutuyor.

Google‘ın ve diğer teknoloji şirketlerinin hacklenmesiyle başlayan olaylar zinciri, tarayıcı güvenliği meselesinin gündemde önemli bir yer tutmasına yol açtı.

Alman, Fransız ve Avustralya’dan yetkililer, açıkların Internet Explorer‘dan kaynaklandığını ve bu tarayıcının kullanılmaması gerektiğini açıkladılar. Ardından Microsoft’un Internet Explorer 8 kullanın açıklaması geldi. Microsoft bununla kalmayarak Internet Explorer 6 için acil bir yama çıkarttı.

Ancak sanılanın aksine internet üzerindeki tehlikelerin çoğunluğu Internet Explorer’dan kaynaklanmıyor. Bütün tarayıcılarda güvenlik açıkları var. Özellikle de Cenzic‘in internet tarayıcı güvenlik açıklarıyla ilgili geçen yıl yayınladığı araştırma sonuçları çok ilginç. Bu araştırma durumun sanılandan farklı olduğunu ortaya koyuyor.

IE gerçekten o kadar tehlikeli mi?

Cenzic’in araştırmasına göre açıkların yüzde 44′ünden Firefox sorumlu. Firefox, IE’den sonra en yaygın kullanıcı ancak Internet Explorer daha yaygın kullanılmasına karşın açıkların sadece yüzde 15′inden sorumlu. Safari ise kullanım oranı iki dev ile kıyaslanmayacak kadar küçük olmasına karşın açıkların yüzde 35′inden sorumlu.

Buradan çıkartacağımız sonuç güvenlik için tarayıcı değiştirmemiz gerektiği değil. Bütün tarayıcılarda güvenlik açıkları var. Çünkü bu yazılımlar sadece güvenlik amaçlı tasarlanmıyor. Yeni özellikler eklenirken hiç akla gelmeyen güvenlik riskleri oluşabiliyor.

İşte bu güncel konuyu ele alarak, internet tarayıcınızı nasıl daha güvenli hale getirebileceğimizi bir makale haline getirdik. Çok basit ayarlar ile güvenliğinizi ciddi şekilde arttırmanız mümkün.

Açıklardan nasıl korunursunuz?

İlk adım hangi tarayıcıyı kullanırsanız kullanın, en son sürüme geçmek olmalı. İnternet tarayıcılar artık çok sık güncelleniyor ve güvenlik tehditleri yeni sürümlerle parça parça bertaraf ediliyor.

Internet Explorer kullanıyorsanız IE 8′e geçin. İnternet Explorer’da olan bir açık bütün sürümleri etkilese bile bu yeni sürümdeki ek güvenlik önlemleri, açıkların değerlendirilmesini son derece zorlaştırıyor. Bu bütün tarayıcılar için geçerli.

Firefox kullanıyorsanız ve yeni sürüm, eski eklentileriniz desteklemiyorsa o eklentileri boşverin gitsin. Yeni sürümün sunacağı güvenliğe ihtiyacınız var, risk almaya değmez. Çok usta bir kullanıcıysanız ve ek önlemler alıyorsanız bu uyarıyı göz ardı edebilirsiniz. Ama yine de beklenmedik bir tehlikeyle karşılaşabilirsiniz.

İşletim sistemi tarayıcı güvenliğini etkiler mi?

Eski tarayıcılarda daha çok güvenlik açığı olduğu gibi, eski işletim sistemlerinde de daha fazla güvenlik açığı vardır.

Ayrıca eski işletim sistemlerinin açıkları, hackerlarca uzun süre boyunca ders gibi çalışılmış ve iyice öğrenilmiştir. Eski sürümlerin güvenlik güncellemeleri yavaşlar ve gösterilen ilgi ve dikkat azalır, ama hackerların dikkati azalmaz.

Windows XP kullanıyorsanız, yeni güvenlik özellikleriyle Windows Vista ya da Windows 7‘ye geçmeniz yerinde olur. Ama Windows 7′nin daha yeni ve eski sistemlerle daha dost bir işletim sistemi olduğu düşünülürse, Windows 7 bariz bir şekilde doğru tercih olacaktır.

Windows 7′nin oldukça derinlerinde yeni teknolojiler ve mimari değişiklikler, ayrıca DEP gibi önlemler bu işletim sistemini Windows XP‘ye göre çok daha güvenli kılmaktadır. Tarayıcı açıklarına karşı, yeni işletim sistemlerinde daha iyi korunursunuz.

Internet Explorer’da güvenlik

Tarayıcınızı güvenli hale getirin

İnternet tarayıcınızın güvenlik ayarlarını yaparak, harcadığınız azıcık süreye karşılık büyük bir güvenlik sağlarsınız.

Internet Explorer için Araçlar‘a ve sonra İnternet seçenekleri’ne tıklayın. Buradan Güvenlik sekmesine gelin ve Korumalı Modu Etkinleştir kutusunu işaretleyin. Güvenlik seviyesini de yüksek seviyeye çıkartın.

Bu ayarları yaptığınızda pek çok saldırıya karşı korunacaksınız ancak bazı internet siteleri güvenli oldukları halde açılmayacak. Bu sitelerin güvenli olduğundan eminseniz Güvenilir Siteler altında bunları istisna olarak ekleyebilirsiniz.

Ayrıca diğer seçenekler altında ActiveX kontrollerini de kısıtlayarak daha yüksek güvenlik elde edebilirsiniz. Daha sonra Gelişmiş sekmesi altında Şifreli sayfaları kaydetme kutucuğunu işaretleyin ve buradaki detaylı ayarları gözden geçirin.

Firefox’ta güvenlik

Tarayıcınızı güvenli hale getirin

Firefox‘ta ise Araçlar altında Seçenekler ve buradan da Güvenlik sekmesine girin. Burada Siteler eklenti kurmayı denediklerinde beni uyar, Bildirilen saldırı sitelerini engelle ve Bildirilen sahtekarlıkları engelle seçeneklerinin kutucuklarına işaret koyun.

Parola hatırlama özelliğini devre dışı bırakmanızı ve parola depolamamanızı da ek güvenlik için tavsiye ediyoruz. Ayarlar seçeneği altından şifreli ve şifresiz sitelere girerken uyarı alıp almak istemediğinizi belirleyebilirsiniz. Bu kişisel tercihinize kalmıştır.

Gelişmiş seçenekler altındaki seçenekleri de kontrol etmeyi ve sertifikaların size sorulmasını sağlamayı unutmayın. Ek güvenlik için gizlilik sekmesi altında, çerezlerin (Cookie) tarayıcı kapatıldığında silinmesini de sağlayabilirsiniz.

Eğer bağlanmakta sorun yaşadığınız siteler olursa, Güvenlik sekmesi altında Ayrıcalıklar bölümünden istisna ekleyebilirsiniz.

Aşamalı güvenlik kalkanı

Sadece Windows firewall yetmez

Sisteminizde anti-virüs ve anti-zararlı yazılım uygulamalarının, ayrıca bir firewall’un kurulu olması da önemlidir.

Ücretsiz bir anti-virüs olan Avast Free Antivirus’u kullanabilirsiniz. İndirdiğiniz dosyalar, e-posta eklentileri, hızlı mesajlaşma, ağ bağlantıları ve daha fazlası taranacaktır.

Daha fazla koruma için virüs davranışlarını tarayan ThreatFire‘ı kurabilirsiniz. Diğer yazılımların gözden kaçırdığı bazı tehlikeleri analiz edecektir. Güncel anti-virüs incelemelerimizi takip ederek, internet koruma paketi sunan güvenli yazılımları için yıllık lisans satın alabilirsiniz. Düzenli güncelleme çok önemlidir.

Ücretsiz firewall olarak sıkı bir koruma sağlayan Comodo Firewall‘u da tavsiye ediyoruz. Daha detaylı tehlike analizini HijackThis ile yapabilir ve log dosyalarını forumlarda uzmanlar ile paylaşarak bilgi edinebilirsiniz.

Chrome güvenliği ve dahası

Google Chrome’da İngiliz anahtarı ikonuna tıklayıp Options altından “Under the bonnet” sekmesinde Enable Phishing and Malware Protection seçeneğinin işaretli olduğundan emin olun.

Chrome‘da bu varsayılan olarak seçili geliyor yani kapatmadıysanız sorun yok. Sertifika yönetiminin detaylarına girmenize de genel olarak gerek yok.

McAfee SiteAdvisor gibi siteleri casus yazılım, spam ve dolandırıcılık açısından değerlendiren hizmetlerden de yararlanabilirsiniz.

Firefox altında yararlanabileceğiniz NoScript eklentisi, sizin isteğiniz haricinde JavaScript çalıştırılmasını engelleyerek büyük bir güvenlik sunar.

Dev tehlike: PDF dosyaları!

Adobe Reader’da Java’yı kapatın

En büyük tehlikelerden bazıları PDF dosyaları ile geliyor. Bubi tuzaklı PDF’ler pek çok hack girişiminde rol oynuyor.

Adobe Reader‘ın bu konuda ünü pek de iyi değil. Ancak pek çok sorundan korunmanın çok kolay bir yolu var. Adobe Reader’da Düzenle-tercihler-JavaScript altında JavaScript‘i kapatabilirsiniz.

Bazı yeni PDF dosyaları ve animasyonlu slayt gösterileri çalışmayabilir ama çoğu düzgün çalışır ve büyük güvenlik sağlarsınız.

Zararlı yazılımlardan genel korunma için yapabileceğiniz kolay bir değişiklik de bilgisayarınızı Administrator yani Yönetici hesabıyla değil, yetkileri kısıtlanmış normal bir kullanıcı hesabıyla kullanmak olacaktır. Yönetici yetkisi gerektiren bir işlemi şifrenizi girerek yapabilirsiniz.

Windows XP altında DropMyRights isimli Microsoft aracını kullanarak tarayıcınız için yetkileri kırpılmış bir tarayıcı çalıştırma kısayolu oluşturabilirsiniz. Tarayıcı tehditlerine böylece bir perde daha çekmiş olursunuz.

Ve son olarak…

Windows’u sık sık güncelleyin

Son olarak işletim sistemini güncellemeyi asla ihmal etmemeniz gerekiyor.

Windows Update‘i etkinleştirerek ne kadar küçük olursa olsun yeni çıkan güncellemeleri indirin ve sisteminize kurun. Bu sayede pek çok eski ya da yeni güvenlik tehdidinden korunabilirsiniz.

Sadece işletim sisteminizi değil, bütün yazılımları sık sık güncelleyin. Eski sürüm yazılım kullanmayın. En büyük güvenlik açıkları, eski yazılımlardakilerdir. Sisteminizdeki Java‘yı güncellemek de çok önemlidir.

Hackerların en çok yararlandığı açık, kullanıcıların tembellik açığıdır. Güvenli sörf ve güvenli bilgisayar kullanımı için kendi açığınızı kapatın ve daime güncelleyin. Otomatik güncelleştirmeler en büyük dostunuzdur.

Sisteminizdeki güncellenmemiş ve güvenlik riski oluşturan yazılımları tespit etmek için Secunia Personal Software Inspector yazılımını kullanın.

Güncel kalın, güvende kalın…

Kaynakça: www.chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Nobel Barış Ödülü adayı: İnternet

Yazar : Zekai Uçan | Güncel, Internet | Pazartesi 8 Şubat 2010 11:52

Wired dergisi tarafından ‘demokrasiye büyük katkı yaptığı’ gerekçesiyle sunulan adaylık önerisi resmen kabul edildi.

Geçen yüzyılın en önemli buluşlarından olan, sosyal yaşamı ve ekonomiyi kökten değiştiren internet, bu yılın sonuna doğru açıklanacak 2010 Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. Basına yansıyan adaylar arasında Çinli ve Rus insan hakları savunucuları da bulunuyor.

Ödül komitesi 50 yıldır aday listelerini çok gizli tutuyor, ancak bu yıl bazı adaylar onları aday gösterenlerce basına yansıtıldı. Princeton Üniversitesi’nden felsefe profesörü Kwame Anthony Appiah, Aralık 2009’da cezaevine gönderilen Çinli muhalif Liu Ziaobo’yu aday gösterdiğini söyledi.

Norveçli siyasetçi Erna Solberg de Rus insan hakları aktivisti Svetlana Ganuşkina ile onun kurduğu sivil toplum örgütünü aday olarak önerdi.

İnternet kültürü ve teknoloji konusunda otorite sayılan Wired dergisinin İtalya edisyonu ise Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiğini açıkladı. Derginin duyurusunda, toplumlar arasında diyaloğu ve demokrasiyi teşvik ettiği gerekçesiyle interneti aday göstermeye karar verdikleri belirtildi.

Wired’ın aday önerisi, 2003 Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi tarafından imzalanarak resmen kabul edildi. 2010 ödülleri Kasım ayında açıklanacak.

Kaynak: NTV

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Evinizin her odasında ağ ve internet

Yazar : Zekai Uçan | Donanım, Donanım, Internet | Cumartesi 30 Ocak 2010 21:58

Powerline adaptörü nedir ve ne işe yarar? Prizden internet bağlantısı nasıl yapılır? Hepsi burada.

Mesela evinizde yerel bir ağ kurup her odadan sorunsuzca internete bağlanmak istemez misiniz? Bu iş için kullanacağınız WLAN, sizi çabucak kapsama alanı dışına atacaktır. Elektrik hattı (Powerline) adaptörleri ile bu işi çok daha hızlı yapabilirsiniz; zira her odadaki prizden internete bağlanabileceksiniz.

Yeni kablo, matkapla delme işlemleri, pislik, toz… Bu sayılanların hiçbirine gerek yok. Henüz yaygınlaşma aşamasında olan ve çoğu kullanıcı tarafından tam olarak ne olduğu bilinmeyen Powerline adaptörleri sayesinde evinizin her odasında bulunan standart bir priz ile evin her tarafına internet ve ağ erişimi yayabilirsiniz. Çiftler halinde satılan adaptörlerin birçok avantajı var:

Basit ve stabil
Evinizdeki her odada en az bir adet priz vardır. Bunlar aracılığı ile her yöne veri gönderebilir veya alabilirsiniz. Normal bir LAN ağı kurmak için matkapla delikler açıp kablo döşemeniz gerekir. Kablosuz ağ kullandığınızda ise delme işinden kurtulursunuz; fakat bu sefer de sinyal birçok duvar ve/veya tavandan geçmek zorunda kaldığı için beklenmedik bir anda kablosuz tekniğinin sınırlarına gelirsiniz.

WLAN’dan daha güvenli
Kablosuz ağ her zaman beraberinde bir nebze de olsa tehlike getirir. Doğru şekilde güvence altında almadığınız vakit (örneğin WPA şifrelemesi ile) yabancılar dışarıdan ağınıza izinsiz bir şekilde girebilir. İşte bu konuda Powerline daha fazla güvenlik vaat ediyor. Bu tip bir yapılandırmada sadece elektrik hattınıza direkt erişim sağlandığında saldırı mümkün oluyor; yani evinizdeki prizlerden birine erişim sağlanmış olması gerekiyor. Saldırgan bunu becerse bile ek olarak şifrelemeyi de kırması gerekiyor.

İşte böyle çalışıyor: Verileri prizden göndermek

Powerline cihazları HomePlug 1.0 veya HomePlug AV standardını kullanır. Bu iki teknik özellikle iletim hızı ve şifreleme konusunda birbirinden ayrılır. Şunu belirtmemizde fayda var: Farklı üreticilerin adaptörlerinin birbiriyle anlaşmazı genellikle çok zordur.

Powerline, ağ oluşturmak için evdeki mevcut elektrik hattını kullanır. Ağ sinyalleri 230 Volt gerilime modüle edilir. Her zaman sadece bir cihaz veri gönderebilir veya alabilir. Veriler priz bulunan her odada kullanıma sunulur. Adaptörler aynı normal elektrik fişi gibi prize takılır ve ağ kablosu ile bir bilgisayarın Ethernet kartına bağlanır. Bir ağın oluşabilmesi için en az iki adaptör gerekir.

HomePlug 1.0 standardını kullanan cihazların sunduğu bant genişliği 14 Megabit/saniye ila 85 Mbit/saniye arasında değişir. Bu değerler normal bir DSL hattı veya ses iletimi için fazlasıyla yeterlidir. Buna karşın HomePlug AV, 200 Megabit/saniyeye kadar hız sunar. AV, Audio (ses) ve Video kelimelerinin kısaltılmış halini temsil eder ve veri yoğunluğu yüksek multimedya uygulamaları, internet  TV veya video-on-demand hizmetlerinde aktarım kalitesine pozitif etki eder.

Kapsama alanı ve kalite
Kapsama alanı, adaptörün gönderim kalitesinin yanında evdeki elektrik hattının kalitesine ve hattaki parazit kaynaklarına da bağlıdır. Örneğin adaptörler arası uzaklık bir sonraki elektrik sayacı tarafından sınırlandırılır. Sinyal emilimi o kadar büyüktür ki kural olarak bunun dışında veri aktarımı yapmak mümkün değildir. Fakat çoklu prizdeki bir ampulün şalteri de sinyali emer.

Tavsiyemiz: Optimal gönderim ve alım performansı için adaptör, prize tek başına takılı olmalı. Ek olarak takılan her cihaz performansın bir kısmını emecektir. Yahut üzerinde priz bulunan bir adaptör seçin (Devolo ve Zyxel marka adaptörler); böylece prizi tamamıyla kaybetmiş olmazsınız.

Şifreleme ve Uyumluluk

Şifreleme
HomePlug standartları ağın şifrelenmesini de öngörüyor. DES tekniğinin (Data Encryption Security) şifrelemesinin kullandığı 56-bit uzunluğundaki parolalar, WLAN’da kullanılan WEP şifrelemesiyle esasen eşdeğerdir. Daha yeni olan 200 Mbit adaptörler 128-bit AES şifreleme yöntemi kullanıyor ve dolayısıyla daha güvenliler. Temelde HomePlug’ın güvenlik riski WLAN’dan daha düşüktür: Sadece kapalı elektrik devresi dâhilinde verilere erişim mümkün olduğu ve normal şartlar altında evinizdeki prizlere dışarıdan kimse erişemeyeceği için ağ yapılandırması çok daha güvenli oluyor.

Uyumluluk
Çoğu durumda farklı üreticilerin modelleri birbiriyle çalışamaz; çünkü farklı gönderim ve alım kanalları kullanırlar. Ayrıca her üreticinin kullandığı şifreleme tekniği de birbirinden farklıdır. Tek istisna: HomePlug AV sertifikasına sahip tüm üreticilerin cihazları birbiriyle anlaşır.

Farklı Adaptör Önerileri

Bir ağ oluşturmak için en az iki adet Powerline adaptörüne ihtiyacınız var. Aktarım hızı konusuna gelindiğinde seçmekte zorlanabilirsiniz. Fakat üreticilerde eğilim elbette 200 Megabit/saniyeye doğru kayıyor.

HomePlug 1.0 standardı teorik olarak 14 Mbit/s hıza ulaşıyor ve elektrik devresi dâhilinde 200 metre uzaklığa izin veriyor. Kullanıcı teorik olarak birden çok bina katı arasında köprü de kurabilir. Fakat en iyisi “sadece” 100 metre uzaklığı göz önünde bulundurun ki bağlantı  iyi bir şekilde çalışsın. Netgear XE102G gibi adaptörlere artık çok ender rastlanılıyor. Daha hızlı sürümleri tercih etmeniz faydalı olacaktır.

Devolo dLAN 200 AVplus
Devolo’nun 200 Mbit adaptörleri direkt prize takılıyor ve modem veya PC için tekrar tümleşik bir priz sunuyor. Bu sayede veriler en uygun şekilde aktarılacak ve parazitler en aza indirgenecek. Adaptörleri bağlamak ve ağ şifrelemesi cihazların üzerindeki tuşa basılarak gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda şifrelemeyi kişisel bir parola ile değiştirmeniz de mümkün. Gerekli yazılım kutu içeriğine dâhil edilmiş.

Fiyat: yaklaşık 110 Euro

Zyxel PLA-401 v3
Zyxel’in adaptörleri üçüncü sürümle (v3) beraber biraz “ufaldı” ve yine adaptörlerin “eşleşmesi” ve ağın şifrelenmesi için birer tuş sunuyor. Süreç çok basit: Öncelikle bir adaptörde tuşa basın, sonra iki dakika içerisinde diğer adaptördeki tuşa basın; bu kadar. Priz üzerinden ağınız hazır. Ağ şifrelemesi aynı Devolo’nun ürününde olduğu gibi 128-bit AES tekniğini kullanıyor. Optimal şartlar altında adaptörler elektrik hattı dâhilinde 300 metre uzaklığa izin veriyor. Fakat bu sayıyı ciddiye almayın, çünkü bu durumda hiçbir rahatsız edici direncin bulunmaması gerekiyor. Şimdiden ampulleri sökmeye başlayabilirsiniz.

Fiyat: yaklaşık 85 Euro

Powerline Sunan Modemler

Bu sayfada tanıtılan modemler tümleşik Powerline desteği sunuyor. Her geçen gün daha fazla üretici bu tekniği diğer cihazlara da yerleştiriyor. Sonuç olarak teknik örneğin modemler veya aktarım istemcilerinde kullanılabiliyor.

Powerline için modem : Zyxel NBG-318S
Zyxel modem ile ağınızı üç farklı yolla kurabilirsiniz: Üç Ethernet arabirimi üzerinden LAN ile, IEEE 802.11g standardı ile WLAN ile veya Homeplug AV standardına uyan Powerline ile. Modem WLAN tekniğinde WEP, WPA ve WPA2 şifreleme tekniklerini destekliyor. Powerline’da 128-bit AES ağ koruması sunuluyor. DSL modeminizi bir WAN portu üzerinden bağlayabilirsiniz.

Fiyat: yaklaşık 140 Euro

Aktarım istemcisi: Zyxel DMA-1100P
DMA-1100P resimleri, videoları ve müzikleri ağ üzerinden televizyonunuza veya müzik setinize getiriyor. Verileri tümleşik Powerline adaptörü ile (Homeplug AV) yakalıyor. Cihaz televizyon ile HDMI arabirimi üzerinden bağlanıyor. Müzik setinize ise stereo kablosu veya koaksiyel dijital ses çıkışı ile bağlanabiliyor. Desteklenen dosya formatları ve codec’ler: WMV, AVI, MPEG 1/2/4, Xvid, MP3, WMA, LPCM, WAV, AAC, Ogg, JPEG, BMP, PNG, TIFF ve GIF.

Fiyat: yaklaşık 175 Euro

Powerline’lı güç kaynağı: Netgear XEPS103
Bu güç kaynağının içinde bir Powerline adaptörü var, fakat maksimum veri aktarım hızı 85 Megabit/saniyeye çıkabiliyor. Güç kaynağı birçok Netgear yönlendirici, ADSL modem, Gigabit switch ve (kablosuz) erişim noktalarıyla beraber kullanılabiliyor ve orijinal güç kaynağının yerini alıyor.

Fiyat: yaklaşık 75 Euro

Kaynak : chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

İnternetin Geleceği Videolarda

Yazar : Zekai Uçan | Güncel, Internet | Cumartesi 30 Ocak 2010 21:31

Cisco, internetin geleceğinin videolarda olduğunu iddia etti. Firmanın gelecek tahminlerine göre bundan yaklaşık on yıl sonra internet trafiğinin nerdeyse tamamını videolar oluşturacak.

Cisco Networkers Live 2010 toplantısında, Cisco yetkilileri internetin geleceğinin video teknolojilerinde olduğunu belirttiler. Cisco’un üst düzey yetkililerinden biri olan Marthin De Beer, 2013 yılında internet trafiğinin beş kat artmasını beklediklerini, 2019 yılında ise trafiğin%90′ının videolara ait olacağını düşündüklerini belirtti.

Bunun sadece video paylaşım ve benzeri siteler ile olmayacağını belirtenDe Beer, yüksek tanımlı görüntü transferi ve telekonferans teknolojileri sayesinde hem evde hem de iş yerlerinde, internet üzerinden video transferinin önemli bir yer edineceğini söyledi.

Kaynak : shiftdelete.net

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

Şakası yok; internet bitiyor!

Yazar : Zekai Uçan | Güncel, Internet | Pazar 24 Ocak 2010 01:39

Hız veya altyapı tartışmalarını unutun: İnternetle ilgili en ciddi sorun tüm interneti tehdit ediyor.

İnternete bağlı cihazların sayısındaki inanılmaz artış, internet sitelerinin sayısının katlanmasına yol açtı.

Bu inanılmaz yükseliş, internette kullanılan IP adreslerinin bitmesi tehlikesini de beraberinde getirdi.

IPv4 internet protokol numaralarının dağıtımından sorumlu kurum olan Number Resource Organisation, IPv6′ye geçilmezse eldeki tekil IP numaralarının çok yakında biteceğini açıkladı. Şu an IPv4 adreslerinin sadece yüzde 10′u boşta ve bunlar artan bir ivmeyle birlikte hızla eriyor.

Bu sorunu aşmak için neler yapılmalı?

Her internet sitesinin tekil bir IP adresi var ve IPv4′teki maksimum sayı artık kafi gelmiyor. Bu yüzden yazılımların IPv6 standardına getirilmesi gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda internete bağlanacak milyarlarcacep telefonu, dizüstü bilgisayar, sunucu, router vb.’nun desteklenebilmesi için acil önlem alınması gerekiyor.

IPv6 kullanımı şu an Avrupa, Orta Doğu ve Asya’dayüzde 17 civarında. Önümüzdeki yıllarda internet kullanımının aksamaması için özellikle internet servis sağlayıcıların büyük IPv6 yatırımı yapması ve uyumluluğu sağlaması gerekiyor.

Kaynak : chip.com.tr

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark
soccerine Wordpress Theme