Sanal Sunucu Yönetiminde Dev Adım

Yazar : Erdi | Temel Bilgiler | Cuma 14 Mayıs 2010 13:44

Fujitsu, orta ve büyük ölçekli kurumların bilgi işlem operasyonlarında maliyetlerini önemli ölçüde azaltan Dinamik Küp yaklaşımı ile yeni sunucuları duyurmaya devam ediyor.

Çift soketli sunucu serisinde ilk blade modelin duyurusunu geçtiğimiz günlerde yapan Fujitsu, 7 Mayıs’ta 2 soketli 6 çekirdekli yeni Westmere mimarisini destekleyen yeni bir modeli daha blade sunucu ailesine ekledi.

Fujitsu’nun çift soketli yeni blade sunucusu PRIMERGY BX920 S2, üstün performansı ile fiziksel sunucu ortamları ve sanal uygulamalardaki başarılı yönetimi ile ön plana çıkıyor (Yüzde 92 Tasarruf İster misiniz?).

 

Hem Hesaplı Hem de Performanslı

Enerji tasarrufunu destekleyen tasarımı ve ısınmayı önleyen teknolojileri ile kurumların elektrik faturalarını hafifleten PRIMERGY BX920 S2, veri merkezi operasyonlarında Intel’in en gelişmiş işlemcileri olan 5600 serisinin yüksek performansını sunabildiği gibi; maliyete duyarlı projelerde yine Intel’in daha hesaplı Xeon 5500 serisini de başarıyla kullanabiliyor.

PRIMERGY BX920 S2′nin gelişmiş I/O teknolojisi, çeşitli tiplerdeki ağ trafiğini en uygun şekilde yönetmeyi sağlarken, 1 Gbit/s erişim sağlayan blade üzerindeki 4 adet Ethernet kartına ek olarak 10 adet daha ağ kartı kullanmaya izin veriyor.

Sistem enerji verimliliğine ek olarak birçok farklı medya aracıyla yeniden başlatılabilme (boot) özelliğiyle de kendisinden söz ettirecek.

Fujitsu’nun Dinamik BT Altyapıları vizyonu doğrultusunda kurumların sanallaştırma projelerinde vazgeçemeyeceği teknolojilerden biri olarak gündeme gelen PRIMERGY BX920 S2, daha şimdiden birçok sanal makina yönetim yazılımı tarafından desteklenmeye başladı (Intel’in Yeni Xeon Hamlesi).

Örneğin, sanallaştırma pazarının büyüklerinden VMware’in cazip fiyatlardan piyasaya sunduğu vSphere Acceleration Kits ile kurumlar, PRIMERGY BX920 S2 blade sunucu üzerindeki sanal makinelerden en yüksek verimi alabiliyor.

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Photoshop’ta Dekupaj Rehberi

Yazar : Barışcan Aksu | Temel Bilgiler | Cuma 14 Mayıs 2010 13:43

Dekupaj işlemi Photoshop kullanarak nasıl yapılır merak ediyor musunuz? Bu yazıda Photoshop’ta dekupaj yapmayı adım adım anlatıyoruz.

Photoshop’ta dekupaj işlemi oldukça basit ve etkilidir. Dekupaj özetle; fotoğraf veya görseldeki bir objeyi oradan kaldırıp, başka bir arkaplana aktarmaktır. Aynı şekilde o objenin etrafındaki görselleri temizleme işlemine de dekupaj denilebilir.

Bu yazıda size bir fotoğraf üzerinden dekupaj işleminin nasıl yapıldığını adım adım göstereceğiz. Photoshop CS2 veya daha yeni bir Photoshop sürümüne sahipseniz, bu yazıda yazılanları rahatlıkla yapabilirsiniz.


Dekupe edeceğimiz obje, karton üzerindeki adam

İlk olarak, dekupe yapmak istediğiniz fotoğrafı veya görseli Photoshop’ta açın. Dekupe için farklı  yöntemler mevcuttur. İlk olarak Magnetic Lasso ile yapılan yöntemi anlatacağız.

Söz konusu dekupaj olunca, Photoshop bünyesindeki en pratik araçlardan biri Magnetic Lasso’dur. Klavyenin L tuşuna basarak bu aracı  etkin hale getirebilirsiniz.


Magnetic Lasso aracını klavyenin
L tuşu ile etkin hale getirebilirsiniz

Magnetic Lasso’nun yaptığı işlem, bir objeyi seçmek. Fakat bunu yaparken tüm objenin sınırlarını elinizle en ince detayına kadar takip etmenize gerek yok. Zira bu araç, yazılımın algoritması aracılığıyla ardışık iki doku arasındaki farkı anlayabiliyor ve siz fare ile kabaca üzerinden geçseniz bile, kendisi kolaylıkla sizi takip edebiliyor.

Magnetic Lasso ile dekupe etmek istediğiniz objenin tamamını seçebilirsiniz. Fakat bunun için, objenin dokusu ile arkaplandaki doku arasında önemli farklar olması lazım. Yani temelde; siyah arkaplan üzerindeki beyaz bir objeyi, kayıpsız olarak bu araç ile alabilirsiniz.

Magnetic Lasso’nun Zorlukları

Dokular arasındaki benzerlik arttıkça Magnetic Lasso’yu kullanmak da zorlaşır. Bunun önüne geçebilmek için, objeye zoom (yakınlaştırma) yapabilirsiniz. Bu sayede birbirine benzeyen iki doku arasındaki fark daha da belirgenleşecek ve Magnetic Lasso’yu kullanmak  kolaylaşacaktır

Aynı şekilde, bu aracı iki benzer doku üzerinde kullanırken, fareyi hızlı bir şekilde obje üzerinde gezdirmemenizi tavsiye ederiz. Aslında fareyi her zaman yavaş bir şekilde kullanmanız her zaman sizin yararınıza olacaktır.


Bu görselde de görüleceği üzere Magnetic Lasso işleminden
 sonra, obje üzerinde gereksiz dokular kalabiliyor

Bu aracın bir diğer zorluğu ise, düzgün kullanmadığınız takdirde, seçtiğiniz objenin etrafında gereksiz dokuların kalmasıdır. Bunun için ayrıca bir düzeltme yapmanız  gerekebilir. Bu düzeltmeyi de o fazla dokuya zoom yaparak detayları artırma  yoluyla yapmalısınız.

Objeyi Seçtikten Sonra

Dekupe işleminin zorlukları, objeyi seçtikten sonra başlar. Esasında bu kısım biraz da sizin dekupajı ne amaçla yaptığınıza göre değişir. Eğer dekupe yaptığınız objeyi yeni bir görsele ekleyecekseniz, seçili olan objeyi klavyenin CTRL-X kısayoluyla ilk görselden keserek, ya da CTRL-C yoluyla kopyalarak, yeni görseli açmalı ve CTRL-V kısayolu ile yeni görselin üzerine yapıştırabilirsiniz.


Bir de ipucu verelim; dekupe ettiğiniz objenin kenarlarını Blur (R) aracı ile
yumuşatarak daha güzel sonuçlar alabilirsiniz

Şimdi de yeni görselin üzerine yapıştırdığınız görseli uygun bir şekilde  konumlandırmalı ve, varsa eğer; arkasında kalan dokuyla yeni eklenen obje arasındaki uyumsuzlukları ortadan kaldırmalısınız.

Dekupaj işlemini başarıyla tamamlamış oldunuz.

 

 

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

PC’nizin oyun performansını arttırın!

Yazar : Çağlar Güler | Temel Bilgiler | Cuma 14 Mayıs 2010 13:40

PC’nizin oyun performansını nasıl arttırırsınız?

Elinizi cebinize atmadan da PC’nizi bir oyun canavarına dönüştürebilirsiniz. İşte ipuçları…

Elbette en iyi yol gidip yeni ve  güçlü  bir ekran kartı almaktır. Ama bilgisayarı yenilemeden de performansı arttırmanın yolları var.

Bunlar çok basit gibi görünseler de uyguladığınız zaman takılıp, yavaşlayıp sizi deli eden pek çok oyunun daha düzgün çalıştığını farkedeceksiniz. Bu ipuçları ve bazı araçlar, bilgisayarınızın desteklemediği teknolojileri desteklemesini sağlamasa da optimum performansına yaklaşmasına yardımcı olur.

Örneğin oyunlardaki FPS düştüyse ekran kartınızın fanını temizlemek sıcaklığı birkaç derece düşürecek ve birkaç FPS kazanmanızı sağlayacaktır…

Oyun performansını arttırmak 2 – Önbellekleme

Dikkat etmeniz gereken bir diğer unsur da sabit diskinizde boş yer olması.

Yeterince RAM’iniz olabilir, ama uygulamalar daima daha fazlasına ihtiyaç duyar ve sabit diskinizde geçici dosyalar oluşturarak verilere buradan da erişir.

Sabit diskiniz yüzde 95 doluysa değil oyunlardan, hiçbir uygulamadan yüksek performans beklemeyin. Daha iyi bir seçenek oyun ve uygulamalar ile kullandığınız sabit diskte bir SSD kullanmak, arşivleri klasik sabit diskte tutmaktır.

SSD’lerde değil, ama klasik mekanik sabit disklerde defragmantasyon işlemi yapmak da önemlidir. Auslogics Disk Defragmenter bu işi hızla yapan ücretsiz kullanılabilen bir uygulamadır. Bu işlem SSD’lerde yararlı değil, zararlıdır.

Download: Auslogics Disk Defragmenter


Oyun performansını arttırmak 3-Ekran kartı dopingi

Ekran kartı gibi donanım bileşenlerinin sürücülerini güncellemek de performans artışı sağlar.

Örneğin eski nesil ATI ekran  kartlarının sürücülerindeki bir hata düzeltilmişti. Aynı ekran  kartına  sahip olan oyunculardan, yeni sürücüyü kullananlar Far Cry 2′de  yüzde 90 daha fazla performans elde edebiliyordu.

Bazen de yeni sürücüler sorunlu olabilir, bu durumda eski sürücülere geçiş durumu düzeltir. Yazılım olmadan, donanım verimli çalışamaz. DirectX 10 destekli bir ekran kartınız varsa XP kullanmayın, Vista veya daha iyisi Windows 7′ye geçin ve bu imkandan yararlanın.

Oyun performansını arttırmak – Latency düşürme

Arkaplanda çalışan uygulamalar ı,  oyuna  girmeden önce kapatarak sistem kaynaklarını koruyun.

Photoshop açıkken MMORPG oynamaya kalkarsanız, boşu boşuna sisteminizin günahını almayın.

Sistem kaynaklarından öte,  online  oyun oynarken hızlı bir internet bağlantısı, düşük gecikme ve takılma olmaksızın oyun keyfi için gereksiz internet bağlantısı kullanan yazılımları kapatın.

Windows Update, Anti-virus, Java vb güncellemeleri kontrol edin. MSN açık bırakmayın ve kesinlikle torrent gibi P2P dosya indirme uygulamaları kullanmayın. bantgenişliğiniz çok iyi olabilir ama bütün bu interente erişen uygulamalar tepki süresini mahveder.

Derdinize hiçbiri derman olamıyorsa yeni bir PC alma zamanınız gelmiş demektir.

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Windows mobile’de Skype kullanılmayacak

Yazar : Erdi | Güncel, Windows, Yazılım | Cuma 14 Mayıs 2010 13:35

Bilgisayar kullanıcılarının görüntülü ve sesli görüşmeler için kullandıkları Skype’ın mobil sürümü hakkında ki son durumu.

Bilgisayarlarda kullanıldığı kadar cep telefonlarında da kullanılan Skype, iphone ve Symbian sistemlerinde sorunsuz çalışıyor. Ama Windows mobile işletim sistemlerinin sadece eski sürümlerine uygun olan Skype’dan gün itibariyle konu hakkında bir açıklama geldi.

Kaynak: PDFDergi

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Windows 2000 ve XP SP2 Tarih oluyor !

Yazar : Erdi | Güncel, Windows | Cuma 14 Mayıs 2010 13:31

Microsoft, Windows 2000 ve Windows XP SP2 desteğini 13 Temmuz itibariyle sonlandırıyor.

Microsoft, kendi ürünlerine destek vermeyi uzun yıllar boyunca devam ediyordu. Ancak bu kez, 13 Temmuz tarihi, hem Windows XP SP2 hem de Windows 2000 için desteğin sonu anlamına geliyor.

Microsoft’tan verilen bilgilere göre, Microsoft Online Bilgi Tabanı makaleleri gibi online yardım hizmetleri bir yıl daha devam edecek. Ancak ücretli destekler, destek yardımı ve güvenlik güncelleştirmeleri 13 Temmuz de sona erecek.

Eğer Windows 2000 kullanıyorsanız, ya Windows’un daha güncel bir versiyonuna geçeceksiniz yada Windows’un destek gereksinimi ile yaşayacaksınız.

Microsoft, Windows 2000 Destek Sonu Merkezi ile kullanıcıların Windows 7 (masaüstü için)
veya Windows Server 2003, 2008 yada 2008 R2 (server’lar için) gibi versiyonlara geçmelerini tavsiye
ediyor.

Eğer Windows XP SP2 yada daha eski bir versiyonu kullanıyorsanız, Microsoft desteğini almaya devam etmenin daha kolay ve ücretsiz bir yolu var. O da Internet Explorer’ın Windows Update aracı yardımı ile SP3′e güncelleştirme yapmanız.

Şunu da unutmayın ki, halen service pack yüklenmemiş Windows Vista kullanıyorsanız Microsoft’un desteği 13 Nisan’da sona erdi. Ancak SP2′ye yükseltme ücretsiz olarak  yapılabiliyor.

Kaynak: Veteknoloji

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

6 Çekirdeğin Gücü

Yazar : kaan | Donanım | Cuma 14 Mayıs 2010 13:28

Altı çekirdeğin gücü

Phenom II X6: 6 çekirdekli ilk AMD raflardaki yerini alıyor. Test sonuçları ve detaylar burada…

Intel’in son zamanlarda gerçekleştirdiği 6 çekirdekli işlemci atağının ardından, AMD de masaüstü segmentinde oldukça iddialı ürünler sunmaya devam ediyor. Chip Online ekibi olarak AMD Phenom II X6 1090T işlemciye sahip ilk masaüstünü test ettik.

Günümüz oyun bilgisayarları için artık en az 4 çekirdekli işlemci zorunlu hale gelirken, dört çekirdekli işlemciler de bilgisayar pazarına ağırlığını koymuş durumda . İşlemciler arasındaki fiyat farkını ise çoğunlukla önbellek boyutu ve saat hızları belirliyor. 4 çekirdeklilerin ardından işlemci pazarının liderleri Intel ve AMD, 2 çekirdek daha ekleyerek yeni bir çağı başlattı ve Intel, Core i7 980X ile, AMD ise yeni Phenom II X6 modeliyle göz kamaştırmaya devam ediyor.

Peki AMD ne tür modellerle pazara giriş yapacak? Yeni modellerin performansı nasıl olacak? Intel ile devam eden işlemci yarışında AMD hangi pozisyona gelecek? Tüm bu soruların yanıtlarını ve AMD’nin yeni işlemcisinin detaylı incelemesini makalemizde bulabilirsiniz.

Detaylarıyla altı çekirdekli AMD

Intel’in 6 çekirdeklileri duyurmasının ardından en büyük rakibi AMD’den de olabildiğince hızlı bir karşı atak bekleniyordu. Ve çok geçmeden tüm kullanıcı seviyelerine farklı fiyat aralıklarında hitap edecek yeni altı çekirdekli modeller kullanıcılara sunuldu.

İşlemci tarihine bakıldığında çoğu zaman en büyük gelişmelerde imzası bulunan Intel, 6 çekirdek konusunda da bu geleneğini sürdürdü ve takipçi rolünü yine AMD’ye bıraktı. Core i7 980X raflardaki yerini çoktan aldı ve bir süredir en gözde işlemci olma özelliğine sahip. Şayet en güçlüsüne sahip olmak istiyor ve en üst performansa ihtiyaç duyuyorsanız bu model sizin için kesinlikle doğru bir çözüm olacaktır. Fakat sanıyoruz ki hiçkimse 1350 doları yalnızca işlemci için harcamaz.

İşte bu noktada AMD oyuna dahil oluyor. Her ne kadar AMD işlemciler Intel’in performansına nadiren ulaşabilseler de fiyat & performans açısından fazlasıyla ikna edici oldukları kesin. Bu gelenek 6 çekirdeklilerle de devam ediyor. Intel’in şu an için piyasada yalnızca bir tane 6 çekirdekli modeli bulunuyor. Fakat bu seride üretilecek olan diğer altı çekirdekli Intel’ler de muhtemelen AMD’nin yeni Phenom II X6 serisinden oldukça pahalı olacak.

AMD’nin yeni modelleri

AMD şu an için X6 serisinde 5 yeni işlemci üretmeyi planlıyor. Bu işlemcilerden en üst model ise test bilgisayarımızda kullandığımız Phenom II X6 1090T.

Bu Thuban işlemcisi soket AM3 anakartlar için tasarlandı ve 3,2 Ghz hızında. Ayrıca 6×512 KByte L2, 6 MByte L3 önbelleğe sahip ve maksimum güç ise 125 watt (TDP: Thermal Design Power / Isıl Tasarım Enerjisi) olarak belirlenmiş. Diğer dört model ise şu şekilde sıralanıyor : Phenom II X6 1075T, Phenom II X6 1055T (125W), Phenom II X6 1055T (95W) ve Phenom II X6 1035T. Modellere ait teknik detayları aşağıdaki tablomuzdan görebilirsiniz.

Turbo çekirdek modu
Tabloda görüldüğü gibi tüm modellerde turbo modu bulunuyor. Bu mod için Intel’in Core iX serisi dizüstü işlemcilerinde kullandığı modun bir benzeri denebilir. Temel olarak şu şekilde özetleyebiliriz: Bir uygulama tüm çekirdekleri kullanamadığında her çekirdek otomatik olarak tek başına overclock ediliyor. Kullanılmayan çekirdeklerin ise hızları düşürülüyor veya devre dışı bırakılıyor. Böylece işlemci hızı yükselirken sıcaklık sınırı aşılmamış oluyor.

Örneğin bir oyun yalnızca iki çekirdek kullanabiliyorsa Phenom II X6 1075T, kullanılan bu iki işlemciyi 3,0 Ghz’den 3,5 Ghz hıza yükseltiyor. Diğer çekirdekler ise sıcaklık sınırının aşılmaması için pasif konuma getiriliyor. Turbo çekirdek modu her modele 500 Mhz ek hız sağlıyorken, en üst modelde taban hız zaten yüksek olduğu için 400 Mhz’lik bir ek hız belirlenmiş.

Phenom II X6 (THUBAN) Teknik Detaylar
Model 1035T 1055T (95W) 1055T (125W) 1075T 1090T
Çekirdek 6 6 6 6 6
Hız 2,6 GHz 2,8 GHz 2,8 GHz 3,0 GHz 3,2 GHz
Turbo Modu 3,1 GHz 3,3 GHz 3,3 GHz 3,5 GHz 3,6 GHz
L2 Önbellek 6x 512 KB 6x 512 KB 6x 512 KB 6x 512 KB 6x 512 KB
L3 Önbellek 6 MB 6 MB 6 MB 6 MB 6 MB
TDP 95 W 95 W 125 W 125 W 125 W

Thuban ama 4 çekirdek: Phenom II X4 960T

AMD’nin altı bağımsız çekirdekli işlemciye sahip beş modeli bu ay içerisinde raflarda yerini almış olacak. Thuban tabanlı altıncı model ise “Zosma” ismiyle bilinmesine rağmen Phenom II X4 960T model ismiyle adlandırılıyor.

Bu işlemcide aktif 4 çekirdek bulunuyor ve önbellek miktarı da buna göre düşürülmüş. AMD, Zosma ile üretimi hatalı (ör: arızalı çekirdekler) fakat kullanılabilir olan işlemcileri kullanıcılara sunuyor. İddialara göre 960T modelinde bu şekilde pasif hale getirilmiş ve temel arızası olmayan çekirdekleri yeniden aktif etmek mümkün olacak. Tabiki bu işlem için AMD 8 yongaya sahip ve board partner desteği olan bir anakart gerekiyor.

Sonuç
Intel’in fiyatları binlerce doları bulurken, AMD’nin bu seride en üst modeli yaklaşık 400 dolar civarı. Bu da AMD’nin iyi bir çıkış yapacağının işareti olabilir. Fakat şunu önceden belirtmek gerek: Hyperthreading desteği olmadığı için ve bu nedenle maksimum 6 birim paralel olarak çalışabildiği için AMD’nin yeni nesil üst sınıf işlemcileri tabi ki Nehalem Core i7′nin üst sınıf işlemcilerinin tam karşılığı değil. Bunun yerine Thuban serisi için Intel’in Lynnfield serisi benzeri diyebiliriz (Core i5/ Core i7). Günümüzde çok az sayıda uygulamanın 6 çekirdeğin tamamını etkili kullanabildiği de göz ardı edilmemeli.

Sonuç olarak Intel ve AMD arasındaki devam eden mücadelede pek bir değişiklik yok. Intel en iyi performans tacını taşımaya devam ederken, AMD ise fiyat & performans konusunda liderliğini sürdürüyor.

AMD’nin 6 çekirdeklisiyle uygulama testi

2000 dolarlık bilgisayarımız iyi bir performans sözü veriyor. Altı çekirdekli bir işlemci, Radeon HD 5870 grafik kartı ve diğer üst sınıf parçalar bilgisayarımızın temelini oluşturmakta. Böylece işlemcinin ne derece bir performans sunacağını en iyi şekilde görebileceğiz.

Kasa olarak içinde 700 watt’lık BeQuiet! güç kaynağı bulunan bir Thermaltake Soprano DX modeli seçtik. Anakart olarak ise AMD 890GX yongasını ve USB 3.0 desteğini içinde barındıran Asus M4A89GTD-PRO/USB3 modeli belirlendi. Bilgisayarımızın kalbinde AMD’nin yeni altı çekirdekli lüks sınıfından Phenom II X6 1090T bulunuyor. 4 GB Kingston DDR3 bellek (2 x 2 GB Dual Channel), 1,5 TB hard disk, DVD yazıcı , Blu-Ray combo sürücü ve Vapor-X soğutmaya sahip bir Sapphire Radeon HD 5870 bu oyun canavarımızın omurgasını oluşturuyor. Ayrıca kart okuyucu ve TV kartı da belirtmemiz gereken ek donanımlar arasında. İşletim sistemimiz ise Windows 7 Home Premium 64 Bit.

Diğer yandan bilgisayarımız bir kullanıcının istediği tüm bağlantılara sahip. 8 adet USB portu (iki tanesi USB 3.0), bir FireWire ve iki adet eSATA harici cihazları bağlamak için yeterince imkan sunuyor. Anakartın dahili (onboard) grafik yongası ise ATI Radeon HD 4290 ve giriş sınıfı bir yonga olmasına rağmen üzerinde VGA, DVI ve HDMI çıkışları mevcut. Fakat biz iki DVI portuna, bir HDMI ve bir DisplayPort konektörüne sahip Radeon HD 5870 kullanacağız. Hoparlörler veya ses sistemleri ise hem SP/DIF hem de sıradan jaklarla bağlanabiliyor.

Performans canavarı AMD

Güçlü donanımlardan oluşan bilgisayarımız test parkurunda görevini layıkıyla yerine getirdi ve 3DMark Vantage benchmark testi sonucunda oldukça iyi bir değer olan 16.564 performans puanı almayı başardı.

Şu şekilde bir karşılaştırma yapabiliriz: Yaklaşık 1500 dolar daha pahalı olan Core i7 975 XE işlemcili, 12 GB DDR3 belleğe ve SLI modunda iki Geforce GTX 295 ekran kartına sahip bir Fujitsu masaüstü 30.961 puana ulaşıyor. Fakat 3DMark 06 ile yapılan testlerde puanlar neredeyse aynı: Fujitsu 19.170 puana ulaşırken bilgisayarımız 19.512 puan aldı. PCMark Vantage ile yapılan testler sonucunda da çarpıcı bir farka rastlamadık. Phenom II X6 bilgisayarımız 8.033 puana, Core i7 bilgisayarımız ise 8.832 puana ulaştı.

Tüm bu sonuçlar AMD’nin yeni platformunun ve işlemcilerinin masaüstü uygulamalarında ve karmaşık multitasking işlemlerinde iyi bir performans ortaya koyduğunu gösteriyor. Fakat Unigine Heaven DirectX 11 benchmark testinde ise sonuçlar biraz daha çelişkili. DirectX 9, DirectX 10 ve OpenGL modunda saniyedeki kare sayısı (FPS) 60 civarı olurken, DirectX 11′de 42,1 FPS’e gerilemesi bizi biraz hayal kırıklığına uğrattı.

Buna rağmen ancak pratikte gücün farkına varabiliyorsunuz: En yüksek detaylarla ve iki kat Anti-Aliasing ile 1.280 x 720 (HD Ready) çözünürlükte oynadığımız Crysis demo oyununda, CPU benchmark’ı ortalama 44,3 FPS, GPU benchmark’ı ise 49,3 FPS’e ulaştı. Yine Call of Juarez demo benchmark modunda ise en üst detaylarla, iki kat Anti-Aliasing ve 1.920 x 1.080 (Full HD) çözünürlükte ortalama olarak 69,6 FPS’i gördük.

Makul güç tüketimi & ısınma

İşlemci ve bilgisayarın gücü oldukça tutarlı ve 700 wattlık güç kaynağı üst limitleri zorlayacak kadar enerji tüketimi yapmıyor.

Windows masaüstünde herhangi bir işlem olmadan bilgisayar yaklaşık 142 watt enerji tüketiyor. Fakat bir benchmark testi veya oyun başlatıldığında ise bu değer 276 watt civarına yükseliyor. Çok ağır işlemler altında gördüğümüz en yüksek değer ise 386.3 watt olurken, böyle bir sistem için oldukça normal bir seviye olduğunu belirtmemiz gerek.

FurMark 1.8.2 kararlılık testinde sistemimiz sistem çok aşırı ısınmadı. Bununla birlikte ekran kartında sadece bir defa 91 dereceyi gördük. O esnada ise FurMark “Xtreme Burning Mode” ile çalışıyordu. Tabiki çok uzun süre oyun oynuyorsanız bu değer sizin için biraz tehlikeli olabilir. Fakat ek bir fan ile bunun üstesinden gelmek mümkün.

Test Bilgisayarımıza Ait Teknik Detaylar
İşlemci AMD Phenom II X6 1090T (3,2 GHz)
Anakart & Yonga Asus M4A89GTD-PRO/USB3 (AMD 890GX)
RAM 4 GB DDR3 (2x 2 GB)
Ekran Kartı Sapphire Radeon HD 5870 Vapor-X (1.024 MB GDDR5)
Ses Onboard
Sabit Disk 1,5 TB (7.200 RPM)
Optik Sürücüler Blu-Ray Combo, DVD yazıcı
LAN GBit LAN
Bağlantı Portları 8x USB 2.0, 1x FireWire, 2x eSATA
Video Portları 3x DVI, 2x HDMI, 1x DisplayPort, 1x VGA
TEST SONUÇLARI ****************************
Güç Tüketimi (Normal/Oyun/Maks.) 141,8 / 276,2 / 386,3 W
PCMark Vantage 8.033 Puan
3DMark 06 19.512 Puan
3DMark Vantage 16.564 Puan
Cinebench R10 (1x) 3.967 Puan
Cinebench R10 (6x) 18.304 Puan
CineBench R11.5 (OpenGL / CPU) 59,6 FPS / 5,68 Puan
FurMark 1.8.2 91 derece (Kararlı)
Heaven Unigine 2.0 (DX9 / DX10) 89,6 FPS / 83,3 FPS
Heaven Unigine 2.0 (DX11 / OpenGL) 42,1 FPS / 59,9 FPS
Resident Evil V 125,0 FPS
Crysis (CPU / GPU) 49,3 FPS / 44,3 FPS
Call of Juarez (DX10) 69,6 FPS
Stalker: Clear Sky (Gündüz / Gece) 58,0 FPS / 70,0 FPS

 

Kaynakça: ww.chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Facebook’a Dev Bir Oyun

Yazar : Mert Akduman | Güncel, Internet, Oyun, Temel Bilgiler, Yazılım | Cuma 14 Mayıs 2010 13:22

Facebook’a dev bir oyun geliyor!

Oyun devinden, Facebook için dev bir oyun geliyor: Futbolseverler bu haberi mutlaka okumalı…

Electronic Arts, Facebook için özel bir FIFA oyunu çıkaracağını açıkladı. Sosyal ağ için çıkacak bu oyunun adı ise FIFA Superstars olacak. Oyun Playfish tarafından geliştirilecek ve Facebook üzerinden çoklu oyuncu seçeneği sunacak.

EA Sports başkanı Peter Moore haberi doğrularken blog yazısında, milyonlarca hayranın Facebook üzerinden birbirleriyle FIFA Dünya kazanmak için yarışacağını söylüyor.

Zynga gibi bir firmanın Facebook üzerindeki büyük başarısından sonra EA, Facebook kullanıcılarının seveceği bir FIFA yaparsa, çok büyük bir kitleye ulaşmaması için bir sebep yok. FIFA Superstars’ın menajerlik sistemine mi yoksa oynanışa mı ağırlık vereceği henüz bilinmeyen detaylar arasında.

Kaynak:Veteknoloji.com

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

HTC Hero

Yazar : kaan | Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:21

HTC Hero

HTC Hero, Google’ın Android işletim sistemi ile cep telefonu kullanımına yeni bir boyut getiriyor.

Microsoft’un mobil işletim sistemi Windows Mobile, ya da yeni adıyla Windows Phone birçok çevreler tarafından kullanışlılık konusunda eleştiriler alırken Google’ın Android, Apple’ın da iPhone OS ile çıkıp gelmesi kimilerinin hayatını kolaylaştırırken kimileri için de tam bir kabus oldu diyebiliriz. Zira kullanıcılar yeni bir telefon ile birlikte kullandıkları bütün yazılımları değiştirmek zorunda kaldılar. Kurulu düzeni bozmak bu esnada bazıları için gayet zor oldu. Fakat yeni aldığınız telefon sizi kendine hayran bırakan özellikleriyle bunu görmezden gelmenizi sağlayabilir. HTC Hero’da bu telefonlardan birisi.


İlk olarak ürünün özelliklerinden bahsedecek olursak artık günümüzde piyasaya çıkan üt uç telefonlardaki bütün özelliklere sahip olduğunu belirtmeliyiz. Bu bağlamda Bluetooth, GPS, 3G, artırılabilir hafıza ve dokunmatik ekran neredeyse standart oldu. Tüm bunlar da doğal olarak HTC Hero’da mevcut. Fakat HTC, diğer üreticilerden farklı olarak kendi teknolojilerini geliştirip bunlara patent alan bir firma.Bu bağlamda Hero’da dikkatimizi çeken en önemli yenilik ürünün trackball’u oldu. Trackball aslında bundan yıllar önce bazı farelerde kullanılan ve imleci bir top vasıtası ile kontrol etmenize yarayan bir teknolojiydi. Fakat Hero’da yer alan Trackball nerdeyse görünmeyecek kadar ufak ve şeffaf olmasına karşın mükemmel bir parmak kavraması sağlayarak telefon menülerinde kolayca gezinmenize olanak tanıyor. Yine bu minik top sayesinde web sitelerinde dolaşmak da diğer telefonlara göre çok daha kolay.

Hero’nun diğer yetenekleri de göz alıcı.3.5mm ses jakı, otomatik odaklama özellikli 5 megapiksel bir web kamera ve zengin içerik desteği de cabası. Bu bağlamda cihazın MP3, AAC (AAC, AAC+, AAC-LC), AMR-NB, WAV, MIDI ve Windows Media Audio 9 biçimli ses dosyalarını oynatabildiğini belirtelim. Aslında bu, cihaz sadece bu biçimleri oynatabilir demek değil. Zira Android, açık kaynak kodlu bir işletim sistemi ve Android Market üzerinde bu işletim sistemi için yazılmış binlerce uygulama mevcut. Bu sayede diğer ses biçimlerini oynatmak istediğinizde gerekli yazılımı buradan indirip kurmanız yeterli. Yani Hero bir bakıma kazılmayı bekleyen maden gibi. Yine ürünün kutudan çıkar çıkmaz oynatabildiği video biçimleri de MPEG-4, H.263, H.264 ve Windows Media Video 9. Tabii ki vide desteği de ek yazılımlar ile artırılabilir.

Cep telefonları artık tamamen bir taşınabilir eğlence ve iş cihazına dönüştükleri için ürünleri telefon özellikleri arka planda kalır oldu. Bu bağlamda Hero’nun pil, konuşma ve bekleme süresinden de bahsetmek gerek. Piyasadaki diğer telefonlar gibi şarj edilebilir Lityum İyon pil kullan Hero’nun pili 1350 mAh kapasitesinde. Bu da cihaza 3G şebekesinde 420 dakikaya kadar, GSM şebekesinde de 470 dakikaya kadar konuşma süresi sunuyor. Yine 3G’de 750 saat bekleme süresine sahip olan cihaz GSM’de 440 saat bekleme süresine sahip.

Hero’nun donanım özellikleri de dikkat çekiyor. Ek hafıza için microSD yuvasına sahip olan ürüne bu sayede 16 GB kapasite ekleyebiliyorsunuz. Bu sayede Hero’yu anında bir iPod’a dönüştürmeniz mümkün zira 16 GB devasa bir müzik arşivi demek. G-Sensörü de bulunan Hero, bu sayede yatay ve dikey kullanıma göre ekranı ve böylece ekran klavyesini de otomatik olarak ayarlıyor ve daha başarılı bir kullanım ve yazma hizmeti sunuyor.

HTC Hero

TEKNİK DETAY TABLOSU
İşletim Sistemi Android
Boyutlar 112 x 56.2 x 14.35 mm (UxGxY)
Ağırlık 135 gram (4,76 ons), pil ile birlikte
Ekran 320 x 480 HVGA 3,2″ Dokunmatik
GSM Bandı 850/900/1800/1900 MHz
Kablosuz Bluetooth® 2.0, IEEE 802.11 b/g

HTC Hero

Sonuç: Google’ın yapmış olduğu Android işletim sistemini kullanan HTC Hero, cep telefonu kavramını yeniden tanımlıyor.

Kaynakça: www.chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Lime Wire’a Darbe İndirildi!!!

Yazar : Barışcan Aksu | Güncel | Cuma 14 Mayıs 2010 13:20

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Android, iPhone’u geçti

Yazar : Fatih SOYLU | Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:16

Farklı markalarca kullanılabilen Android işletim sistemi, ABD’deki pazar payını artırarak iPhone’u üçüncü sıraya itti.

Google’ın akıllı telefon işletim sistemi Android’le çalışan cihazların pazar payı, ABD’de iPhone işletim sistemini geride bıraktı. Yılın ilk çeyrek sonuçlarına göre Android’li telefonlar pazarın yüzde 28’ini oluştururken, Apple iPhone yüzde 21’de kaldı.

Blackberry telefonlarla gelen işletim sistemi ABD piyasasında yüzde 36 ile ilk sırada yer aıyor. Geçtiğimiz yılın sonuna kadar ülkede ikinci sırada bulunan iPhone, 2007’den bu yana çıkardığı, iki ayrı bellek kapasitesinde 3 ayrı modelle 51 milyon adet sattı.

SadeceiPhone telefonlarla çalışan sistemin aksine farklı markaların modellerinde kullanılan Android, Google’ın kendi geliştirdiği Nexus One telefonun dışında halen 34 farklı cihazda bulunuyor.


Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark
Sonraki Sayfa »
soccerine Wordpress Theme