Adım Adım CPU-Z Rehberi

Yazar : Zekai Uçan | Donanım, Yazılım İnceleme | Pazar 25 Nisan 2010 19:11

Bilgisyarınızda bulunan donanım bilşenlerinin ne olduğunu kasanın içine bakarak bile tam anlayamazsınız. İşlemcinizin, ekran kartınızın ve diğerlerinin adlarını ve özelliklerini CPU-Z ile öğrenebilirsiniz.

Bilgisayar kullanan herkes sahip olduğu donanım bileşenlerini bilemeyebiliyor. Sisteminizde bulunan bileşenleri bilmemek zaman zaman sorun yaşamanıza neden olabiliyor. Bir sorun yaşadığınızda, sahip olduğunuz işlemcinin, anakartın ya da ekran kartının ne olduğunu bilmiyorsanız, çözüm bulmakta zorlanırsınız.

CPU-Z sistem bileşenlerini gösteren bir yazılım

Sahip olduğunuz donanım bileşenlerinin markalarını, modellerini ve özelliklerini kasanın içine bakarak görebilmeniz de pek mümkün değil. Bunları öğrenmek için özel olarak geliştirilmiş yazılımlar bulunuyor. Bunların arasında en çok kullanılan ve belki de en basit olan yazılım CPU-Z’dir.

CPU-Z sisteminizde bulunan işlemci, anakart, bellek, grafik işlemci ve daha birçok bileşen hakkında temel verileri verir. Sizde sisteminizde ne var, ne yok merak ediyorsanız CPU-Z rehberimizi okuyun, öğrenin.

CPU-Z kurulumu

CPU-Z, CPUID adlı bir yazılım geliştirme firmasının ürünlerinden biri. Firma CPU-Z benzeri sistem görüntüleme yazılımları üzerine uzmanlaşmış. Bunların arasında HWMonitor ve PerfMonitor gibi uygulamalar var. Ancak bunlar arasında en popüler elbette ki CPU-Z.

CPU-Z’yi indirmek için www.cpuid.com sitesine girmelisiniz. Eğer yakın zamanda yeni bir sürüm çıktıysa sayfanın ortasında ya da sol üst tarafta bulunan Software kısmından CPU-Z’nin son sürümünü indirebilirsiniz.

CPU-Z’i indirmek için CPUID’nin sitesine girmelisiniz

CPU-Z’nin kurulum gerektiren ve gerektirmeyen olarak iki farklı modelibulunuyor. Kurulum gerektirmeyeni indirirseniz, direkt olarak cpuz.exedosyasını indirmiş oluyorsunuz. Bunu çalıştırmak için çift tıklamanız yeterli. Öteki modelde ise yazılımı sisteminize kurmanız isteniyor. Ayrıca yazılımın 32-bit’lik ve 64-bit’lik sürümleri var.

CPU sekmesi

CPU-Z’i çalıştırdıktan sonra karışımıza, sistemimizde yer alan işlemci hakkında bilgi veren sayfa çıkıyor. Bu sayfada yazan bilgileri üç başlık altında toplanmış Önce Processor yani işlemci bölümüne bakalım.

Name – İşlemcinin adı ve ürün ailesi.

Code name – İşlemci ailesinin kod adı.

Package – İşlemcinin soket yapısı. Bu işlemci için kullanmanız gereken anakartta bu soket olmalı.

Technology - İşlemcinin transistor boyutu. Bu boyut ne kadar küçükseişlemci daha az güç harcar.

Core VIDCore Voltage – İşlemci çekirdeklerinin çalışması için gereken voltaj miktarı.

Specification – İşlemcinin tam adı ve standart frekansı.

Family, Model, Stepping, Revision – İşlemci üreticileri bazen işlemcimodellerinde ufak değişiklikler yapıp piyasaya sürer. Bunlar yeni adlara sahip olmazlar fakat Stepping ve Revision’ları değişir. Bunları aynı modelin farklı sürümleri olarak adlandırabiliriz.

Instructions – İşlemcinin kullanabildiği komut setleri

CPU sekmesi – Clocks ve Cache

CPU sekmesinde bulunan Clocks (saat hızları) ve Cache (ön bellek) bölümünde yer alan verilerin anlamları ise şu şekilde.

Core Speed – İşlemcinin o an sahip olduğu frekans değeri.

Multiplier – İşlemcinin o anki çarpan değeri.

Bus speed- İşlemci ile bileşenler arasındaki bağlantı hızı

Rated FSB, QPI Link , HT Link – İşlemcinizin markası ve modeline göre başlığı değişebilecek bu bölümde, CPU ile yonga seti arasındaki bağlantının hızı gösteriliyor.

L1 Data, L1 Inst, Level 2, Level 3 – Bölümde işlemcide bulunan ön bellek miktarı ve seviyeleri gösteriliyor.

En altta bulunan Cores kısmında işlemcinizin çekirdek sayısı, Threadskısmında ise işlem birimi sayısı belirtiliyor.

Caches

Üstte bulunan CPU sekmesinden sonra Caches yani ön bellek sekmesine geliyoruz.

Bu ekranda işlemcide bulunan ön bellek miktarları ve bu belleklerinözellikleri seviye seviye gösteriliyor.

Motherboard

Motherboard sekmesine geldiğimizde sistemimizde yer alan anakartın bazı temel özellikleri görülüyor. Bunların önemli olanlarına tek tek bakalım.

Manufacturer – Anakartın üreticisi

Model – Anakartın modelinin adı

Chipset – Anakartta yer alan yonga setinin adı ve üreticisi

Southbridge – Güney köprüsünün modeli ve üreticisi

BIOS

Brand – BIOS’un üreticisi

Verison – BIOS’un hangi sürüm olduğunu buradan görebilirsiniz

Date – BIOS sürümünün yayınlanma tarihi

Graphic Interface

Version – Grafik işlemcinin kullandığı arayüz

Link Width – Grafik işlemcinin kullandığı arayüz genişliği

Max. Supported – Anakartın desteklediği en yüksek arayüz genişliği

Memory ve SPD

Memory ve SPD sekmelerinde sistemde bulunan RAM hakkında bilgiler yer alıyor.

Memory sekmesinde General kısmında belleğin tipi, kaç kanal kullandığı ve miktarı yer alırken, Timings bölümünde en üstte belleğin frekansıaltlarda ise belleğin gecikme süreleri belirtiliyor.

SPD sayfasında ise bir önceki sekmeden farklı olarak belleğin üreticisi ve seri numarası da yer alıyor. Alt kısımda ise gecikme süreleri daha detaylıgösteriliyor. En altta ise belleklerin kullandığı voltaj yer alıyor.

Graphics

Graphics sekmesinde sistemde yer alan grafik işlemcinin ve ekran kartıhakkında bilgiler yer alıyor.

GPU bölümünde Name kısmında ekran kartının modeli, Code Namebölümünde grafik işlemcinin kod adı, Technology’de ise grafik işlemcinintransistor boyutu yer alıyor.

Clocks kısmında ise Core, Shader ve Memory bölümlerinde sırasıyla ekran kıartının çekirdek, shader ve bellek frekansları bulunuyor.

Memory kısmında da ekran kartındaki belleğin boyutu, tipi ve bant genişliği var.

Kaynak : shiftdelete.net

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Bilgisayarlardaki Giriş Çıkışları Tanıyalım

Yazar : Zekai Uçan | Donanım | Pazar 25 Nisan 2010 19:00

Bilgisayarların ve bunlara bağlanan cihazların üzerinde çok sayıda farklı giriş çıkış bulunur. Bunların hangisinin ne işe yaradığını, hangi bağlantıya hangi cihazın takılacağını bilmek zor olabilir.

Zaman içinde birçok değişiklik gösteren giriş çıkışların eski ve yenibirçok çeşidini sizin için derledik. Bu yazıdan sonra bilgisayarınızdakigirişlerin ne işe yaradığını öğrenmiş olacaksınız.

Firewire ve USB

Optical Audio “Toslink” - Optik ses bağlantısı. Daha çok disk oynatıcılar ve kayıt cihazlarında kullanılan bir bağlantı cinsi.

USB A – Hem veri transferi, hem de güç aktarımı amacıyla kullanılan ve günümüzde oldukça sık kullanılan bir giriş. Teorik olarak 480 Mbit/sn veri transfer hızı sağlar.

Firewire 4pin – Mini Firewire olarak da adlandırılan bu bağlantı, Firewire ile aynı görevi görür fakat daha az yer kaplar.

Firewire 400 – Apple’ın USB’ye alternatif olarak geliştirdiği arayüz. Veri transferinde kullanılır, USB’den daha hızlı olsa da çok yaygın değildir.

Firewire 800 – Firewire 400′ün bir üst sürümü. 780 Mbit/sn teorik veri transfer hızı sağlar.

Ethernet ve Modem

Ethernet 8PSC – İnternete kablolu olarak bağlanacaksanız, ADSL modemin kablosunu bu girişe takmalısınız.

Modem RJ-11 – Eski tip modemlerde bulunan bağlantı girişi.

Apple Desktop Bus – Eski Macintosh modellerinde  bulunan bir giriş. Genelde klavyeyi bağlamak için kullanılırdı. Apple’ın yeni modellerinde bu giriş kullanılmıyor.

Mac Serial - Mac’lerde yer alan seri bağlantı girişi. Buraya klavye ve benzeri cihazlar takabilirsiniz.

PS/2, eSATA ve diğerleri

PS/2 – Klavye ve fare bağlanan giriş. Günümüzde birçok cihaz USB’ye geçince bu port biraz unutulmuş durumda.

DE-9F – 9 pin dişi D bağlantısı. Bu bağlantı eskiden monitörlere  görüntü iletmek ve eski tip modemleri bağlamak için kullanılıyordu.

DB-25 – 25 pin erkek D bağlantısı. Bazı yazıcı modellerini bilgisayarabağlamak için kullanılan port.

DE-9 Serial – Eski model PC’lerde harici cihazları ve yazıcıları bağlamak için kullanılan giriş.

e-SATA – Harici seri ATA bağlantısı. Günümüzde sabit disklerde kullanılan SATA arayüzünün harici sürücüler için kullanılan sürümü. 3 Gb/sn veri transfer hızına sahip.

Ses giriş, çıkışları

Surround sound – Çevresel ses sisteminiz varsa bunlara ait uydu ve subwoofer’ları bu girişlere bağlamalısınız.

Stereo/headphones – Kulaklık ya da basit bir ses sitemi kullanıyorsanız, bu girişi kullanmalısınız.

Line in – CD/DVD oynatıcılar, TV’ler, amfiler ve mix cihazlarını buraya bağlıyorsunuz.

Mic -  Mikrofon girişi

Digital Audio RCA – Bazı ses sistemlerinde bulunan RCA ucunun takıldığı giriş.

Composite ve Component

Composite Audio/Video – Hem ses, hem de görüntü üreten cihazlarda bulunan girişler. Sarı giriş görüntüyü alırken, kırmızı ve beyaz olanlar stereo ses içindir. Günümüzde bu bağlantının yerini yavaş yavaş HDMIalmaktadır.

S-Video – Standart görüntü kalitesindeki video sinyallerini taşıyan görüntüçıkışı. Bu bağlantı genelde 480i ve 576i çözünürlükte görüntü taşır. Bu çıkış ses sinyallerini iletmez.

Component Video – Composite görüntü bağlantısında düşük kalite, S-Video’da standart kalite video sinyali iletilirken, Component videoçıkışları, görüntü sinyali üç adet yükek kalite sinyale bölerek taşır. Component video ses sinyali taşımaz.

Görüntü giriş, çıkışları

HDMI – Yüksek tanımlı video sinyalleri ile beraber ses de taşıyabilen bağlantı. Yeni nesil TV’lerin çoğunda bu bağlantı yer alıyor.

DVI Video - Dijital video bağlantısı. Üst seviye monitörlerde ve ekrankartlarında yer alır.

Micro DVI -Bazı MacBook modellerinde ve dizüstü bilgisayarlarda DVI bağlantısını sığdırmak için geliştirilen küçük DVI portu.

Display Port -HDMI gibi ses ve görüntü sinyali taşıyabilen bir arayüz.TV’lerin aksine daha çok ekran kartlarıve monitörlerde yer alıyor. DVI ve VGA bağlantılarından daha fazla bant genişliği sunar.

DVI Video - Dijital video bağlantısı. Üst seviye monitörlerde ve ekrankartlarında yer alır.

VGA/SVGA – Hemen hemen tüm monitörlerde bulunan görüntü bağlantısı. DVI ve Display Port bağlantılarına göre daha düşün bant genişliği sunar.

Mini görüntü çıkışları

SCSI/DB-25F - Eskiden disk sürücülerinden tarayıcılara kadar birçok cihazda kullanılan bir bağlantı çeşidi.

Mac Video/Game Port – Joystick, gamepad ve benzeri oyun kontrolcihazlarının bağlandığı giriş. Microsoft, Windows Vista’dan itibaren bu bağlantıya verdiği desteği kesti.

Mini DisplayPort – Apple  tarafından geliştirilen küçük DP bağlantısı. ATI Eyefinity 6 ekran kartlarında da bu bağlantı bulunur.

Mini DVI – iMac ve MacBook modellerinde bulunan küçük DVI bağlantısı. Boyutu micro DVI’dan daha büyüktür.

Mini VGA - Apple, Sony ve HP marka dizüstü bilgisayarlarda yer alan küçük VGA bağlantısı.

Kaynak : shiftdelete.net

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Çocuklarınızı Zararlı İçeriklerden Koruyun

Yazar : Zekai Uçan | Internet, İşe Yarar Siteler | Pazar 25 Nisan 2010 18:49

Çocukların bile rahat rahat dolaştığı bu sanal ağda her türlü bilgi bulmak mümkün. Eğer çocuğunuzun dijital dünyadaki güvenliğinden endişeliyseniz RTÜK’ün yayınladığı bu program size çözüm olacak.

Programa nasıl erişirsiniz?

Gözcü RTÜK ve Microsoft tarafından ortaklaşa bir çalışmanın sonucunda dağıtılan bir programdır. Gözcüye ulaşmak için aşağıdaki linkte tıklayabilirsiniz. Yazılım en iyi performansı Internet Explorer sürümleriyle veriyor.

http://www.microsoft.com/turkiye/gozcu.rar

Kurulum

Netron Gözcü adlı programını kurmak için ilk önce. Net Frameworkversiyonunuzun programla uyumlu olması gerekiyor. Program sizi bu versiyonu indireceğiniz sayfaya yönlendiriyor.

İşlem başladıktan sonra, bu programı kimlerin kullanacağını seçin. Just me adlı seçeneğe tıklarsanız sadece sizin oturumunuz Gözcüyü yönetebilir.

Bir sonraki menüden ise kullanım dilini Türkçe olarak işaretleyin. Kurulum bittiğinde ise karşınıza gelen ekrandan yardım’ı göster ve gözcüyü çalıştır seçeneklerini işaretleyin.

Parola atamak

Program ilk çalıştığında, sadece sizin bilmeniz gereken bir şifre girmenizi ister. Bu ekranda kendinize uzun ama akılda kalacak bir parola bulun. Aynı menün alt kısmında ise eğer parolanızı unutursanız bunu hatırlamanız içinhatırlamanız gereken kelimeler atamanız istenecektir.

Gerekli ayarları yapmak ve kullanım

Gözcü‘nin ayarları ve kullanımı oldukça basit. Bilgisayarın hangi saatler arasında internette erişmeyeceğini ve hangi sitelere girmeyeceğini siz seçiyorsunuz. Bunu yapmak için, ilk önce solda bulunan menüden,internet sekmesini tıklayın. Buradan kendinize yasaklı web siteleri listesi oluşturun.

Aşağıda bulunan yasak siteye girildiğinde bu adrese yönlendir sekmesiyle de çocuğunuzu tasvip ettiğiniz sayfalara yönlendirebilirsiniz. Bilgisayarınbelirli sürelerdeinternette erişimini engellemek içinse, sol menüdensüre kısıtlamaları sekmesine tıklayın.

Karşınıza gelen menüden, hangi saatlerin internette yasak olacağını işaretleyin. Yine sol tarafta bulunan kullanım günlüğü sayesindeçocuklarınızın internette girdiği sitelere ve yaptığı işlemlerinde detaylı listesine ulaşabilirsiniz.

Kaynak : shiftdelete.net

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Web Siteniz İçin Uygulamalar Kütüphanesi

Yazar : Zekai Uçan | HTML, JQuery | Pazartesi 19 Nisan 2010 18:37

Çeşitli javascript kütüphaneleri kullanılarak hazırlanmış uygulamalara tek bir adres üzerinden ulaşabilirsiniz.

Hazırladığınız web sitelerinin tüm tarayıcılarda aynı şekilde çalışması, css ve xhtml doğrulamalarından geçmiş olması her web geliştiricisinin uyması gereken kuralların başında geliyor.

Bahsettiğimiz bu işlemleri gerçekleştirebilen, web sitenizde kullanabileceğiniz ve javascript kütüphaneleri ile hazırlanmış olan birçok uygulamaya ise cssaddons.com isimli servis ile ulaşabilirsiniz.

Kaynak: onlineservisler.com

Popularity: 2% [?]

  • Share/Bookmark

Daemon Tools Lite v4.35.6

Yazar : Zekai Uçan | Yazılım İnceleme | Pazartesi 19 Nisan 2010 18:27

Sanal disk nasıl üretilir? Hangi dosyalar sanal disk dosyalarıdır? Daemon Tools Lite v4.35.6’nın nasıl kurulacağını ve nasıl kullanılacağını adım adım anlatıyoruz. Artık sanal disk üretmek problem olmayacak.

Sanal disk üreten en popüler yazılımlardan biri olan Daemon Tools’un Lite v4.35.6 sürümünü sizler için mercek altına aldık. Yazılımı kullanarak nasıl sanal disk üretebileceğinizi adım adım bu yazıda bulabileceksiniz. Ancak öncelikle http://www.disc-tools.com/download/daemon adresindenprogramı indirmeniz (9 MB) gerekiyor.

Adım 1: Kurulum

Dosyaya çift tıkladığınızda açılan yükleme ekranında ilerledikten sonra ilk dikkat edilmesi gereken nokta, yazılımın hangi lisans tipiyle yükleneceği. License Type başlığı altında yer alan “Kayıtlı Sürüm” ve “Free License” olmak üzere iki seçeneğiniz var. Eğer Daemon Tools’u ücretsiz kullanmak istiyorsanız, Free License’a tıklamanız gerekiyor.

Sonraki aşamada “Bileşen Seçimi” ekrana geliyor. Burada isteğe bağlı olarak “Windows Gezgini İle Bütünleştir”, “Windows Gadget”, “TarayıcıAraç Çubuğu” ve “Daemon Tools Default Search Provider” gibi seçenekleri kapatıp, yalnızca çekirdek yazılımı yükleyebilirsiniz. Bu sayedetarayıcınıza yerleşecek Daemon Tools uygulamalarından da kurtulmuş olursunuz. Bu işlemlerin ardından çıkacak olan “Tarayıcı Başlangıç Sayfası Yap”ı da iptal ederseniz, makineniz Daemon Tools kurulmadan önceki gibi alışılageldik şekilde çalışır.

Bilgisayarı baştan başlattıktan sonra yükleme işlemi sona eriyor.

Adım 2: Çalıştır

Sisteminiz yeniden açıldıktan sonra ekranınızın sağ alt köşesinde, başlat çizgisinde Daemon Tools simgesi aktif oluyor. Buna mouse’un sağ tuşuyla tıklarsanız, programın menüsü açılıyor. Açılan bölümde, sanal disk üretmek için Sanal Aygıtlar’ın üzerine gelip, yan menünün açılmasını bekleyin.

Açılan tarafta “Bir Çoklu Ortam Takılı Değil” yazısıyla karşılaşacaksınız. Üzerine geldiğinizde ise bir sonraki aşamaya geçiyoruz.

Adım 3: Dosya Seçin

Bir Kalıp Dosyası Seç“e tıklarsanız, artık dosya seçme aşamasına geldiniz demektir. Açılan pencereden, sanal disk dosyanızı bulun. Ardından dosyanın üzerine tıklayarak pencerenin altında bulunan “Open”a basın. Kısa bir beklemenin ardından, “My Computer” (veya Computer) ya da “Bilgisayarım”a tıkladığınızda, artık sanal diskinizi sistem bileşenleriniz arasında görebilirsiniz.

Adım 4: Sanal Disk Dosyaları

Bu adımda hangi dosya uzantılarının sanal disklere ait olduğuna açıklık getireceğiz. En sık karşılaşılan türler, ISO, MDS, CUE, MDF’dir. Bunların dışında MDX, B5T, B6T, BWT, CCD, ISZ, PDI, CDI ve NRG uzantıları da sanal disk dosyalarına aittir. Bu dosya türleriyle karşılaştığınızda, Daemon Tools’un Lite v4.35.6 ile onları sanal diske çevirebilirsiniz.

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Dosyalarınızı Ücretsiz Kurtarın

Yazar : Zekai Uçan | Yazılım İnceleme | Pazartesi 19 Nisan 2010 18:20

Bilgisayar kullanıcıların en kötü kabusu önem verdikleri dosyaların silinip gitmesidir. Hemen herkesin başına gelen bu sorunun aslında teknoloji bir çözümü de var.

Günlük hayatımızın önemli bir parçası haline gelen bilgisayarları hem iş yerlerimizde hem de evlerimizde kullanıyoruz. Haliyle bu da, en hayatı bilgilerimizi bu makinelerimize emanet etmemize neden oluyor. İnsan yapımı her şey gibi, bilgisayarlara da veri saklama konusunda pek güvenmemek gerekiyor.

Biz hiç fark etmesek de, milyarlık projeleriniz ve ailenize ait bilgiler her gün binlerce kez silinme tehlikesi geçiriyor. Virüsler başta olmak üzere, birçok sorun insan kaynaklı sorun bu verileri kaybetmenize neden olabilir. En kötüsü ise dalgınlık nedeniyle bir dosyayı shift+delete kısa yoluyla komple silebilirsiniz.

Yine de üzülmeyin, çünkü sabit disklerin çalışma prensibi sizi dertlerinizden kurtarabilir. Aslında bu verileri bilgisayarınızdan bilmiyorsunuz, sadecehard disk‘iniz ufak bir işlemle o verileri tekrar yazılabilir hale getiriyor. Örnek vermek gerekirse, kasetlerin üzerine yeni şarkı kayıt etmek gibi,sabit diskinizde eski verilerin üzerine yeni dosyalar yazıyor.

Veri kurtarma programları ise, diskinizin temel emirleri üzerinde biraz oynama yapıp eski dosyaları geri getirebiliyor. Bazı durumlarda bu kurtuluş düşük bir ihtimal olsa da, genelde eski verilerinizi ölümden döndürmek mümkün. Bu hafta sizin için bu sorundan kurtulmanızısağlayacak bir programı adım adım anlattık.

Programa nasıl ulaşırsınız?

Recuva, verdiği hizmete rağmen lisansız çalışan bir program. Ücretsiz olan yazılımı kendi sitesinden indirebilirsiniz. Yine yaptığı işleme karşınsadece 5-6 MB’lık bir yer istemesi sizi birçok dertten kurtaracak.

Geçtiğimiz ayın başında çıkan v1.36.479 versiyonu sayesinde, programWindows 7 için daha uygun hale getirildi. Recuva hem 32BIT hem de 64 BIT tabanlı işletim sistemlerini destekliyor. Ayrıca USB sürücüler için de özel bir versiyonu bulunuyor.

http://www.piriform.com/recuva/download

Kurulum

Birçok ufak programın aksine Recuva‘da Türkçe dil desteği de bulunuyor. Kurulum sırasında istediğiniz dili seçebiliyorsunuz. Bir sonraki adımda ise klasik olarak yazılımı hangi diske kurmak istediğinizi size soruyor.

Recuva‘nın daha performanslı çalışması için programı Windows’un yüklü olduğu sürücüye kurmanızı tavsiye ediyoruz. Kurulum bittikten sonra ise,anti virüs programlarındakini andıran ufak bir taramayla bilgisayarınızdaki silinmiş verilere göz atabilirsiniz.

Recuva Sihirbazı adlı bu ufak taramanın daha performanslı çalışması için esas aradığınız dosyanın içeriğini karşınıza gelen ekranda işaretleyin. Örnek olarak sadece silinen Resim‘leri tara derseniz program bu konuda daha başarılı olacaktır.

Recuva sihirbazı nasıl kullanılır?

Belirli bir konuyu seçtikten sonra sihirbaz, daha iyi sonuçlar vermek için size hangi kayıt alanı üzerinde taramayapmak istediğinizi soracak. Bu ekranda, USB ve medya kartları üzerinde tarama yap, sadece belgelerim klasörünü hedefle, geri dönüşüm kutusunu ara ve sadece şu klasördearaştırma yap seçenekleri bulunuyor.

Dosyanın nereden silindiğini doğru olarak belirtmeniz bu konuda çok önemli. Örneğin biz D sürücüsündeki, Steam klasörünü hedef gösterdik. Bu sayede, çok daha faydalı sonuçlara ulaşacaksınız. Eğer kaybolan dosyanın yerinden emin değilseniz, yerini bilmediğinizi belirten şıkkı işaretleyin.

Hızlı tarama ve derinlemesine tarama

Kayıp dosyaların aranacağı yerleri belirledikten sonra Recuva size, nasıl bir tarama yapması gerektiğini soracak. Programın iki türlü araştırma modu bulunuyor.

Anti virüs mantığından farksız olan bu taramalardan biri hızlıca bir silinmiş dosya araştırması yapıyor. Eğer kaybettiğiniz dosya kısa süre öncesilindiyse bu seçenek işinize yarayacaktı.

Ancak, uzun bir süre önce silinen dosyanızı geri istiyorsanız uzun tarama metodunu seçin. Bu ikinci derinlemesine tarama, çok daha önce silinmiş bilgi katmanlarını bile bulabiliyor. Ancak derinlemesine taramanın diskinizin boyutuna göre 1 saaten fazla bile sürebileceğini unutmayın.

Düzgün tarama için ayarlar yapma

Bu adımdan itibaren size programı sihirbaz olmadan kullanmayı anlatacağız. Çok daha iyi sonuçlar almak için ilk önce programın sağ üstkısmında bulunan, gelişmiş kipe geç özelliğine tıklayın.

Burada karşınıza gelen ekranda ise yine aynı yerde bulunan ayarlar menüsüne tıklayın. Karşınıza gelen ekranda ise Eylemler sekmesine gelin. Buradan, gizli dosyaları da tara, güvenli silinen dosyaları da göster kısmını tıklayın.

Bu iki arama metodu sayesinde aradığınız dosyaya çok daha rahat ulaşabilirsiniz. Aynı sekmedesilinmemişdosyalar için tarama yap kutucuğunu işaretlerseniz formatlanan hard diskinizde bulunan verileri de taratabilirsiniz.

Tarama sihirbazı olmadan programı kullanmak

Tarama sihirbazı size her zaman aradığınız kadar detaylı sonuçlar vermez. Eğer aradınız dosyayı burada bulamadıysanız, programı manuel yolla kullanabilirsiniz. Recuva’yı farklı yapan en büyük özelliği ise menüsistemlerinin de anti virüslere benziyor olması.

Ekranın sol üst köşesinden, tarama yapacağınız sabit sürücüyü seçin. İsterseniz makinenizde bulunan tüm diskleri aratabilirsiniz ancak bu işlemsaatler sürebilir. Sürücü seçiminin yanında bulunan menüden ise, bulmak istediğiniz dosyanın seçin.

Resimler, müzik, belgeler, görüntüsıkıştırılmış dosyalar ve hatta elektronik postalar bile program sayesinde taranabiliyor. Bu ayarları yaptıktan sonra tarama işlemini başlattın.

Özellikle istenilen verileri kurtarmak

Recuva‘nın taraması bittikten sonra karşınıza, bulunan silinmiş dosyaları gösteren kapsamlı bir menü geliyor. Program bulduğu dosyaların, hangi zamanda silindiğini ve kurtarılma şansınızı ayrıntılı şekilde kullanıcıya anlatıyor. Dosyanızın başına ne geldiğini öğrenmek için ekranın sol kısmında bulunan, linklerden birine tıklayın.

Daha sonra ise sağ kısımda bulunan sekmelerden, bilgi adlı olanı seçin. Burada, bulduğunuz dosyaların başına neler geldiğini görebiliyorsunuz. Şu anda aradığınız dosyanın nerede olduğunu ve üstüne hangi yeni verilerin yazıldığını buradan bakabilirsiniz.

Yanında yeşil olan dosyaları açıkça kurtarabilirsiniz. Kurtarmak istediğiniz dosyanın üzerine tıklayın daha sonra ise ekranın altında bulunan kurtar tuşuna basın.

Program sizden dosyayı kurtarmak için sizden bilgisayarda bir yer seçmenizi isteyecek. Kendinize masaüstünde yeni bir dosya açarsanız kurtarılan verileri daha rahat bulursunuz. Birden fazla dosya kurtarmak için ise ekranda sağa tıklayın ve parlayan dosyaları kurtarı seçin.

Formattan dosya kurtarmak

Programın en etkileyici özelliğini bu maddede anlatacağız. Sabit diskinizde formatlanan verileri de, kurtarma şansınız var. Birkaç adım önce yaptığınız gibi ayarlar menüsüne gelin buradan, eylemler kısmına tıklayın. Karşınıza gelen sekmede ise, silinmemiş dosyalar için tarama yap kısmını işaretleyin.

Kurtarılıyor menüsünde ise dosya yapısını kurtarı işaretleyin. Bu işlembittikten sonra taramayı başlattın. Biraz uzun sürecek bu tarama bittikten sonra, üzerine bir şey yazılmamış dosyalar karşınıza çıkacak. Bir önceki adımdaki, işlemleri uygulayarak dosyaları kurtarabilirsiniz.

Kaynak : shiftdelete.net

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Resim İşlemede GIMP’e Alternatif Pinta

Yazar : Zekai Uçan | Yazılım İnceleme | Pazartesi 19 Nisan 2010 18:06

Genel kullanıcılar hedef alınarak yola çıkılan, GIMP’e basitleştirilmiş bir alternatif olan Pinta, 3 temel platform için geliştirilmeye başlandı.

GIMP, çıktığı günden bu zamana kadar açık kaynak hareketinin en önemli resim çizim ve düzenleme aracı olarak sunuldu ve grafik düzenleme kategorisinde Photoshop ile kıyaslanan tek açık kaynaklı yazılım olarak karşımıza çıktı.

Photoshop ile kıyaslanabilecek güçte bir yazılım olduğu çeşitli topluluklar tarafından tartışılıyor olmasına rağmen, Photoshop kadar karmaşık bir yazılım haline geldiğini herkes kabul ediyor. Ubuntu ekibi de şu sıralar geliştirdikleri 10.04 sürümlerinin temel içeriği arasından GIMP’i çıkardı. Bu, GIMP’in artık genel kullanıcıya hitap etmediğini gösteren en önemli örnek.

Bundan sonra Ubuntu’da GIMP kullanmak isteyen kullanıcılar internettenindirerek kurulum yapmak zorunda kalacak. Bu durumda sadece birkaç resmine küçük düzenlemeler yapmak isteyen ama karmaşık bir düzenleyiciyle vakit kaybetmek istemeyen bir kullanıcı ne yapmalı?

Hoşgeldin Pinta!

Eğer daha önceden Windows için geliştirilmiş olan Paint.NET‘i kulllandıysanız, Pinta’da kendinizi evinizde hissedeceksiniz. Pinta‘yı Paint.NET’ten özel kılan tarafı, Pinta’nın GTK tabanlı olarak geliştirilmesinden kaynaklanıyor. GTK kütüphanesini 3 temel sistemde, yani Windows, OS X ve Linux’da kullanmak mümkün.

Eğer Linux kullanıyorsanız büyük ihtimalle GTK kütüphanesine sahipsinizdir. GTK kütüphanesini yüklemeniz gereken diğer bütün platformlar için indirme sayfasına bakabilirsiniz. Kurulum işlemi hızlı ve basit gerçekleşiyor, daha önceden Photoshop ya da GIMP kullandıysanız, açılış hızı sizi şaşırtacaktır, çünkü tıklamanızla beraber karşınıza geliyor. Bunun dışında Pinta’nın en önemli özellikleri olarak, sınırsız geri alma ve çoklu katman destekleri gösterilebilir.

Kaynak : shiftdelete.net

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

SSD’ler Hakkında Bilinmeyenler

Yazar : kaan | Donanım | Cuma 16 Nisan 2010 13:44

SSD’ler hakkında bilinen 10 yanlış

SSD’ler çok yeni olduğu için haklarında birçok yanlış kanı mevcut. İşte 10 yanlış ve gerçekler…

Solid State Sürücüler (SSD) henüz çok yeni oldukları için özellikle kurumsal alanda kullanımları ile ilgili birçok yanlış kanı mevcut. Bu yazıda, en yaygın 10 kavram hakkında doğruları bulabilirsiniz. Daha fazla bilgi almak isteyenler www.gtiglobal.com.tr adresini ziyaret edebilirler.

1. SSD’ler çok pahalı
Gerçek: Günümüzde SSD’lerin ilk yatırım maliyetleri yüksek görünmesine rağmen toplam sahip olma maliyetine (TCO) bakıldığında geleneksel sabit disk sürücülerinden çok daha ucuz olduğu görülebilir. Çok pahalı dediğimiz ancak geleneksel sabit disklerden teorik olarak 1000 kat daha hızlı erişim sürelerine sahip Solid State Sürücüler kullanıldığında 50-60 adet sunucunun kümelenmesi yerine 1 veya 2 sunucu ile çok daha yüksek performans elde edilmektedir.

Geleneksel sabit diskler kullanıldığında ihtiyaç duyulan sunucu ve disk sayısındaki bu azalmaya paralel olarak, bu disk dizinlerini ve sunucuları çalıştırmak ve soğutmak için kullanılan enerji tüketimindeki azalma (%80 daha az), her bir sunucu için ödenen işletim sistemi ve uygulama yazılımlarının lisans maliyetlerindeki azalma, bakım onarım anlaşmaları maliyetlerindeki azalma, sunucuların ve disklerin kapladığı alandaki azalma, acil durum için çalıştırılan personel sayısındaki azalma göz önüne alındığında, SSDlerin toplam sahip olma maliyetlerinin çok daha düşük olduğu ve bilgi işlem merkezlerine her yıl milyonlarca lira tasarruf sağladığı görülmektedir.

2. NAND Flash tabanlı SLC SSD’ler güvenli değil

 

Gerçek: Genel olarak bakıldığında hem SLC hem de MLC NAND Flash tabanlı diskler sabit disklerden çok daha güvenilirdir. Çünkü mekanik parçaları yoktur. Hem SSD’ler hem de HDD’ler hata düzeltme kodu (ECC) kullanmaktadır.

Her iki tür sürücü içinde hata düzeltme gereksinimi, yaklaşık 12.5 terabayt okumada birdir. Ayrıca, SSD’lerin titreşim ve elektro manyetik parazitlere olan dayanıklılığı HDD’lerle ölçülemeyecek derecede yüksektir .

SSD’lerin 1990′ların ortalarından beri askeri ve kritik uygulamalarda kullanılmasının nedeni bu sağlamlık ve güvenilirlikleridir .

3. SSD’ler daha hızlı hack’lenir

 

Gerçek: Hem HDD, hem SSD’ler hackerlar tarafından kırılabilir . Bilgisayarların korunma seviyesi
güvenlik yazılımlarıyla ilgilidir.

SSD’lerin HDD’lere göre teorik olarak 1000 kat daha hızlı bir şekilde veriyi getirebilmesi göz önüne alındığında bu durum gayet normal, ancak SSD’lerin sadece hacker’lar için tasarlandığını düşünmek ve bunu SSD’lerin bir zayıflığı olarak göstermek doğru değildir.

4. Çok veri yazıldığında ömürleri kısadır

 

Gerçek: Flash SSD’lerdeki her bir hücrenin yazma dayanıklılık ömrü günümüzde 2 milyon döngüdür, yani tek bir hücre üzerine güvenli olarak 2 milyon defa yazılabilir.

SSD’lerde bir bilginin yazılması için herhangi bir yazma kafasına veya döner bir bileşene ihtiyaç yoktur. Yazılacak hücre adreslenir ve doğrudan o adresteki hücre üzerine silme-yazma işlemi yapılır.

Yazma ömrünü uzatmak için aynı hücre üzerine defalarca yazılmaz, bunun yerine sunucuyu ilgilendirmeyen bir algoritma kullanılarak bilgiler milyarlarca hücre arasından istatistiki olarak en az kullanılan hücreler üzerine yazılır. 64 GB’lık tek bir Flash SSD kullandığımızı (bir dizinde daha fazla ve yüksek kapasiteli sürücülerin kullanılması
çalışma ömrünü uzatacaktır) ve yazma hızımızın 80Mbytes/s olduğunu varsayarsak (ki bu günümüzdeki en hızlı flash SSDlerin
ortalama yazma hızıdır) 64 GB’lık bir SSD flash diskin her bir hücresinin üzerine minimum yazma-dayanıklılığı olan 2.000.000
defa silip yazmamız 55 yılımızı alacaktır. Buda sadece bilgi teknolojisi için değil, biz insanlar için bile oldukça uzun bir süredir

5. SSDlerin kapasiteleri çok düşük

 

Gerçek: Kurumsal-sınıf SSD aygıtı üreticisi olan Violin Memory Inc. 2U’luk bir şasi içinde optimize edilmiş RAID4 özelliklerine haiz 8TB kullanılabilir kapasite sunabiliyor. 19″ bir rack kabin içinde bunlardan 16 tanesi olduğu düşünülürse, tek bir kabinde 128 TB’lık bir kapasite elde edilebilmektedir.

SSD’lerin kapasitesi sadece sunucularda yüklü olan işletim sisteminin adresleme kapasitesi ile sınırlıdır.

6. Veri koruma ve kurtarma özellikleri çok zayıf

 

Gerçek: Gerçek: Kullanılan veri koruma yazılımlarının haricinde, ayrı disk dizinlerine ve RAID kontrolörlerine ihtiyaç duyan HDD ve diğer SSD sistemlerinin aksine,
Violin1010′nun mimari yapısını oluşturan Violin Anahtarlanmış Bellek teknolojisi, maksimum veri koruma performans, yoğunluk ve enerji verimi için RAID Kontrolörünü bünyesinde bütünleşik olarak
barındırmaktadır.

16KB’lik veri 4K’lık bloklar halinde ayrılmakta ve her bir 4K’lık veri farklı RAID grupları üzerindeki farklı modüllere 1K olarak yazılmakta, pariteleri ise RAID grubunu teşkil eden 5. modül üzerinde tutulmaktadır.

Bu mimari ve RAID algoritması verinin en üst seviyede korunmasını sağlamaktadır. Violin 1010 cihazı içindeki 84 modülden herhangi ikisi arızalandığında bile, önce dört adet canlı yedek modüllerden biri otomatik olarak arızalanan modülün yerini almakta ve RAID algoritması ile korunan veri, önce canlı yedek modüllerden herhangi biri üzerine aktarılmakta, RAID grubu birkaç dakika içinde (HDDlerden çok daha hızlı olarak) sistemdeki herhangi bir yedek evrensel modül üzerine otomatik olarak yeniden yapılanmakta ve yapılandırılmadan sonra, arızalı modüller sistem ve programlar çalışırken çıkartılarak yeni modüller ile değiştirilebilmekte (hot swapping) ve canlı yedek modül tekrar eski işlevine geri dönmektedir. Hem HDDler hem de SSD’ler işletim sistemi tarafından fiziksel bir depolama cihazı olarak görülmektedir. Bu nedenle bilgi işlem merkezinin kullandığı hata giderme yazılımına bağlı olarak, HDDler kullanıldığında saatlerce süren veri kurtarma işlemi SSDler kullanıldığında dakikalar içinde tamamlanabilmektedir

7. Bütün SSD’ler aynı performansa sahip

 

Gerçek: Bütün SSD cihazları eşit olarak yaratılmamışlardır. Bir disk kontrol biriminin alınıp , bir NAND flash ile aynı kutuya koyulması başarılı bir SSD elde edilmesini sağlamaz. SSD mimarisinin bir bütün olarak ele alınması gerekir.

Örneğin, kullanılan disk kontrol birimi, NAND teknolojisi ve genel SSD mimarisinin güvenilirlik , ölçeklilik, dayanıklılık, yıpranma dengeleme ve performans üzerinde önemli etkileri vardır. Ancak patenti Violin Memory Inc’e ait olan anahtarlanmış bellek mimarisi incelendiğinde, bu mimarinin neden çok yüksek sürdürebilir “350K read” ve “220K write” performansı gösterdiği, kullanıcılara donanıma yerleşik RAID4 özelliğinin yanı sıra, nasıl daha yüksek kullanılabilir kapasite sağlayabildiği açıkça görülebilir.

8. Sağlanan enerji tasarrufu o kadar önemli değil

 

Gerçek: Gerçek: Solid State Sürücülerde, kullanılan bellek modülleri için önemli olan parametre her GByte için ihtiyaç duyulan enerjidir. Bu nedenle enerji verimi,
bilgi işlem merkezlerindeki sistemlerin toplam sahip olma maliyetini düşürmek için en önemli parametredir. Genel olarak, 3-5 yıllık ömürleri boyunca, donanımların enerji maliyetleri yatırım maliyetlerinin üstüne çıkmaktadır.

Sadece dizüstü bilgisayarlar ve kişisel bilgisayarlar düşünülse bile, HDD’lerle kıyaslandığında “read” işlemleri için SSD’lerin harcadığı enerji yaklaşık %50, “write işlemleri için %30 daha azdır. Bir bilgi işlem merkezinde kullanılan disk dizinleri ve bunların bağlı olduğu sunucular düşünüldüğünde, gerek duyulan sunucu ve disk sayısındaki azalma nedeniyle elde edilen enerji tasarrufu oldukça önemlidir. Buna birde artık gerek duyulmayan bu sunucuların ve HDD’lerin soğutulması için harcanan enerji tüketimi eklendiğinde elde edilen tasarruf %80 seviyelerine çıkmaktadır.

9. HDD veriyi daha uzun süre güvenle depolar

 

Gerçek: HDD’lerin write döngüsü açısından belirlenmiş herhangi bir dayanıklılık limiti olmamasına rağmen, bozulma oranları daha yüksek olup, aniden arızalanabilirler. SSD’lerin dayanıklılığının veya güvenilirliğinin kullanıcılar için bir endişe teşkil etmesi gerekmemektedir. Asıl endişe edilmesi gereken durumun bir HDD veya bir SSD dizini arızalandığında, verilerin ne kadar sürede geri yüklenebileceği ve buna bağlı olarak üretimde ne kadarlık bir kayba uğranacağı olmalıdır.

HDD’lerin çalışma ömrü genelde 3-5 yıldır. Violin Memory Inc. Türkiye’de kendi SSD ürünleri için hem dayanıklılık hem de veri depolama özellikleri için en az 5 yıllık bir garanti vermektedir.

10. SSD’ler kısa sürede HDD’lerin yerini alacak

 

Gerçek: SSD’lerin performans, toplam sahip olma maliyeti ve güvenirlilik açısından çok büyük avantajları olmasına rağmen, yeni teknolojiye geçişte karşılaşılan bir çok gereksiz endişe, psikolojik ve ihtiyati nedenlerle daha uzun bir süre HDD’ler ile bir arada var olacağı beklenmektedir.

Ancak IDC verilerine göre silikon depolama pazarı inanılmaz bir büyüme göstermektedir. Birkaç yıl içinde silikon depolamanın çok
yaygın olarak kullanılacağı beklenmektedir.

Kaynakça: www.chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

İsrail iPad’in ülkeye girişini yasakladı

Yazar : Fırat Karakuyu | Donanım, Güncel | Cuma 16 Nisan 2010 13:41
http://www.veteknoloji.com/resimler/haberler/20100416085914_gp_670392.jpg

Apple’ın yeni teknoloji oyuncağı iPad’e İsrail’den yasak geldi. Yasağın nedeni olarak iPad’in Wi-Fi teknolojisinin İsrail’in Wi-Fi standartlarına uymaması gösterildi.

İsrael Today’de yer alan habere göre İsrail hükümeti, ABD’de satış rekoru kıran ve bir hafta içerisinde 500 bin satan iPad’in ülkeye girişine yasak getirdi. iPad’iyle birlikte son günlerde İsrail sınırları içerisine girmeye çalışan kişilerin iPad’leri ise ellerinden alındı .

İsrail İletişim Bakanlığı’nın Apple’ın yeni teknoloji oyuncağı iPad’e yasak getirmesinin nedeni ise Wi-Fi teknolojili iPad’lerin ülke çapında bulunan Wi-Fi sinyalleriyle örtüşmemesi ve Avrupa standartlarıyla uyumlu olmaması. İsrail’li yetkililere göre bu uyum sorunu diğer Wi-Fi kullanıcılarının kablosuz internet bağlantılarını olumsuz yönde etkileyebilir.

Hatırlanacağı üzere Apple, bağlantı konusunda standartlara uymadığı gerekçesiyle iPad’i Avrupa, Orta Asya ve diğer uluslararası pazarlara sunacağı tarihi ertelemişti.

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Google ilk çeyrekte kârını yüzde 37 arttırdı

Yazar : Fırat Karakuyu | Güncel, Yazılım | Cuma 16 Nisan 2010 13:40

Google Inc., mali yılını ilk çeyreğinde karını beklentilerin üzerinde, yüzde 37 artırdı. Bunda, reklam gelirlerindeki artışın büyümeyi hızlandırması etkili oldu.

Google, ilk çeyrekte 1.96 milyar Dolar, hisse başına 6.06 Dolar kar etti. Geçen yılın aynı döneminde 1.42 milyar Dolar, hisse başına 4.49 Dolar kar elde edilmişti. Hisse senedi dengeleme maliyetleri göz ardı edildiğinde ise ilk çeyrekte kar hisse başına 5.16 Dolar’dan 6.76 Dolar seviyesine yükseldi.

Analistler ise hisse başına 6.60 Dolar kar bekliyorlardı.

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark
Sonraki Sayfa »
soccerine Wordpress Theme