Sürücü güncelleme uzmanı bedava araç…

Yazar : Zekai Uçan | Donanım, Internet, İşe Yarar Siteler | Pazar 28 Şubat 2010 22:50

Acaba PC’nizdeki donanımlardan hangilerinin sürücülerini güncellemek gerekiyor? İşte bedava çözüm…

Bilgisayarınızdaki hemen her donanım bileşenin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için bir sürücüye ihtiyacı vardır. Bu sürücüler ya Windows ile birlikte yüklenmiş olarak gelirler, ya da kurulum esnasında size verilen CD’sinden yüklenebilir.

Her zaman en güncel sürücü sürümünü kullanmak ise, bilgisayarınızdaki pek çok sorunu ortandan kaldırabilir. Tek sorun her bir donanım bileşenin güncelleme gerektiren sürücüsünü bulmak her zaman o kadar da kolay olmayabilir. Neyse ki bunun da bir kolayı var…

Device Doctor adlı ücretsiz bir yazılım, sizin için sisteminizi tarayıp güncelleme gerektiren tüm donanım bileşenleri tespit edebiliyor. Daha da iyisi, gerekli sürücünün en yeni sürümünü indirmeniz için size yardımcı oluyor.

Programı çalıştırdıktan sonra ilk olarak “Begin Scan” butonuna basmalısınız. Kısa bir süre içerisinde ekranın alt bölümünde güncellemesi bulunan sürücüleri ve yanlarında “Download Uptade” yazılı bir buton göreceksiniz. Bu butona tıklayarak yeni sürücüyü indirebilirsiniz.

Eğer indirdiğiniz sürücü işinizi görmediyse, indirme sayfasının alt bölümündeki ” report an incorrect driver here” bağlantısından bu konuda Device Doctor’u uyarabilir ve başka kullanıcıların da aynı hataya düşmesini engelleyebilirsiniz.

Device Doctor‘u şu adresten indirebilirsiniz. Bu sayfada kurulum gerektirmeyen ve USB bellekten de çalışacak olan “portable” sürümünü de bulabilirsiniz.

Kaynak: www.nedendir.com/bilgisayar/donanim

Popularity: 2% [?]

  • Share/Bookmark

Bilişim Çağında Asla Yapılmayacaklar

Yazar : Zekai Uçan | Güvenlik, Internet | Pazar 28 Şubat 2010 22:44

3G veya 3N’i boş verin; siz cep telefonunu az kullanın, kanser riskini arttırmayın!

Temmuz sonu itibarı ile Türkiye’de düğün dernek başlayacak 3G (3N) yutturmalarına kanmayın. Boş verin; siz hiç meraklanmayın, cep telefonu az kullanın,kanser riskine dikkat edin. Bugünkü sağlık bakanımız bıçak sırtı sigara yasağı konusunda, Çernobil faciasından sonra “Bakın ben de çay içiyorum hiçbir şey olmuyor,” diyecek kadar etik dışı söylemler içinde olan seleflerine göre tarihe geçecek kararlılık göstermiştir. Kendisini saygı ile alkışlıyor ve cep telefonları konusunda da benzer duyarlılık göstermesini bekliyoruz. Amerika kıtasında sigaranın zararlarının 40 sene saklanmış olduğunu öğrendiğimizde hepimiz şaşırmıştık. Evet, belki bugünkü teknoloji ve etik kuramlar ile GSM şebekelerinin zararları pek söz edilemiyor. Şunu bilmelisiniz; ne kadar aksi söylense de, tüm elektro manyetik dalga ışınımları vücudunuzun moleküler hücre yapısını değiştirir ve kanser riskini arttırır. Cep telefonlarını sadece birkaç on saniye kullanın, öyle yaya yaya rahat konuşmayın. Yatarken yatak ucunda tutmayın, hatta evde iken tamamen kapatın. Bir elektro manyetik önleyici kafes etkisi yarattığından, cep telefonunun iletişim kurabilmesi için gücünün otomatik olarak yükselteceği otomobil içinde cep telefonu kullanmayın. Özellikle çocukların ve gençlerin (onların kanser etkisini görebilecekleri daha çok yaşanacak yılları var) cep telefonu kullanımını sınırlandırın.

www.nedendir.com/blog/genel/elektromanyetik-radyasyon.html

Wifi, Wi-Max veya Bluetooth Telsiz hiçbir şey kullanmayın, kanser riskine dikkat!

Tüm elektromanyetik yayılımlar kanser riski doğurur. Sizlere “Zaten her yerde televizyon, radyo..vs birçok yayın var!” diyecekler. İnanmayın! Kanser riski elektromanyetik yayılım yapan cihazın (verici halindeki radyo dalgası telsiz yayılımı) size yakınlığı ile orantılıdır. Yani kulağınıza götürdüğünüz bir cep telefonunun 5.000 Watt yayın yapan ama belki de 10 km uzaktaki bir televizyon vericisi ile karşılaştırılması ve “sorunsuz” bulunması yutturmacadır. Bu sebeple evinizde, yatak odanızda WiFi, WiMax, telsiz telefon dâhil hiçbir yayın cihazı bulundurmayın. Bluetooth kulaklık ile sürekli takıp dolaşmayın. Kanser etkisi telsiz cihazının beyninize ve diğer organlarınıza yakınlığı ve maruz kaldığınız süre ile de orantılıdır. Bu sebeple gençlerin ve çocukların riski daha fazladır. Bugün 50-55 yaşındakiler, şu ana kadar maksimum 15-20 sene bu yayılımı aldılar ve belki de 80 yaşına kadar yaşadıklarında vücutlarında kansere yakalanacak kadar radyasyona maruz kalmış ve bozulmuş moleküller pek oluşmayacak ama bugün 2-3 yaşından beri radyasyona maruz kalan günümüz çocukları için ben korkuyorum. Bundan 40 sene sonra “Evet biz bunu biliyorduk ama sakladık,” dediklerinde “vah, vah..” çekmekten başka yapabilecek hiç bir şey kalmaz.

Bilgisayar kullanımını sınırlandırın, “Yeşil” ve markalı ürünleri tercih edin

Kore ve uzak doğuda evinden hiç çıkmadan yaşayan gençler gibi olmayın. Bilgisayarı gerçek ihtiyaçlarınız için özellikle eğitim ve araştırma amaçlı kullanın. Anlamsız Chat odaları veya forumlar yerine Wiki veya Google ile zaman geçirin. Günümüzde yüksek okul mezunu olmanın bile meslek sahibi olmak anlamına gelmediğinin bilincinde olun.

Kendiniz lise eğitiminden itibaren yetiştirin, meslek sahibi olmak için yüzlerce, binlerce imkânı internet üzerinde bulabilirsiniz. Ancak şunu bilin ki bilgisayar da elektromanyetik yayılım yapar. Bu sebeple en azından geceleri Torrent sitelerine erişmeyi bırakıp bilgisayarınızı kapatın.

Bildiğiniz gibi 30 Mayıs tarihinden itibaren elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılması (RoHS, kurşunsuz üretim) yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Bilişim sektöründe özellikle Çin’den yapılan ithalatlarda bazı ürünlerin bu yönetmeliğe uymadığını görmekteyiz. Bu sebeple özellikle “Yeşil” ürünleri, üzerinde RoHS damgası bulunan ürünleri tercih edin.

Türkiye’ye has övündüğümüz bilişim markaları bulunmaktadır. Bunlardan ayrı olarak Çin’de üretilen ve hiçbir standarda uymayan, elektriksel özellikleri ve güvenlik kriterleri çok kötü Türkiye’de markalanmış ucuz ürünleri tercih etmeyin. Bunlar hem RoHs ve EMI açısından hem de diğer elektriksel özelliklerinden dolayı güvenli olmayabilir. “Ama dedelerimizin kullandığı her donanım kurşun veya bakırdı?” palavralarına kanmayın, dedelerimizin hücreleri bu kadar yoğun radyo dalgası ışınımına maruz kalmıyorlardı.

Televizyonunuz da dâhil tüm elektrik ve elektronik cihazlarını kullanmadığınız zaman stand-by değil kapalı tutun. Enerji üretmek için doğayı kirlettiğimizi hiç unutmayın.

İngilizce, Almanca, Fransızca hangisini öğrenmeliyim?

Bu da, çağımızın ÖSS aldatmacasından sonraki en büyük palavrasıdır. Siz Türkçeyi öğrenin. En önemli dil kendi dilinizdir. Gençlerin fare yerine klavyeyi daha çok kullanabildiği günleri görmek isterdim. Klavye kullanmak üretmektir; tıklamak ise tüketmek.

Almanca, Fransızca, Rusça veya Çince hepsi boştur. Artık yabancı dil bilmek diye bir konu kalmadı. Dünya’da sadece iki dil var. Birincisi anadiliniz ve diğeri İngilizce. Bilişim çağında diğer dilleri “öğreniyorum” diye çabalamak anlamsızdır. “Çok büyük Alman şirketlerinde çalışırsın,” önermesi tam anlamıyla palavradır. Bu şirketlerde çalışan insanlar aynı zamanda İngilizce de bilirler. Uluslar arası hukuk..vs. Siz sadece Fransızca yazılmış herhangi bir uluslar arası anlaşma biliyor musunuz? İngilizceyi internet üzerinden öğrenebilirsiniz. Yeter ki gayret edin ve çalışın. Öğrenmeyi şiar edinin.

İnternette E-Posta ve benzeri iletişimlerinizde özgün bir form geliştirin

İnternet üzerindeki tüm yazışmalarınızda kendinize özgü bir form geliştirin. Hiçbir zaman hiçbir ortamda anlamsız avatar veya nick name kullanmayın. İnternet üzerinde kendi imzanızla hiçbir anlamsız resim, bilgi sözcük bırakmayın, yarın bunlar dönüp sizi bulacaktır. İnternet üzerinde düzgün Türkçe ve doğru imla kuralları ile yazışın. Mutlaka mektuplaşma kurallarına uyun. İnternetin gevezelik edilen, ufak tefek çatışmaların yaşandığı, boş lafların, düşüncelerin bol keseden konuşulduğu bir ortam olduğunu sanmayın. FaceBook’a yüklediğiniz her içeriğin bile yarın bir başka ortamda önünüze geleceğini bilin. IP adresleri ve MAC Adresleri (Ethernet kartının fiziksel adresi) ile Dünya’nın neresinde olursa olsun kim olduğunuzun bulunabileceğini bilin. İnternet farklı bir yaşam biçimidir, aynen gerçek hayattaki gibi orada da bir benliğiniz vardır. Yüksek okul mezunu gençlerin yazışmalarda cümle kuramamaları, bazen isim soyadı bile belirtmeden mesaj göndermeleri gerçekten üzücüdür.

Bilgisayarın başına oturduğunuz Dünya’nın sizin etrafınızda döndüğü sanısına kapılmayın. Yazışmalarınızda önünüzdeki tuşlar ile sadece bilgisayarla konuştuğunuzu sanmayın. Bu mesajı okuyacak karşınızdaki bir insandır. Üstelik mimiklerinizi, yüzünüzdeki anlamı göremeyeceğinizden sizi anlaması da daha zordur. Öncelikle alçak gönüllü olun, hiçbir şekilde kendinizi abartmayın, mesaj gönderdiğiniz insanın okuyabileceği uzunlukta açık seçik ve net anlatın. İnternette hikâye anlatmanız belki sizi mutlu eder ama gerçekte mesajınızın değerinizi düşürür. Kesinlikle nazik olun ve karşınızdakini küçümsemeyin. Hakaret etmeyin; bir insanın yüzüne doğrudan söyleyemeyeceğiniz hiç bir şeyi yazmayın. İnternet erişimi vazgeçilmezdir, mutlaka e-posta kapasitenizin yüksek olmasını (her mesaj için en az 10MB) sağlayın. E-Posta adreslerinizi sık sık değiştirmeyin ve mutlaka tüm e-postalarınıza bakın. Eğer her gün veya en azından iki günde bir bakamayacağınız adres varsa bunu mutlaka kapatın. Bazen iş ilanlarımıza bir hafta sonra cevap veren gençleri görüyor ve üzülüyorum.

İnternet ortamında güven ve itibar; Sosyal Ağlar

ahmet.saki@hotmail.com gibi isim ve soyadınızla açık ve net e-posta adreslerinden internet ortamına erişerek öncelikle insanlar üzerinde güven yaratın. İnternet ortamlarında güven ve itibarı biriktirin. Yarın bunlar size lazım olacaktır. Eğer mesleğinizi seçmeye yakınsanız mümkün olduğunca çabuk yaratıcı Alan Adı (Domain Name) bulun ve satın alın. Örneğin www.anneyiz.biz sizce de çok yaratıcı değil mi? Hiç olmadı; www.ahmet-saki.com gibi isminiz ve soyadınız ile alan adı satın alın.

Web 2.0 ile internetin artık konservatif kapalı bir kutu olmaktan kurtulduğuna dikkat edin. Bu akım ile daha da yaygınlaşacak sosyal ağların iletişim ve etkileşimi üst düzeye çıkarmasını, inanılmaz bir potansiyel güç teşkil etmesini göz önüne alın. Gelecekte içinde bulunabileceğiniz etkili kurumsal iletişim için sosyal ağların kullanımı ve halkla ilişkilerin yaşadığı değişim sürecini izleyin. Sosyal Ağlarda özgün bir mevki edinmeye çalışın. Bilgi ve becerilerinizi dogmatik fikirlerden arındırarak paylaşın. İnsanlara yol gösterin ve karşılıksız yardımcı olun. Unutmayın teknoloji kendimizden yarattığımız bir doğadır.

“Bilmiyorum” kelimesini unutun

Çalıştırdığım elemanlara ilk öğrettiğim kuraldır. Onlara “Ben size ameliyat yapacaksınız bile desem, cevap olarak bana -bilmiyorum- diyemezsiniz,” şeklinde öğütler veririm. Çağımızda “bilmiyorum” demek bence “Evet ben aptalım, öğrenemem” demek gibi bir cevap. En azından “öğrenmeye çalışırım” cevabını seçin. Günümüzde neyi kimin ve ne kadar bildiğini hayal bile edemezsiniz.

Öğrenmeyi öğrenin. Bilişim çağında mutlak bilginin değeri gittikçe düşmekte, ihtisaslaşmış insanların derin bilgi ve tecrübesi bunun yerini almaktadır. Önemli olan mesleğinizde kazandığınız gerçek bilgi ve tecrübedir. “Yüksek okul mezunları iş bulamıyor,” gerçek bir yutturmacadır. Doğrusu “Biz o kadar çok yüksek okul açıyoruz ki, seviyeyi tutturamıyoruz. Buradan mezun olanlar iş bulamıyorlar,” olmasın? Bu sektörde birçok iş sahibi işletmeci dostum ve arkadaşım var, hemen hepsi bir şekilde eleman bulmanın zorluğundan bahsetmişlerdir ve halen sürekli benden “iyi eleman” talep ederler. Nasıl oluyor?

Kendinizi yetiştirmeniz esastır. Donanım ve yazılım için http://www.darkhardware.com veya http://www.hardwaremania.com/ internet sitelerini http://www.chip.com.tr/ gibi bilişim dergilerini takip edin. Dünyanın en iyi mühendislik üniversitelerinden Berkley’in 2000 yılından beri tüm gerçek derslerinin videolarına koşulsuz erişilebildiğine inanabiliyor musunuz? Şahsıma ve çalıştığım STK’lara ait internet sitelerinde bile 53.000 sayfa bilgi, 350-400 eğitim videosu, sesli/videolu ders sunumları, simülatörler… vs var. En önemlisi ve bence aslında acıklısı bundan 2 yıl önce günde 12.000 kişinin ziyaret ettiği eğitim sitelerimize bugün artık sadece günde 8.000 kişi giriyor.

Okuyun! Kitap okuyun, okuyan insan konuşmasını öğrenir, okuyan insan yazmasını öğrenir, üretmesini öğrenir. En önemlisi okuyan insan düşünmesini öğrenir. Dogmatik düşüncelere karşın analitik düşünme; çağımızın en önemli çelişkisi.

Teknolojiye gereksiz yatırım yapmayın

28 senedir bu sektörde aslında genellikle “satıcı” rolünde gözükmeme rağmen insanlara “Hayır bunu satın almayın, bu kadar para harcamayın,” demekten dilimde tüy bitti. Hep aynı örneği vermişimdir; bundan 10 sene önce 4.3GB bir hard diskin MB (Mega Byte) başına fiyatı 9 centti. Bugün bundan 232 kez büyük bir Tera Byte hard diskin MB başına fiyatı 180 kez daha azdır. Herkes size 18 ayda bir, yongadaki yarı iletken bileşenlerin sayısının 2 katına çıkacağını öngören şanlı Moore Kanunundan bahseder. İşte bu da benim kanunum; bilişim sektöründe 18 ayda bir teknolojik ürünlerin fiyatı yarıya iner. Siz sadece o gün ihtiyacınız olan kapasitede ve performansta teknolojik ürünler satın alın; paranızı sokağa atmayın, nasıl olsa belki de sadece bir sene sonra yarı fiyatına hem daha hızlısını hem de yenisini alabilirsiniz.

BKM’ye inanmayın, siz herkese banka şifrenizi verin! (Güvenlik)

Bu yazıyı okuyan gençlerimizin yüzeysel BKM reklamlarına nasıl güldüklerini biliyorum. Gençlerimizden hiçbiri bunu yapacak kadar aptal değildir. Güvenli konusu bu değildir, gençlere hitap etmeyen “güvenlikten” değil, ben size biraz gerçek Bilişim Güvenliğinden bahsedeceğim.

Merak etmeyin size virüslerden, kurtçuklardan, Truva atlarından veya arka kapılardan bahsedemem. Bu konuda ihtisas sahibi değilim. Öncelikle Bilişim Güvenliğinin ne olduğunu daha iyi kavrayabilmek için bunların hepsini bu dokümandan öğrenin.
( http://www.tbd.org.tr/webler/kamubiby/diger/BG2-2006.doc )

Benim önerilerim daha güncel ve basit. Öncelikle DEL tuşuna basarak bir şeyleri gerçekten sildiğinizi ummayın. Çöp kutusunu boşaltsanız bile birçok bilgi istendiğinde geri kazanılabilir. Bilişim çağında istenmeden elde ettiğimiz spam mesajların siz silseniz bile bazen bilgisayarınızda kalabileceğini bilin. İşletim sistemleri ve hard diskler bilgileri kayıt ederken ve silerken kullandıkları mekanizmalara tüm eski veri byte’larının tek tek sıfırlanması anlamında değildir. Bunu gerçekten böyle yapan, yani her bir hücreyi sıfır veya boşlukla doldurarak gerçekten silen (kazımak da denilebilir) özel programlar vardır. En olmadı; siz sık sık olmasa da arada bir hard diskinizde defragmantasyon (yeniden biçimlendirme) yapın. Bu işlem hard diskinizde rastgele silinen dosyaların oluşturduğu bütünlüğü tamamlayacak (tabii ki atık dosyaları da bir miktar silecek) ve sizi hızlandıracaktır.

e-Postaların birçoğu resimleri mesaj ile birlikte göndermemekte, mesaj açılınca bir sunucudan resimlerin yüklenmesi seçeneğini içermektedir. Kurumlarda, sunucu üzerinden erişilen internet ortamlarında, spam e-postaların bile sistem odanızdan sizin anlamsız sitelere girdiğiniz şeklinde bir izlenim yaratabileceğini bilin ve sistemden sorumlu yöneticileri siz uyarın. Spam mesajların size kadar gelmemesini sağlamak onların sorumluluğundadır.

STK’ların tüm karşı çıkmalarına rağmen internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki çıkan 5651
( http://bt-stk.org.tr/k5651.html ) nolu kanunu mutlaka dikkatle okuyun. “Ben amatör bir kullanıcıyım, beni ne ilgilendirir,” demeyin. Örneğin bir blog siteniz var ve bir blogcu olarak internette içerik üretiyorsanız bu sizi kanunda bahsedilen şekilde içerik sağlayıcı yapar ve kimliğinizi gizleyemezseniz, gizlerseniz 2.000.- TL’den den 10.000.- TL’ye kadar para cezasına çarptırılabilirsiniz.

Madde açık “İçerik, yer ve erişim sağlayıcıları, yönetmelikle belirlenen esas ve usuller çerçevesinde tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak bulundurmakla yükümlüdür.”

Yine 5651 nolu yasaya göre şirketler kullanıcılarının yasaklı sitelere girmesini engelleyecek tedbirleri alması gerekiyor. Meali şudur; küçücük işletmenize bir misafir geldi, Wireless erişimi sağladınız öğünerek, makinesini açtı ve yasaklı bir siteden kendisine spam bir mesaj geldi. Eğer siz kendi iç ağınızda (Wireless erişimini siz sağladınız; unutmayın) her bilgisayarın MAC adresi ile hangi tarih-saat aralığında hangi IP adresine sahip olduğu bilgisini tutmaz iseniz, polis Baykal’ın şoförüne gösterdiği toleransı size göstermeyebilir. 5651 numaralı yasayı ve eleştirileri okuyun.

P2P, Peer-to-peer iletişime dikkat edin. Aslında bilgisayarları savunması kılan en kötü durum P2P yazılımlardır. Gençlerin bunun bilince olduklarına eminim. İnternet üzerinde %100 güvenlikten bahsetmek gerçekten zordur. Ancak bir yandan da tehlikelerin büyük bir çoğunluğunu bertaraf etmek de bir o kadar kolaydır. Bilişim Çağında gençlerin banka şifreleri girerken neden tuş takımını kullanmamaları gerektiğini, herhangi bir siteyi gezerken aktiveX süreçlerini, internet üzerinden gördüğü her dosyayı yüklememeleri gerektiğini bildiklerine eminim.

Veri korunması ve kişisel bilgilerin gizliliği yanında sizlere telif haklarının korunmasından da bir miktar bahsetmek istiyorum. Her beğeniniz fotoğrafı kendi sitenize almayın. Telif hakkı üzerine odaklanmış ve bunu bir gelir kapısı olarak gören çeşitli “hukuk” büroları şahsen beni bile her sene en az 2-3 kez savcılığa taşımaktadır. Telif hakkı olabilecek her fotoğrafı kendi bilgisayarınızda tekrar işleyin ve fotoğraf içeriği içine gömülen bilgileri mutlaka gözden geçirin. Nasıl mı yapacaksınız? “Bilmiyorum” diyorsanız tüm okuduklarınızı unutun.

Çizgi Elektronik – Niyazi SARAL

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark

Programı boz 500 TL kazan

Yazar : Zekai Uçan | Güncel, Güvenlik | Pazar 28 Şubat 2010 22:37

Arf Teknoloji’den hodri meydan. Antikor UGS ile korunan programları bozana 500 TL ödül.
Arf Teknoloji, yaklaşık bir yıldan beri satışını yaptığı Antikor UGS Genel Sürümü ile korunan bir programı ister sanal ortamda dolaşan virüsler ile isterseniz kendi geliştireceğiniz virüsler ile bozabilene bugüne kadar hiçbir güvenlik yazılımının yapmadığı/yapamadığı bir kampanya ile 500 TL ödül verecek.

antikor UGS

KURALLAR NELERDİR?

Yapılan işlemin her aşaması herhangi bir ekran kayıt programı ile video şekline getirilmelidir.

Geliştirilen yöntemin uygulandığı ve Antikor UGS ile korunan program da Arf Teknoloji’ye verilmek zorundadır.

Antikor UGS tarafından korunan uygulamaya karşı geliştirilecek yöntemlerde şu kurallar göz ardı edilemez:

Söz konusun programa karşı geliştirilecek yöntemler virüs özelliği taşımalıdır, yani Antikor UGS ile korunan programın olağan çalışma şeklini virüs özelliği taşımayan şekillerde bozamaz, silemez, değiştiremez ve tahrip edemezsiniz.

Değerlendirilmek için yapılan çalışmanın kaynak kodları dahil olmak üzere istenilen ilgiler Arf Teknoloji’ye verilmek zorundadır.

KATILIM ŞARTLARI NELERDİR?

TC Vatandaşı olmak ve 18 Yaşından gün almış olmak.

Antikor UGS Genel Sürüm’e sahip olmak ve bunu faturası ile belgeleyebilmek.

KATILIM SÜRESİ NE KADARDIR?

Bu kampanya 01.03.2010 tarihinde başlayacak 01.04.2010 tarihinde bitecek olup 1 aylık süreyi kapsamaktadır.

DEĞERLENDİRME SÜRESİ NE KADARDIR?

Değerlendirme süresi kampanya bitiş tarihinde başlayacaktır. Katılım sayısına göre sonuçlar en az 1 en çok 6 hafta içerisinde açıklanacaktır.

HANGİ DURUMLARDA ÖDEME YAPILMAZ!

Kullanılan yöntemlerin birbirine benzerliğinin olması durumunda ödeme yapılmaz.

Guruplara ödeme yapılmaz.

Belirtilen kuralları ve şartları yerine getirmeyenlere ödeme yapılmaz.

ÖDEME NASIL YAPILACAKTIR?

Ödeme fatura sahibinin banka hesabına 5 iş günü içerisinde yatırılacaktır.

ANTİKOR UGS VE YENİ NESİL GÜVENLİK YAZILIMLARI

Yeni nesil güvenlik yazlımlarının öncüsü olan Antikor UGS programımının tüm niteliklerini, çalışma mantığını, kurulum ve programları koruma videosunu sitesinden inceyebilir, Antikor UGS konusunda fikir, görüş ve sorularınızı telefon ve e-posta yolu ile Arf Teknoloji‘ye bildirebilirsiniz.

Kaynak: gelecekonline.com

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark

Sandboxie 3.36

Yazar : Zekai Uçan | Yazılım, Yazılım İnceleme | Cumartesi 27 Şubat 2010 22:51

Sadece 550Kb boyutunda olan SandBoxie programını çok seveceksiniz. Bir nevi özelleştirilmişdeep freeze görevi gören bu uygulama ile artık program kurmaktan veya denemekten korkmayacaksınız.

Sadece 550Kb boyutunda olan bu programı çok seveceksiniz. Sandboxie, uygulamalarınızı sandbox adlı adı verilen özel bir alanda çalıştırmaktadır. Sandbox içinde çalıştırılmış uygulamalar, bilgisayarınızda değişiklik yapamaz veya bilgisayarınıza zarar veremez. Sandboxie kullanarak yeni uygulamaları yükleyebilir ve test edebilirsiniz.

+ İnternet adreslerini Sandbox’lı veya Sandbox’sız olarak açabilirsiniz.
+ Çalışan uygulamaları sadece sürükle bırak yaparak Sandbox’da çalıştırabilirsiniz.
+ Programların kurulum paketlerini sanbox içine sürükleyerek kurulumu test için gerçekleştirebilirsiz.
+ Birden fazla Sandbox alanı oluşturabilirsiniz.

Programın en avantajlı özelliklerinde bir tanesi Türkçe dil desteği sunması ve ücretsiz olması diyebiliriz.

Programın resmi sitesi : sandboxie.com

Kaynak : sorunlab.com

Popularity: 3% [?]

  • Share/Bookmark

Deep Freeze Standart

Yazar : Zekai Uçan | Temel Bilgiler, Yazılım, Yazılım, Yazılım İnceleme | Cumartesi 27 Şubat 2010 22:35

Boyut: 5.91 MB
Dil: Ingilizce

Programin Özellikleri;

Deep Freeze ile bilgileriniz artık asla bozulamayacak. %100 korunarak herzamanki gibi kalacak. Programı ilk kurduğunuz gün veya programı aktif olarak başlattığınız andan itibaren her ne yapılırsa yapılsın resetleme sonrası bilgisayar ilk halini alıyor. Temiz ve sorunsuz bir sistemi o şekilde dondurduğu için; virüs, worm veya yalnışlıkla silinen bir sistem dosyası bilgisayarlarınıza zarar veremez.

Ayrıca tek sürücünüz varsa ve bazı depolamanız gereken dosyalar varsa program sanal bir sürücü açarak ve o kısma dokunmayarak gerekli dondurma işlemine devam ediyor ve bu da size büyük bir kolaylık sağlıyor.

Kısacası Deep Freeze; saldırı ve program bozulmalarına karşı kesin çözüm. Deep Freeze bilgisayar konfigurasyonunu korur ve ilk haline kolaylıkla getirir. Kullanıcı ne tür bir işlem yaparsa yapsın, bilgisayar sadece kapatılıp açılarak ilk haline alınabilir. Bu sayede bakım maliyetleri çok düşer ve hatta kalmaz. Virüs ve zararlı programlardan bağımsız bir ortam elde edilmiş olur.

Beş milyonun üzerindeki kullanıcısıyla Deep Freeze, tümleşik Windows korumasında sınırsız örnekleri ile kayıtlara geçmiştir. Deep Freeze, ağ yöneticilerine desktop işlemlerinde kolay, %100 başarı sağlar ve yazılım teknik desteğini en aza indirir. Deep Freeze, saldırıya karşı tamamen savunmasız bilgisayarı anında korur ve başlangıç konfigürasyon ayarlarını muhafaza eder. Kullanıcı bilgisayarda ne değişiklik yaparsa yapsın, tüm değişiklikleri yok etmek ve bilgisayarı eski durumuna almak için tekrar başlatmak yeterlidir. Bilgisayar ortamı artık yönetim ve bakımda daha kolaylaşır, ve pahalı bilgisayar bileşenleri %100 kapasitede çalışabilir. Sonuç, tamamen korunmuş ve paralel ağ; virüslerden ve istenmeyen programlardan bütünüyle uzak bir ortam.

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark

Herkes İçin 90 Adet Açık Kaynak Kod Yazılım

Yazar : Zekai Uçan | Yazılım İnceleme | Cumartesi 27 Şubat 2010 22:33

Yüzlerce Open Source (Açık kaynak kod) yazılım içerisinden derlenmiş. Her kullanıcının işine yarayacak uygulamalar.

  1. Windows Vista işletim sistemi yerine Pardus veya Ubuntu işletim sistemi
  2. Internet Explorer tarayıcısı yerine Firefox,OperaK-Meleon ya da Google Chrome

Ofis Yazılımları

  1. Microsoft Office yerine OpenOffice
  2. Mactopia yerine NeoOffice:

Ofis Araçları

  1. MathWorks MATLAB yerine Scilab
  2. Microsoft Access yerine Kexi
  3. Microsoft Word yerine OpenOffice Writer
  4. Microsoft Excel yerine OpenOffice Calc
  5. Microsoft Visio yerine Dia

Verimlilik

  1. Blackboard yerine Moodle
  2. Box yerine Cabos
  3. Microsoft Project yerine Open Workbench
  4. Mindjet yerine FreeMind

Grafik Yazılımları

  1. Adobe Illustrator yerine Inkscape
  2. Adobe PhotoShop yerine GIMP,Paint.Net
  3. Adobe Premiere yerine Avidemux
  4. AutoCAD yerine Archimedes
  5. Microsoft PowerPoint yerine OpenOffice Impress
  6. Microsoft Paint yerine Tux Paint
  7. TruSpace yerine Blender 3D

Web Editörleri

  1. Adobe GoLive CS2 yerine Mozilla SeaMonkey
  2. Adobe Dreamweaver yerine NVU
  3. Macromedia Flash Professional yerine OpenLaszlo
  4. Microsoft Frontpage yerine Bluefish
  5. Windows Notepad yerine ConTEXT
  6. Altova XMLSpy yerine XML Copy Editor

Yayıncılık

  1. Adobe Acrobat yerine Sumatra pdf diğer alternatif Foxit Reader. Pdf oluşturmak için de PDFCreator
  2. Adobe Framemaker yerine DocBook
  3. Microsoft Publisher yerine Scribus

İletişim

  1. AIM yerine Pidgin
  2. FeedDemon yerine RSS Bandit
  3. Microsoft Live MSN Messenger yerine aMSN
  4. Microsoft Outlook yerine Thunderbird
  5. Skype yerine Wengophone

Medya

  1. iTunes yerine Songbird
  2. Nero Burning Rom yerine K3b
  3. Quicktime yerine Darwin Streaming Server
  4. TiVo Desktop yerine Galleon.tv
  5. Windows Media Player yerine Miro ve Media Player ClassicVLCSMPlayer,MPlayer,Miro,GOM Player

Yardımcı Yazılımlar

  1. CuteFTP yerine FilezillaWinScp
  2. iBackup yerine ZManda
  3. Norton Ghost yerine Partition Image
  4. Rational Purify yerine Valgrind
  5. WinZip yerine 7-Zip

Güvenlik

  1. Kaspersky Anti-Virus Personal yerine Winpooch
  2. McAfee VirusScan yerine ClamWin
  3. Norton Personal Firewall yerine WIPFW

Finansal

  1. Authorize.net yerine OpenSSL
  2. Microsoft Money (Plus) yerine TurboCash
  3. Quickbooks yerine Compiere

Diğerleri

  1. Winrar yerine 7-Zip
  2. Tekir: Ticari Otomasyon Yazılımı
  3. MediaPortal: Multi Medya Merkezi
  4. VirtualDub : Video işleme
  5. Apache HTTP Sunucusu
  6. Joomla: Herkes için İçerik Yönetimi
  7. Drupal: İçerik Yönetimi
  8. Muhasebeci: Muhasebe Programı
  9. Audacity: Ses İşleme – Eeklentileri için tıkla
  10. NotePad++:Metin editörü
  11. Turquaz: Muhasebe yazılımı
  12. KeePass: Parola yöneticisi
  13. Eeeubuntu: Netbookve Notebooklar için işletim sistemi
  14. MindManager yerine XMind
  15. Xbox Media Center: Film, müzik ve fotoğraf yönetimi
  16. PortableApps Suite
  17. XAMPP
  18. MediaCoder: Converter
  19. AssaultCube: CounterStrike tarzında bir FPS oyunu
  20. ]project-open[: Proje Yönetimi ( Bilgi için http://www.project-open.org )
  21. Vnc2swf ve ScreenCopy :Ekran yakalama
  22. Virtual Desktop: Sanal Masaüstü
  23. VirtualBox: Sanal bilgisayar
  24. Winamp yerine Songbird
  25. ModSecurity: Açık Kaynaklı Web Uygulama Firewall
  26. Flex SDK
  27. Editpad: Metin editörü
  28. FreeBurn-InfraRecorder : CD/DVD Yazma
  29. TightVNC: Uzaktan erişim aracıdır
  30. Art of Illusion: Üç boyutlu modelleme
  31. Wireshark: Ağ analiz
  32. SMFPhPBBMyBB
  33. Free Download Manager ve Orbit Downloader : İndirme yöneticisi
  34. Clonezilla: Yedek alma aracı
  35. LimeWire: Başarılı bir p2p yazılımı
  36. Azureus: Torrent istemcisi
  37. AxCrypt: Dosya şifreleme
  38. SmillaEnlarger: Resimlerinizi bozmadan büyütmenizi sağlayan güzel bir yazılım
  39. Sunbird: Masaüstü takvim uygulaması
  40. Picasa: Google’ın Albüm,Düzenleme v.s. yazılımı

Daha fazlası için:sourceforge.net

Kaynak : http://www.gelecekonline.com/metin/herkes_icin_70_adet_acik_kaynak_kod_yaziliml-2759

Popularity: 3% [?]

  • Share/Bookmark

Sapphire 4GB GDDR5 bellek kapasiteli Radeon HD 5970 hazırlıyor

Yazar : Halil İbrahim | Güncel | Cuma 26 Şubat 2010 22:31

Nvidia’nın Fermi tabanlı yeni nesil ekran kartlarına karşı AMD’nin de özel tasarımlı Radeon HD 5970 modelleri için üreticilere yeşil ışık yaktığından daha önceki haberlerimizde bahsetmiştik. Bu konuda ilk adım Asus cephesinden gelmiş ve firma 850MHz GPU, 4800MHz bellek saat hızlarına sahip özel tasarımlı Radeon HD 5970 Ares modelini CeBIT 2010 fuarında tanıtacağını açıklamış hatta karta ait ilk görseller de gün ışığına çıkmıştı. Asus’dan sonra özel tasarımlı Radeon HD 5970 çalışmasına giren bir diğer üreticinin de Sapphire olduğu belirtiliyor. Henüz firma tarafından resmi herhangi bir açıklama yapılmış olmasa da 2 – 6 Mart tarihlerinde Hannover, Almanya’da düzenlenecek CeBIT 2010 fuarında, Sapphire’in 4GB GDDR5 bellek kapasitesine özel tasarımlı yeni bir Radeon HD 5970 modelini tanıtacağı bildirilmekte.

Saat hızları ve tasarımı hakkında henüz resmi herhangi bir açıklamanın yapılmadığı yeni model hakkında merak edilen detayların, önümüzdeki hafta içerisinde netliğe kavuşması bekleniyor.

Kaynak: http://www.donanimhaber.com

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark

Microsoft, XP’den desteğini çekiyor

Yazar : Zekai Uçan | Windows | Cuma 26 Şubat 2010 14:44

Windows Server 2000, Windows 2000 Professional ve Windows XP Service Pack 2 işletim sistemlerini kullananlara verilen destek 1 Temmuz 2010 itibarıyla sona eriyor.
Microsoft, kullanım süresi 1 martta dolan Windows RC’yi kullananları uyardı. Windows 7 RC ile çalışan bilgisayarlar 1 marttan itibaren artık 2 saatte bir sistemi yeniden başlatacak.
Ekim ayında pazara sunulan Windows 7 işletim sisteminin piyasaya çıkmadan önceki son deneme sürümü Release Candidate (RC) için kullanıcılara tanınan süre 1 martta doluyor. Microsoft, Windows 7 RC kullanıcılarının sıkıntı yaşamaması için tam sürüm işletim sistemine geçmelerini öneriyor.
Öte yandan Microsoft;un bazı eski işletim sistemi sürümleri için kullanıcılara tanınan yasal destek süreleri de
zaman aşımına uğruyor: Windows Server 2000, Windows 2000 Professional ve Windows XP Service Pack 2 işletim sistemlerini kullananlara verilen destek ise Temmuz 2010 itibarıyla sona erecek.
Bu tarihten itibaren söz konusu işletim sistemleri için güncellemeler ve güvenlik yamaları gibi destekler kesilmiş olacak. Buna karşılık Microsoft tarihinin en uzun süre desteklenen işletim sistemi olan Windows XP SP 2 kullanıcılarının Windows XP Service Pack 3;e yükseltmeleri durumunda kendilerine tanınan destek süresi 2014 yılına uzatılabilecek.

Popularity: 3% [?]

  • Share/Bookmark

Aman Dikkat ! USB Diskler Virüs Saçıyor !

Yazar : Erdi | Güncel, Yazılım, İpucu | Cuma 26 Şubat 2010 14:41

 Kişisel bilgilerden hesap numaralarına büyük bir veri hazinesi haline gelen sanal ortamda artık bilgisayarları çökerterek işlevsiz hale getiren virüsler yerine, söz konusu bilgileri kopyalayan casus yazılım solucanlar cirit atmaya başladı.

Dünyanın önde gelen antivirüs yazılım şirketlerinden ESET, 2010 yılı ocak ayında dünyada en yüksek karşılaşılan tehdidin yüzde 9,90 ile “Win32/Conficker” adlı solucan (worm) türü olduğunu açıkladı.

Gelişen teknoloji sayesinde banka işlemlerinden alışverişe pek çok işlemin sanal ortamdan yapılması hayatı kolaylaştırırken, bir çok riski de beraberinde getiriyor. Suç şebekeleri artık, banka soymak yerine hesaplara ulaşmak için solucan denilen casus yazılımları kullanıyor. Söz konusu tehdide dikkat çeken, dünyanın en çok kullanılan antivirüs programlarından NOD32′yi geliştiren yazılım kuruluşu ESET, bilgisayarlara yönelik yeni yılın ilk Dünya Tehdit Raporu’nu yayınladı. ESET’in gelişmiş raporlama ve takip sistemi ThreatSense.Net® analizlerine göre Conficker, yeni yılda da liderliği kimseye bırakmadı.

Conficker, 2009 yılı boyunca zararlı yazılımlar arasında dünyada en yüksek tehdit olma özelliğini kimseye bırakmadı. Bu özelliğini 2010′a da taşıyan tehlikeli solucan, işletim sisteminde bulduğu açık sayesinde geçerli kullanıcı bilgilerine ihtiyaç duymadan sisteme girebiliyor. Conficker bir bilgisayarda çalıştırıldığında, Windows Otomatik Güncelleştirmeler, Windows Güvenlik Merkezi, Windows Defender ve Windows Hata Raporlama gibi sistem hizmetlerini devre dışı bırakıyor. Daha sonra, ek bir yazılım indirip kişisel bilgilere kötü amaçlı kişiler tarafından ulaşılmasını sağlıyor.

ESET, Conficker gibi tehditlerden korumak için sistem yamalarını güncel tutmak, Autorun yani “otomatik çalıştır” özelliğini devre dışı bırakmak ve paylaşılan klasörleri sınırlamak gibi bazı basit önlemler ile koruma sağlanabileceğini aktarıyor. ESET ayrıca NOD32 Antivirus 3.0 ve üstü sürümlerin bu virüsü tespit edip temizleyebildiklerini de bildiriyor.

JAVASCRİPTİ DEVRE DIŞI BIRAKIN!

En yüksek tehditler arasında yüzde 7,37 ile ocak ayının ikincisi olan INF/Autorun’ın sıralaması son üç aydır hafif düşüş içerisinde. Bu tehdit çok revaçta olan USB Flash Disk gibi çıkarılabilir aletlerden geliyor. “INF/Autorun” olarak tanımlanan ve kendilerini bu tür ürünlere kopyalayan zararlı yazılımlar, bilgisayarın otomatik olarak devreye girmesi nedeniyle bir anda sisteme yayılabiliyor.

Win32/PSW.OnLineGames da yüzde 6,23 ile üçüncü sırada. Bu türden Truva Atları, oyuncuları hedefleyen phishing saldırılarında kullanılıyor ve çoğunlukla oyunculara ait bilgileri çalabilmek için keylogging bazen de rootkit yetenekleri taşıyor. Çalınan bilgi genel olarak uzaktaki bir saldırganın makinesine yönlendiriliyor.

ThreatSense.Net Ocak ayı sıralamasının iki yeni üyesi var. Genellikle virüslü web sitelerinden bulaşan JS/TrojanDownloader.Agent (yüzde 0,90) sekizinci sırada. Bulaştığı makinelere penceresini kullanıcıdan gizleyerek yeni zararlı dosyalar indiriyor ve kullanıcının haberi bile olmadan bunları çalıştırıyor. Bu türden zararlı yazılımlar başka bir grup zararlı yazılımın indirme ve kurulum safhasını oluşturur.

ESET, bu tür tehditlere karşı kullanıcılara, JavaScripti devre dışı bırakmalarını tavsiye ediyor. Firefox kullanıcıları bu tip siteleri gezerken bulaşma ihtimalini en aza indirmek için NoScript eklentisini rahatlıkla kullanabilirler. Web yöneticileri, eğer mümkün ise sunucularına FTP erişimini sadece kendi bulundukları ülkeden erişilebilecek şekilde kısıtlayabilir ve bu tip saldırıları azaltabilirler.

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark

ICANN nedir?

Yazar : Zekai Uçan | Güncel, Internet | Cuma 26 Şubat 2010 14:40

İnternette sahibi belli olmayan ne kadar çok web sitesi olduğuna inanamayacaksınız…

Tüm dünyada internet alan adlarının bir numaralı kayıt merkezi olan ICANN geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu bir araştırmanın raporunu yayınladı. Rapora göre alan adlarını kaydeden kişilerin çok büyük kısmının gerçekte kim oldukları bilinmiyor. Raporda tüm dünyadaki milyonlarca alan adının sadece %23′ününgerçek kimlikleri ve geçerli bir adres ile alan adı kaydı yaptıkları ortaya çıktı. %77′lik kesim ise ya eksik, ya da yanlış bilgiler ile alan adlarını kaydettirmiş durumda.

Bu durumun yol açabileceği en büyük sorun kimlik hırsızlığı. Alan adını kaydettiren kişinin kim olduğu bilinmediği durumlarda, o alan adının yeniden satışı veya ilgili sitesinde gerçekleşen eylemlerin arkasında kimin olduğunu tespit etmek de neredeyse imkansız. Raporda alan adlarının %48′inin kayıt bilgilerindeşüpheli durumlara rastlanması da bu tehlikenin çok büyük olduğunu gösteriyor.

Alan adlarına zam çözüm olur mu?

Buradaki en büyük ihmal ise ICANN onaylı alan adı kaydı yapan firmaların tarafından gerçekleşiyor. Ellerindeki bilgiler ile kaydı yapan kişilerin gerçek bilgiler girmesini sağlamak yerine, 10 dolar civarındaki satışlarda sürümden kazanmayı hedefleyen firmalar, bu detaylarla uğraşmak yerine kimlik bilgilerini pek kurcalamadan isteyen alan adlarını satıyorlar.

Bunun üzerine şu sıralarda ICANN satış sözleşmesini ve kurallarını yenilemeyi gündemine aldı. Yenilecek sözleşmede hem ICANN onaylı satıcıların bu konuda daha hassas olmaları sağlanacak, hem de alan adı kaydı yapan kişilerin gerçek bilgiler kullanmaları teşvik edilecek.

Diğer bir iddiaya göre ise alan adı kaydının çok ucuz olması bu konuya daha az önem verilmesine neden oluyor. Bu yüzden şu anda tartışılan bir diğer konu ise alan adı ücretlerinin iki katına çıkartılması.

Kaynak: teknoloji.milliyet.com.tr

Popularity: -0% [?]

  • Share/Bookmark
Sonraki Sayfa »
soccerine Wordpress Theme