En İyi Klavyeli Telefonlar

Yazar : kaan | Mobil Dünya | Cuma 4 Haziran 2010 13:26

SMS yazmak, eposta oluşturmak, ya da tarayıcıya adres girmek… QWERTY klavyelere sahip telefonlarla tüm bu metin işlemleri oldukça hızlı yapılabiliyor. Peki ya en iyileri hangileri? Bu sorunun yanıtı ve en iyi 3 modeli makalemizde görebilirsiniz.

Bir süredir cep telefonu piyasasının tek hakimi dokunmatik ekranlı modeller. Fakat konu yazmaya geldiğinde birçoğu yeterince kullanışlı değil. Ayrıca her dokunmatik ekranlı telefon sanal bir klavye sağlamıyor. Veya telefonda bir sanal klavyenin olması bu klavyeyi rahatlıkla kullanabileceğiniz anlamına gelmiyor. Bu konuda kullanıcıların şikayetleri ise çoğunlukla sanal karakterlerin küçük olmasından ve ekranın tepkime süresinin geç olmasından kaynaklanmakta. Ekran kalibrasyonunun doğru ayarlanmaması ve karakterlerin yanlış yazılması da cabası.

Kısacası, telefonda çok fazla yazı yazıyorsanız kesinlikle gerçek bir klavyesi olan bir telefona ihtiyacınız var demektir. Artık QWERTY klavyeli telefonlar servet değerinde değil ve klavyeli giriş sınıfı telefonların fiyatları oldukça uygun.

Konuyla ilgili hazırladığımız galeriden ayrı olarak, sizlere özellikle önerdiğimiz 3 telefonu makalemizin devamında görebilir, en küçük detaylarına kadar incelediğimiz 10 seçkin modele ise galerimizden ulaşabilirsiniz. 

Uygun fiyat arayan ve klavyeyle yazmayı sevenler için Samsung Corby TXT oldukça ideal bir model. Corby TXT, adından da anlaşılacağı gibi meşhur Corby modelinin modifiye edilmiş hali ve tek farkı ise TXT modelinde klavye bulunması denebilir.

Üretici, bu modelde dokunmatik ekran yerine yatay bir LCD ekran kullanmış. Testlerimizde kompakt bir tasarıma sahip olan klavyesine alışmamız çok zaman almadı ve bir süre sonra oldukça hızlı kullanmaya başlıyorsunuz. Yaklaşık 330 TL’lik fiyatıyla tabiî ki içerisinde HSDPA ve yüksek çözünürlüklü kamera gibi güncel yüksek teknolojileri barındırmıyor. Bu nedenle Corby TXT’nin fiyatı oldukça uygun. Ayrıca MP3 çalar ve konuşma seslerindeki kalitesi mükemmel ve telefonun pili de oldukça dayanıklı.

Fiyat: 185$ + KDV

Şayet çok sayıda e-posta yazıyor ve ofis dökümanlarıyla uğraşıyorsanız tercihiniz kesinlikle klavyeli bir telefondan yana olmalı. Nokia’nın iş sınıfı modeli E75, tüm bu işlerinizde en iyi yardımcınız olma kabiliyetine sahip.

Klavye tuşları yeterli büyüklükte ve kolaylıkla kullanılabiliyor. Ayrıca kasasındaki metal kaplama ile hoş bir tasarım ve görünüme sahip. Bunların dışında E75′te iki farklı yönetim modu bulunmakta: Biri işleriniz için, diğeri ise özel yaşamınız için. Her modun ayarları en küçük noktasına kadar ayrıntılı düzenlenebiliyor, farklı profiller oluşturulabiliyor ve birbirinden bağımsız kişi listeleri ve ajandalar ayarlanabiliyor. WLAN, HSDPA, 3.2 MP kamera, GPS, MP3 çalar ve 4 GB hafıza kartı gibi zengin özellikleriyle ödenen paranın karşılığını vermekle birlikte, fiyat & performans açısından baktığımızda önde gelen popüler telefonlar arasında bulunuyor.

Fiyat: 440$ + KDV

Motorola Milestone: Android severlere özel

Daha fazla parayı gözden çıkarıp kullanıcı dostu bir telefon isteyenlere ise Motorola Milestone’u öneriyoruz.

Aslında “kilometre taşı (Milestone)” olan adı da bunu kanıtlar nitelikte. Çünkü Milestone, Motorola açısından dönüm noktası niteliğinde bir model olma özelliğini taşıyor. Şu da bir gerçek: Piyasada Android işletim sistemine ve full klavyeye sahip sadece 3 model bulunuyor. Bunlar T-Mobile G1 (Yurtdışı), LG GW620 ve Motorola Milestone. Ve bu modeller arasında şimdilik sadece LG GW620 Türkiye piyasasında.

Milestone, kızaklı ve gizlenebilir metal kaplama klavyesiyle kaliteli bir görünüme sahip. Tuşlar ise yeterli büyüklükte ve kullanımı gayet kolay. Ayrıca Android versiyonunun 2.1 olması da göze çarpan özellikler arasında bulunuyor. Bu sayede Google App Market’te bulunan 50.000′e yakın uygulamayı rahatlıkla indirip kullanabiliyorsunuz. Bunların dışında dayanıklı batarya, güncel HSDPA, WLAN, 5 MP kamera ve mükemmel bir ses akustiği ile Milestone, klavyeli telefonlar arasında liste başında bulunuyor.

Fiyat: 450$ (Yurtdışı satış fiyatı)

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

HTC Hero

Yazar : kaan | Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:21

HTC Hero

HTC Hero, Google’ın Android işletim sistemi ile cep telefonu kullanımına yeni bir boyut getiriyor.

Microsoft’un mobil işletim sistemi Windows Mobile, ya da yeni adıyla Windows Phone birçok çevreler tarafından kullanışlılık konusunda eleştiriler alırken Google’ın Android, Apple’ın da iPhone OS ile çıkıp gelmesi kimilerinin hayatını kolaylaştırırken kimileri için de tam bir kabus oldu diyebiliriz. Zira kullanıcılar yeni bir telefon ile birlikte kullandıkları bütün yazılımları değiştirmek zorunda kaldılar. Kurulu düzeni bozmak bu esnada bazıları için gayet zor oldu. Fakat yeni aldığınız telefon sizi kendine hayran bırakan özellikleriyle bunu görmezden gelmenizi sağlayabilir. HTC Hero’da bu telefonlardan birisi.


İlk olarak ürünün özelliklerinden bahsedecek olursak artık günümüzde piyasaya çıkan üt uç telefonlardaki bütün özelliklere sahip olduğunu belirtmeliyiz. Bu bağlamda Bluetooth, GPS, 3G, artırılabilir hafıza ve dokunmatik ekran neredeyse standart oldu. Tüm bunlar da doğal olarak HTC Hero’da mevcut. Fakat HTC, diğer üreticilerden farklı olarak kendi teknolojilerini geliştirip bunlara patent alan bir firma.Bu bağlamda Hero’da dikkatimizi çeken en önemli yenilik ürünün trackball’u oldu. Trackball aslında bundan yıllar önce bazı farelerde kullanılan ve imleci bir top vasıtası ile kontrol etmenize yarayan bir teknolojiydi. Fakat Hero’da yer alan Trackball nerdeyse görünmeyecek kadar ufak ve şeffaf olmasına karşın mükemmel bir parmak kavraması sağlayarak telefon menülerinde kolayca gezinmenize olanak tanıyor. Yine bu minik top sayesinde web sitelerinde dolaşmak da diğer telefonlara göre çok daha kolay.

Hero’nun diğer yetenekleri de göz alıcı.3.5mm ses jakı, otomatik odaklama özellikli 5 megapiksel bir web kamera ve zengin içerik desteği de cabası. Bu bağlamda cihazın MP3, AAC (AAC, AAC+, AAC-LC), AMR-NB, WAV, MIDI ve Windows Media Audio 9 biçimli ses dosyalarını oynatabildiğini belirtelim. Aslında bu, cihaz sadece bu biçimleri oynatabilir demek değil. Zira Android, açık kaynak kodlu bir işletim sistemi ve Android Market üzerinde bu işletim sistemi için yazılmış binlerce uygulama mevcut. Bu sayede diğer ses biçimlerini oynatmak istediğinizde gerekli yazılımı buradan indirip kurmanız yeterli. Yani Hero bir bakıma kazılmayı bekleyen maden gibi. Yine ürünün kutudan çıkar çıkmaz oynatabildiği video biçimleri de MPEG-4, H.263, H.264 ve Windows Media Video 9. Tabii ki vide desteği de ek yazılımlar ile artırılabilir.

Cep telefonları artık tamamen bir taşınabilir eğlence ve iş cihazına dönüştükleri için ürünleri telefon özellikleri arka planda kalır oldu. Bu bağlamda Hero’nun pil, konuşma ve bekleme süresinden de bahsetmek gerek. Piyasadaki diğer telefonlar gibi şarj edilebilir Lityum İyon pil kullan Hero’nun pili 1350 mAh kapasitesinde. Bu da cihaza 3G şebekesinde 420 dakikaya kadar, GSM şebekesinde de 470 dakikaya kadar konuşma süresi sunuyor. Yine 3G’de 750 saat bekleme süresine sahip olan cihaz GSM’de 440 saat bekleme süresine sahip.

Hero’nun donanım özellikleri de dikkat çekiyor. Ek hafıza için microSD yuvasına sahip olan ürüne bu sayede 16 GB kapasite ekleyebiliyorsunuz. Bu sayede Hero’yu anında bir iPod’a dönüştürmeniz mümkün zira 16 GB devasa bir müzik arşivi demek. G-Sensörü de bulunan Hero, bu sayede yatay ve dikey kullanıma göre ekranı ve böylece ekran klavyesini de otomatik olarak ayarlıyor ve daha başarılı bir kullanım ve yazma hizmeti sunuyor.

HTC Hero

TEKNİK DETAY TABLOSU
İşletim Sistemi Android
Boyutlar 112 x 56.2 x 14.35 mm (UxGxY)
Ağırlık 135 gram (4,76 ons), pil ile birlikte
Ekran 320 x 480 HVGA 3,2″ Dokunmatik
GSM Bandı 850/900/1800/1900 MHz
Kablosuz Bluetooth® 2.0, IEEE 802.11 b/g

HTC Hero

Sonuç: Google’ın yapmış olduğu Android işletim sistemini kullanan HTC Hero, cep telefonu kavramını yeniden tanımlıyor.

Kaynakça: www.chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Android, iPhone’u geçti

Yazar : Fatih SOYLU | Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:16

Farklı markalarca kullanılabilen Android işletim sistemi, ABD’deki pazar payını artırarak iPhone’u üçüncü sıraya itti.

Google’ın akıllı telefon işletim sistemi Android’le çalışan cihazların pazar payı, ABD’de iPhone işletim sistemini geride bıraktı. Yılın ilk çeyrek sonuçlarına göre Android’li telefonlar pazarın yüzde 28’ini oluştururken, Apple iPhone yüzde 21’de kaldı.

Blackberry telefonlarla gelen işletim sistemi ABD piyasasında yüzde 36 ile ilk sırada yer aıyor. Geçtiğimiz yılın sonuna kadar ülkede ikinci sırada bulunan iPhone, 2007’den bu yana çıkardığı, iki ayrı bellek kapasitesinde 3 ayrı modelle 51 milyon adet sattı.

SadeceiPhone telefonlarla çalışan sistemin aksine farklı markaların modellerinde kullanılan Android, Google’ın kendi geliştirdiği Nexus One telefonun dışında halen 34 farklı cihazda bulunuyor.


Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

En son cep bombası: Droid2!

Yazar : Fatih SOYLU | Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:13

Motorola’nın son bombası: Droid2!

Geçtiğimiz hafta ortalığı sarsan Nokia N8′e, Motorola Droid2 ile yanıt verecek. İşte detaylar…

Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz hafta, merakla beklenen Nokia N8 resmen tanıtıldı. Telefon , sadece kullanıcıların değil, rakip üreticilerin de ilgisini fazlasıyla çekmeyi başardı. Motorola’nın N8′e karşı çıkarmayı planladığı Shadow kod adlı yeni modeli ile ilgili detayların ortaya çıkması, akıllı telefon pazarındaki yeni rekabetin sinyallerini veriyor.

Öncelikle Motorola model ismi olarak Shadow değil, Droid2′yi kullanacak. Daha önce Google’ın Android işletim sisteminin büyük çıkış yakalamasında son derece etkili olan Droid’in ikincisinden Motorola daha da ümitli.

Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olmasına rağmen, Droid2′nin beklenen özellikleri arasında Android 2.2 işletim sistemi, 4,3 inçlik dokunmatik ekran, mini HDMI çıkışı ve 512 MB bellek yer alıyor. Droid2′nin çıkış tarihi ise henüz kesin değil.

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

iPhone’da Flash neden yok?

Yazar : Fatih SOYLU | Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:07

Eski bir soru ama yeni bir cevap: Adobe’nin CTO’su Steve Jobs’u yalandı; hem de ne yalanlama!

Steve Jobs’un bir Flash hayranı olmadığı bilmeyen yok. Jobs, Flash’ı iyi çalışmadığı ve güvenlik sorunlarına sahip olduğu gerekçesi ile beğenmiyor. Fakat Adobe’nin teknoloji yöneticisi Kevin Lynch, Jobs’un asıl gerekçesinin bu olmadığını ileri sürdü. Lynch’e göre tam aksine Flash, iPhone’da çok iyi çalıştığı için yasaklandı…

San Francisco’da düzenlenen Web 2.0 Expo’da konuşan Lynch konuyla ilgili olarak şunları söyledi; “Apple’ın bizimle ilgili sorunu Flash’ın iPhone’da çalışmadığı olarak belirtildi ama çalışıyor. Aslında farklı platformlarda mükemmel şekilde çalışacak Flash uygulamalar yapabilirsiniz ve onların hoşuna gitmeyen de bu”.

Lynch bu yasak üzerine, iPhone’lardaki jailbreak yöntemleri ile Flash’ın telefonda çalıştırılmasını destekleyip desteklemedikleri sorusunu ise şöyle yanıtladı; “Apple yasal oyunlar oynarken, biz teknoloji oyunlar oynayacak değiliz. Apple bizim yaptıklarımızı engellemek için yasal sözleşmesini değiştirdi… Bu farklı bir oyun . Bu şekilde engellenmişken teknolojilik çalışmalar yapmaya devam etmeyeceğiz”.

Lynch ayrıca açık kaynak kodlu sistemlerin Apple’ı sonunda dize getireceğini düşünüyor; “Pek çok firmada meydana gelen yenilikler, tek bir firmada meydana gelenleri gölgede bırakacaktır”.

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

3D Mobil Kamera !

Yazar : Fatih SOYLU | Donanım, Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:04

Sharp Corporation Firması mobil cihazlar için geliştirdiği “3 Boyutlu Kamera” modülünü temmuz ayında seri üretime geçirerek piyasaya çıkaracak.

720p çözünürlüklü özelliğe sahip olacak olan modül ayrıca; Color sync process ( Renk senkronizasyon işlemi), time sync (Zaman senkronizasyonu), optical axis adjustment process (optik eksen uyum işlemi), progressive tarama ve yüksek çözünürlüklü stereoskopik çekim modu gibi özellikleri içeriğinde barındıracak.

Stereoskopik çekim:

Yan yana yerleştirilmiş iki lensin aynı görüntüyü farklı açılardan çekebilmesine ve insan gözüne en uygun 3 boyutlu görüntüyü verebilmesine imkân veren kameralardaki özelliktir.

Progressive Tarama:
Progressive tarama yöntemi; ardışık bir şekilde 720 enine hattı doldurarak bütün resmi bir anda görüntüler. Bu nedenle Progressive tarama Interlaced taramaya göre saniyede iki katı fazla kare görüntüleyerek aynı zaman içerisinde daha zengin görüntü sağlar. Bütün resim için yalnızca bir tarama işlemi yeterli olmaktadır, resimler daha belirgin ve parlak olabilmekte ve genellikle Interlaced tarama sistemlerine atfedilen görüntüde titreşim durumunu ortadan kaldırır.

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

Geçmişten Geleceğe Navigasyon Rehberi

Yazar : Çağlar Güler | Mobil Dünya | Cuma 7 Mayıs 2010 13:00

Cep telefonlarından, otomobillere kadar sayısız cihazda bulunan GPS sistemleri sayesinde artık kaybolmuyoruz. Peki, bu teknolojinin geçmişini hiç düşünmüş müydünüz?

Günümüzde artık standart hale gelen GPS sistemleri sayesinde, artık hiç biryerde kaybolmuyoruz. 10. yılını kutlayan bu teknolojinin geçmişini biliyor musunuz?

1 Mayıs 2000 tarihinde ABD Başkanı Bill Clinton‘ın talimatıyla Global Konumlama Sistemi (GPS) uydularının tam olarak çalışmasına mani olan suni olarak yaratılan gürültüyü kaynağından durduruldu.

Seçmeli kullanırlık olarak da bilinen bu engel, ABD hükümeti tarafından düşman silahlarını engellemek için kurulmuştu ve Clinton’ın GPS‘i Engelleyici Sinyalleri kapatma kararı, mobil uydu navigasyon sistemlerinin uzun zamandır beklenen çıkışı yapmasında etken oldu.

Bu teknoloji nasıl gelişmeli ?

Şu anda tüketiciler için büyük bir kolaylık olsa da navigasyon şirketleri, bu teknolojinin yeteri değeri gelişmediğini düşünüyor. NAVIGON şirketinin geliştirme sorumlusunun konuyla ilgili yaptığı açıklama aslında durumun önemini gözler önüne seriyor.

Yönetici, 10 yılık bir değerlendirme yaptığı zaman uydu navigasyon sistemlerinin büyük bir yol katettiğini ancak teknolojinin hala büyük bir potansiyale sahip olduğunu belirtti.

AB komisyonu tarafından hazırlanan bir rapor ise pazarın geleceğini vurguluyor. 2005 yılında dünya çapında 69 milyar olan uydu navigason pazarı 2025 yılında 236 milyar dolara ulaşacak.

GPS’in geçmişi nedir?

Bill Clinton‘un tarihi kararı üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen aslında bu teknolojinin geçmişi çok daha uzun bir süre öncesine dayanıyor. 40 yıl önce ABD Deniz Kuvvetleri tarafından geliştirilen teknoloji, 1960 yılında uzaya fırlatılan ilk uyduyla birlikte devreye girmiş oldu.

ABD aslında bu teknolojiyi füze saldırılarında daha başarılı olmak için yapmıştı. Ancak 60′lı yıllarda geliştirilen teknoloji beklenen başarıyı gösteremeyince ordu sistemi 80′li yıllara kadar rafa kaldırdı. ABD ordusu uzun araştırmalar sonucunda uydu görüntülerini etiketleyen ve nokta atışı yapılmasına izin veren GPS sistemini geliştirerek sorunlarını çözmüş oldu.

Geçmişten Geleceğe Navigasyon Rehberi

Geçmişten Geleceğe Navigasyon Rehberi 05 Mayıs 2010 13:30

Cep telefonlarından, otomobillere kadar sayısız cihazda bulunan GPS sistemleri sayesinde artık kaybolmuyoruz. Peki, bu teknolojinin geçmişini hiç düşünmüş müydünüz?

Altı yörüngede 24 uydu bulunuyor

1983 senesinde uydu navigasyon sistemlerinin siviller tarafından kullanımına izin verilmesi ile ulaşım ve telekomünikasyon şirketleri bu teknolojiden özellikle faydalanan sektörlerin başını çekmeye başladı. Yalnızca bu sektörler değil, özellikle bilim adamları ve geliştirme uzmanlarısistemlerin sunduğu fırsatlardan yararlandılar. da bu

Ancak, ABD ordusunun engelleyici sinyali nedeniyle bu teknolojidenkonumlama yapmak mümkün olmuyordu. tam olarak yararlanılarak, kesin

O tarihlerde yaklaşık 100 metrelik sapmalarla konumları belirleyebilen GPS teknolojisi bugün araç sürücülerinin alışık olduğu mobil navigasyon sistemlerinin sunduğu verileri bugünkü doğruluk oranı ile veremiyordu.

Navigasyonun geleceğine bir bakış

Günümüzde navigasyon sistemleri sadece, harita bilgisi sunmuyor. Aynı zamanda kullanıcılara şehirlerinin trafiği hakkında da bilgi veriyor. Sıkışık yollara karşı tüketicileri uyaran GPS sistemler, gelecekte daha faydalı özelliklere de sahip olacak.

GPS şirketlerinin düşüncelerine göre, 2013 yılında faaliyete geçecek olan Galileo uydusu navigasyon sektöründe bir devrim etkisi yaratacak. Avrupa Birliği, Avrupa Uzay Ajansı, Çin, Suudi Arabistan ‘ın ortaklaşa hazırladığı bu uydu uluslar arası konumu sayesinde, ülkelerin GPS bilgilerinedaha hızlı oluşmasına izin verecek.

Navigon firması, bu konuda ilginç bir sistemi geliştirdiklerini duyurmuştu. Sister adlı proje sayesinde, GPS sahipleri turistlik bölgelerin güncellemesini uydu sayesinde anlık görebilecek.

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

İşte Microsoft’un gizemli cihazları

Yazar : Fatih SOYLU | Mobil Dünya | Cuma 16 Nisan 2010 13:07

Microsoft’un günlerdir merakla beklenen gizemli etkinliği yapıldı; altından bu iki şirin “şey” çıktı.

Microsoft’un günlerdir merakla beklenen gizemli etkinliği yapıldı; altından bu iki şirin “şey” çıktı…

Bu cep telefonlarının isimleri Kin 1 ve Kin 2 oldu. İlk cep telefonu daha önce Turtle  ismiyle görüntüleri ortaya çıkan, alışılmadık kare bir cep telefonu oldu. Yine ilk  ekran görüntülerinden anlaşılmayanlar, fotoğraflar ile birlikte anlaşıldı. İlk Kin oldukça küçük, avuç içine sığan bir cep  telefonu . Kayarak açılan  QWERTY   klavyeye  sahip.

Ekranı kapasitif dokunmatik ve üst sınıf akıllı cep telefonlarıyla aynı  kalitede bir dokunmatik tecrübesi sunduğu gösterildi. Altında yatan işletim  sistemi   Windows Phone 7′nin, özel bir sürümü .

Kin 2 modeli

Kin 2 modeli ise daha klasik bir cep telefonu şekline sahip. Elbette her iki modelin de kenar hatları oldukça yumuşak .

Bu model de kayarak açılan bir QWERTY klavyeye ve çoklu dokunmatik ekrana sahip. Her iki telefonda da Zune internet tarayıcının modifiye bir versiyonu kullanılmış.

Gençlere hitap eden cep telefonları hızlı mesajlaşma, özel 2 tuş ile bütün sosyal ağlara hızlı erişim ve anında arkadaşlarla paylaşma özelliğine sahip.

Ancak daha da önemli bir özellik, her iki Kin modelinin de sınırsız online depolama kapasitesine sahip olması. Microsoft, Zune medya oynatıcının zengin MP3 oynatma, Windows Phone 7′nin online özelliklerini bu telefonlarda kullanmış; online kapasite ile de desteklemiş.

Detaylı teknik ve online özellikler

Kin’lere biraz daha detaylı bakacak olursak, Kin 1′de QVGA ekran, 4GB dahili bellek, 5 Megapiksel kamera, LED flash, QWERTY klavye olduğunu görüyoruz.

Kin 2 ise daha önce Pure olarak sızmıştı. HVGA ekran, geniş QWERTY klavye, 8 megapiksel kamera, 8GB dahili bellek içeriyor.

Her iki cep telefonu da WiFi, Bluetooth ve 3G özellikleriyle donatılmış. Online depolama ile WiFi+ Bluetooth bir arada kullanılabilir. Ağ üzerinden Firmware güncellemesi yapmak, oyun hariç online Zune hizmetlerine bağlanmak ve hatta iTunes hesabınızla senkronize etmek mümkün. Her iki cep telefonu da Flash ya da Silverlight kullanmıyor. 3. Parti yazılım desteklemiyor.

Kin serisinin en önemli özelliği gençlere hitap eden canlı ve ilginç arayüzü, tarzı oluyor. Amerika’da Mayıs ayında çıkacak olan cep telefonlarının fiyatları ise henüz açıklanmadı.

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

Olmaz denilen nihayet gerçek oldu

Yazar : Fatih SOYLU | Mobil Dünya | Cuma 16 Nisan 2010 13:03

iPhone cephesinde yıllardır tartışılan, olmaz denilen “hayal” sonunda gerçek oldu!

Opera   internet  tarayıcı pazar payını arttırmak için yoğun çalışmalara devam ediyor.

Kullanıcılarının yarısı mobil platformlarda olan Opera internet tarayıcı iPhone  için de onaylandı. Artık iPhone kullanıcıları Apple App Store’dan Opera Mini’yi indirip  kullanabiliyor .

Opera, Opera Mini tarayıcının Safari’den 5 kat daha hızlı  olduğunu iddia ediyor.  Verileri  yüzde 90′a varan oranda sıkıştırarak cebe aktaran, geri tuşuna basıldığında sayfayı önbellekten yükleyerek hızlandıran mini internet tarayıcı hızlı sörf vaat ediyor.

iPhone üzerindeki bağlantılara tıklandığında ise hala varsayılan tarayıcı Safari’de açılıyor. Opera’nın bu duruma itiraz edip etmeyeceği bilinmiyor.


Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

Cepte hülle yap, ucuz konuş!

Yazar : Fatih SOYLU | Mobil Dünya | Cuma 16 Nisan 2010 13:01

Cep telefonuyla daha ucuza konuşmak isteyenler bu yönteme başvuruyor.

Bazı cep telefonu operatörleri, numarasını taşıyarak başka operatörden gelenlere çok cazip tarifeler verirken, yıllardır abonesi olan vatandaşlara aynı cazip tarifeye geçişine izin vermiyor.

Sabah’ın haberine göre, cazip tarifeye geçmek isteyen aboneler ise, “hülle” yöntemi ile ucuz konuşmaya kavuşuyor. Yıllardır hizmet aldıkları operatörden ayrılan abone, bir başka operatöre geçiyor, burada kısa bir süre kaldıktan sonra tekrar yuvasına dönüyor. Böylece, cazip tarifelerle ucuz konuşma hakkı kazanıyor .

Popularity: 100% [?]

  • Share/Bookmark
Sonraki Sayfa »
soccerine Wordpress Theme