Bu dosyayı hemen silin!

Yazar : Çağlar Güler | Donanım, Güvenlik, İpucu | Cuma 11 Haziran 2010 12:50

Güvenliğiniz için bu dosyayı hemen silin!

Adobe, yaptığı açıklama ile kullanıcıların sistemlerini tehlikeye atan dosyanın adını verdi…

Adobe, Flash ve Acrobat’ta bulunan kritik bir güvenlik açığına karşı kullanıcıları uyardı.

Authplay.dll dosyasında bulunan açık sayesinde hackerların sistemleri çökertmesi ve hatta kontrolünü ele geçirmesi mümkün.

Şimdilik resmi bir yama çıkmadı ancak Adobe bu dosyanın silinmesinin, adının değiştirilmesinin ya da erişiminin engellenmesinin bir yama çıkana kadar en geçerli çözüm olduğunu belirtiyor.

Etkilenen sürümler: Adobe Flash Player 10.0.45.2, 9.0.262 ve daa önceki sürümler oluyor. Windows, Macintosh, Linux ve Solaris işletim sistemleri bu güvenlik açığından etkileniyor.

Adobe Reader ve Acrobat 9.3.2 ile daha önceki sürümler ise Windows, Macintosh ve UNIX sistemleri etkiliyor.

Flash 10.1 RC sürümü hakkında net bir açıklama henüz gelmedi, Adobe yeni bir açıklama yapacağını belirtti.

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

6 Çekirdeğin Gücü

Yazar : kaan | Donanım | Cuma 14 Mayıs 2010 13:28

Altı çekirdeğin gücü

Phenom II X6: 6 çekirdekli ilk AMD raflardaki yerini alıyor. Test sonuçları ve detaylar burada…

Intel’in son zamanlarda gerçekleştirdiği 6 çekirdekli işlemci atağının ardından, AMD de masaüstü segmentinde oldukça iddialı ürünler sunmaya devam ediyor. Chip Online ekibi olarak AMD Phenom II X6 1090T işlemciye sahip ilk masaüstünü test ettik.

Günümüz oyun bilgisayarları için artık en az 4 çekirdekli işlemci zorunlu hale gelirken, dört çekirdekli işlemciler de bilgisayar pazarına ağırlığını koymuş durumda . İşlemciler arasındaki fiyat farkını ise çoğunlukla önbellek boyutu ve saat hızları belirliyor. 4 çekirdeklilerin ardından işlemci pazarının liderleri Intel ve AMD, 2 çekirdek daha ekleyerek yeni bir çağı başlattı ve Intel, Core i7 980X ile, AMD ise yeni Phenom II X6 modeliyle göz kamaştırmaya devam ediyor.

Peki AMD ne tür modellerle pazara giriş yapacak? Yeni modellerin performansı nasıl olacak? Intel ile devam eden işlemci yarışında AMD hangi pozisyona gelecek? Tüm bu soruların yanıtlarını ve AMD’nin yeni işlemcisinin detaylı incelemesini makalemizde bulabilirsiniz.

Detaylarıyla altı çekirdekli AMD

Intel’in 6 çekirdeklileri duyurmasının ardından en büyük rakibi AMD’den de olabildiğince hızlı bir karşı atak bekleniyordu. Ve çok geçmeden tüm kullanıcı seviyelerine farklı fiyat aralıklarında hitap edecek yeni altı çekirdekli modeller kullanıcılara sunuldu.

İşlemci tarihine bakıldığında çoğu zaman en büyük gelişmelerde imzası bulunan Intel, 6 çekirdek konusunda da bu geleneğini sürdürdü ve takipçi rolünü yine AMD’ye bıraktı. Core i7 980X raflardaki yerini çoktan aldı ve bir süredir en gözde işlemci olma özelliğine sahip. Şayet en güçlüsüne sahip olmak istiyor ve en üst performansa ihtiyaç duyuyorsanız bu model sizin için kesinlikle doğru bir çözüm olacaktır. Fakat sanıyoruz ki hiçkimse 1350 doları yalnızca işlemci için harcamaz.

İşte bu noktada AMD oyuna dahil oluyor. Her ne kadar AMD işlemciler Intel’in performansına nadiren ulaşabilseler de fiyat & performans açısından fazlasıyla ikna edici oldukları kesin. Bu gelenek 6 çekirdeklilerle de devam ediyor. Intel’in şu an için piyasada yalnızca bir tane 6 çekirdekli modeli bulunuyor. Fakat bu seride üretilecek olan diğer altı çekirdekli Intel’ler de muhtemelen AMD’nin yeni Phenom II X6 serisinden oldukça pahalı olacak.

AMD’nin yeni modelleri

AMD şu an için X6 serisinde 5 yeni işlemci üretmeyi planlıyor. Bu işlemcilerden en üst model ise test bilgisayarımızda kullandığımız Phenom II X6 1090T.

Bu Thuban işlemcisi soket AM3 anakartlar için tasarlandı ve 3,2 Ghz hızında. Ayrıca 6×512 KByte L2, 6 MByte L3 önbelleğe sahip ve maksimum güç ise 125 watt (TDP: Thermal Design Power / Isıl Tasarım Enerjisi) olarak belirlenmiş. Diğer dört model ise şu şekilde sıralanıyor : Phenom II X6 1075T, Phenom II X6 1055T (125W), Phenom II X6 1055T (95W) ve Phenom II X6 1035T. Modellere ait teknik detayları aşağıdaki tablomuzdan görebilirsiniz.

Turbo çekirdek modu
Tabloda görüldüğü gibi tüm modellerde turbo modu bulunuyor. Bu mod için Intel’in Core iX serisi dizüstü işlemcilerinde kullandığı modun bir benzeri denebilir. Temel olarak şu şekilde özetleyebiliriz: Bir uygulama tüm çekirdekleri kullanamadığında her çekirdek otomatik olarak tek başına overclock ediliyor. Kullanılmayan çekirdeklerin ise hızları düşürülüyor veya devre dışı bırakılıyor. Böylece işlemci hızı yükselirken sıcaklık sınırı aşılmamış oluyor.

Örneğin bir oyun yalnızca iki çekirdek kullanabiliyorsa Phenom II X6 1075T, kullanılan bu iki işlemciyi 3,0 Ghz’den 3,5 Ghz hıza yükseltiyor. Diğer çekirdekler ise sıcaklık sınırının aşılmaması için pasif konuma getiriliyor. Turbo çekirdek modu her modele 500 Mhz ek hız sağlıyorken, en üst modelde taban hız zaten yüksek olduğu için 400 Mhz’lik bir ek hız belirlenmiş.

Phenom II X6 (THUBAN) Teknik Detaylar
Model 1035T 1055T (95W) 1055T (125W) 1075T 1090T
Çekirdek 6 6 6 6 6
Hız 2,6 GHz 2,8 GHz 2,8 GHz 3,0 GHz 3,2 GHz
Turbo Modu 3,1 GHz 3,3 GHz 3,3 GHz 3,5 GHz 3,6 GHz
L2 Önbellek 6x 512 KB 6x 512 KB 6x 512 KB 6x 512 KB 6x 512 KB
L3 Önbellek 6 MB 6 MB 6 MB 6 MB 6 MB
TDP 95 W 95 W 125 W 125 W 125 W

Thuban ama 4 çekirdek: Phenom II X4 960T

AMD’nin altı bağımsız çekirdekli işlemciye sahip beş modeli bu ay içerisinde raflarda yerini almış olacak. Thuban tabanlı altıncı model ise “Zosma” ismiyle bilinmesine rağmen Phenom II X4 960T model ismiyle adlandırılıyor.

Bu işlemcide aktif 4 çekirdek bulunuyor ve önbellek miktarı da buna göre düşürülmüş. AMD, Zosma ile üretimi hatalı (ör: arızalı çekirdekler) fakat kullanılabilir olan işlemcileri kullanıcılara sunuyor. İddialara göre 960T modelinde bu şekilde pasif hale getirilmiş ve temel arızası olmayan çekirdekleri yeniden aktif etmek mümkün olacak. Tabiki bu işlem için AMD 8 yongaya sahip ve board partner desteği olan bir anakart gerekiyor.

Sonuç
Intel’in fiyatları binlerce doları bulurken, AMD’nin bu seride en üst modeli yaklaşık 400 dolar civarı. Bu da AMD’nin iyi bir çıkış yapacağının işareti olabilir. Fakat şunu önceden belirtmek gerek: Hyperthreading desteği olmadığı için ve bu nedenle maksimum 6 birim paralel olarak çalışabildiği için AMD’nin yeni nesil üst sınıf işlemcileri tabi ki Nehalem Core i7′nin üst sınıf işlemcilerinin tam karşılığı değil. Bunun yerine Thuban serisi için Intel’in Lynnfield serisi benzeri diyebiliriz (Core i5/ Core i7). Günümüzde çok az sayıda uygulamanın 6 çekirdeğin tamamını etkili kullanabildiği de göz ardı edilmemeli.

Sonuç olarak Intel ve AMD arasındaki devam eden mücadelede pek bir değişiklik yok. Intel en iyi performans tacını taşımaya devam ederken, AMD ise fiyat & performans konusunda liderliğini sürdürüyor.

AMD’nin 6 çekirdeklisiyle uygulama testi

2000 dolarlık bilgisayarımız iyi bir performans sözü veriyor. Altı çekirdekli bir işlemci, Radeon HD 5870 grafik kartı ve diğer üst sınıf parçalar bilgisayarımızın temelini oluşturmakta. Böylece işlemcinin ne derece bir performans sunacağını en iyi şekilde görebileceğiz.

Kasa olarak içinde 700 watt’lık BeQuiet! güç kaynağı bulunan bir Thermaltake Soprano DX modeli seçtik. Anakart olarak ise AMD 890GX yongasını ve USB 3.0 desteğini içinde barındıran Asus M4A89GTD-PRO/USB3 modeli belirlendi. Bilgisayarımızın kalbinde AMD’nin yeni altı çekirdekli lüks sınıfından Phenom II X6 1090T bulunuyor. 4 GB Kingston DDR3 bellek (2 x 2 GB Dual Channel), 1,5 TB hard disk, DVD yazıcı , Blu-Ray combo sürücü ve Vapor-X soğutmaya sahip bir Sapphire Radeon HD 5870 bu oyun canavarımızın omurgasını oluşturuyor. Ayrıca kart okuyucu ve TV kartı da belirtmemiz gereken ek donanımlar arasında. İşletim sistemimiz ise Windows 7 Home Premium 64 Bit.

Diğer yandan bilgisayarımız bir kullanıcının istediği tüm bağlantılara sahip. 8 adet USB portu (iki tanesi USB 3.0), bir FireWire ve iki adet eSATA harici cihazları bağlamak için yeterince imkan sunuyor. Anakartın dahili (onboard) grafik yongası ise ATI Radeon HD 4290 ve giriş sınıfı bir yonga olmasına rağmen üzerinde VGA, DVI ve HDMI çıkışları mevcut. Fakat biz iki DVI portuna, bir HDMI ve bir DisplayPort konektörüne sahip Radeon HD 5870 kullanacağız. Hoparlörler veya ses sistemleri ise hem SP/DIF hem de sıradan jaklarla bağlanabiliyor.

Performans canavarı AMD

Güçlü donanımlardan oluşan bilgisayarımız test parkurunda görevini layıkıyla yerine getirdi ve 3DMark Vantage benchmark testi sonucunda oldukça iyi bir değer olan 16.564 performans puanı almayı başardı.

Şu şekilde bir karşılaştırma yapabiliriz: Yaklaşık 1500 dolar daha pahalı olan Core i7 975 XE işlemcili, 12 GB DDR3 belleğe ve SLI modunda iki Geforce GTX 295 ekran kartına sahip bir Fujitsu masaüstü 30.961 puana ulaşıyor. Fakat 3DMark 06 ile yapılan testlerde puanlar neredeyse aynı: Fujitsu 19.170 puana ulaşırken bilgisayarımız 19.512 puan aldı. PCMark Vantage ile yapılan testler sonucunda da çarpıcı bir farka rastlamadık. Phenom II X6 bilgisayarımız 8.033 puana, Core i7 bilgisayarımız ise 8.832 puana ulaştı.

Tüm bu sonuçlar AMD’nin yeni platformunun ve işlemcilerinin masaüstü uygulamalarında ve karmaşık multitasking işlemlerinde iyi bir performans ortaya koyduğunu gösteriyor. Fakat Unigine Heaven DirectX 11 benchmark testinde ise sonuçlar biraz daha çelişkili. DirectX 9, DirectX 10 ve OpenGL modunda saniyedeki kare sayısı (FPS) 60 civarı olurken, DirectX 11′de 42,1 FPS’e gerilemesi bizi biraz hayal kırıklığına uğrattı.

Buna rağmen ancak pratikte gücün farkına varabiliyorsunuz: En yüksek detaylarla ve iki kat Anti-Aliasing ile 1.280 x 720 (HD Ready) çözünürlükte oynadığımız Crysis demo oyununda, CPU benchmark’ı ortalama 44,3 FPS, GPU benchmark’ı ise 49,3 FPS’e ulaştı. Yine Call of Juarez demo benchmark modunda ise en üst detaylarla, iki kat Anti-Aliasing ve 1.920 x 1.080 (Full HD) çözünürlükte ortalama olarak 69,6 FPS’i gördük.

Makul güç tüketimi & ısınma

İşlemci ve bilgisayarın gücü oldukça tutarlı ve 700 wattlık güç kaynağı üst limitleri zorlayacak kadar enerji tüketimi yapmıyor.

Windows masaüstünde herhangi bir işlem olmadan bilgisayar yaklaşık 142 watt enerji tüketiyor. Fakat bir benchmark testi veya oyun başlatıldığında ise bu değer 276 watt civarına yükseliyor. Çok ağır işlemler altında gördüğümüz en yüksek değer ise 386.3 watt olurken, böyle bir sistem için oldukça normal bir seviye olduğunu belirtmemiz gerek.

FurMark 1.8.2 kararlılık testinde sistemimiz sistem çok aşırı ısınmadı. Bununla birlikte ekran kartında sadece bir defa 91 dereceyi gördük. O esnada ise FurMark “Xtreme Burning Mode” ile çalışıyordu. Tabiki çok uzun süre oyun oynuyorsanız bu değer sizin için biraz tehlikeli olabilir. Fakat ek bir fan ile bunun üstesinden gelmek mümkün.

Test Bilgisayarımıza Ait Teknik Detaylar
İşlemci AMD Phenom II X6 1090T (3,2 GHz)
Anakart & Yonga Asus M4A89GTD-PRO/USB3 (AMD 890GX)
RAM 4 GB DDR3 (2x 2 GB)
Ekran Kartı Sapphire Radeon HD 5870 Vapor-X (1.024 MB GDDR5)
Ses Onboard
Sabit Disk 1,5 TB (7.200 RPM)
Optik Sürücüler Blu-Ray Combo, DVD yazıcı
LAN GBit LAN
Bağlantı Portları 8x USB 2.0, 1x FireWire, 2x eSATA
Video Portları 3x DVI, 2x HDMI, 1x DisplayPort, 1x VGA
TEST SONUÇLARI ****************************
Güç Tüketimi (Normal/Oyun/Maks.) 141,8 / 276,2 / 386,3 W
PCMark Vantage 8.033 Puan
3DMark 06 19.512 Puan
3DMark Vantage 16.564 Puan
Cinebench R10 (1x) 3.967 Puan
Cinebench R10 (6x) 18.304 Puan
CineBench R11.5 (OpenGL / CPU) 59,6 FPS / 5,68 Puan
FurMark 1.8.2 91 derece (Kararlı)
Heaven Unigine 2.0 (DX9 / DX10) 89,6 FPS / 83,3 FPS
Heaven Unigine 2.0 (DX11 / OpenGL) 42,1 FPS / 59,9 FPS
Resident Evil V 125,0 FPS
Crysis (CPU / GPU) 49,3 FPS / 44,3 FPS
Call of Juarez (DX10) 69,6 FPS
Stalker: Clear Sky (Gündüz / Gece) 58,0 FPS / 70,0 FPS

 

Kaynakça: ww.chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

Wikipedia Değişmek Üzere

Yazar : Mert Akduman | Donanım, Güncel, Internet, Temel Bilgiler | Cuma 14 Mayıs 2010 13:12

Dünyanın en büyük internet sitelerinden biri daha tasarım değiştiriyor: İşte o site ve yenilikler…

Aslında Mart ayında duyurulan Wikipedia’daki değişiklik, geçtiğimiz gün açıklanan yeni tema ve birkaç yeni özellikle piyasaya açılmaya başlıyor.

Önümüzdeki birkaç günde değişecek özellikler şu şekilde:

* Gezinme : Sayfanın altındaki sekmeler; o sayfanın tartışma, okuma ya da bir düzenleme sayfası olup olmadığını daha belirgin bir şekilde gösterecek. Sayfa tasarımı; konu ile ilgisi olmayan şeylerden  temizlenecek  ve değişik tarayıcılardaki farklı çözünürlüklere ve pencere boyutlarına uyum sağlayacak.

* Düzenleme çubuğu : Düzenleme çubuğu kullanımını ve erişimini  kolaylaştırmak için yeniden tasarlandı. Artık kullanıcılar sayfa düzenlerken, daha az wiki kodu ve dağınık  bilgi  kullanacak. 

* Link: Yeni bir araç ile başka sitelere ve diğer wiki sayfalarına linkler daha kolay eklenecek.

* Arama: Arama kutusu sağ üst köşeye kaydırılacak ve kullanım için kolaylaştırılacak. “Git” ve “ara” tuşları tek bir arama tuşu haline getirilecek.

* Diğer yeni özellikler: Yeni bir tablo oluşturucusuyla, tablo yapmak daha kolay olacak ve yeni bir bul/değiştir özelliği sayfa düzenlemek için eklenecek.

Değişim öncelikle İngilizce için olacak ve sonra diğer dillere doğru gerçekleşecek. Bu yüzden bizim değişimi Türkçe olarak görmemiz biraz daha uzun sürebilir. Kaynak:Veteknoloji.com

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

3D Mobil Kamera !

Yazar : Fatih SOYLU | Donanım, Mobil Dünya | Cuma 14 Mayıs 2010 13:04

Sharp Corporation Firması mobil cihazlar için geliştirdiği “3 Boyutlu Kamera” modülünü temmuz ayında seri üretime geçirerek piyasaya çıkaracak.

720p çözünürlüklü özelliğe sahip olacak olan modül ayrıca; Color sync process ( Renk senkronizasyon işlemi), time sync (Zaman senkronizasyonu), optical axis adjustment process (optik eksen uyum işlemi), progressive tarama ve yüksek çözünürlüklü stereoskopik çekim modu gibi özellikleri içeriğinde barındıracak.

Stereoskopik çekim:

Yan yana yerleştirilmiş iki lensin aynı görüntüyü farklı açılardan çekebilmesine ve insan gözüne en uygun 3 boyutlu görüntüyü verebilmesine imkân veren kameralardaki özelliktir.

Progressive Tarama:
Progressive tarama yöntemi; ardışık bir şekilde 720 enine hattı doldurarak bütün resmi bir anda görüntüler. Bu nedenle Progressive tarama Interlaced taramaya göre saniyede iki katı fazla kare görüntüleyerek aynı zaman içerisinde daha zengin görüntü sağlar. Bütün resim için yalnızca bir tarama işlemi yeterli olmaktadır, resimler daha belirgin ve parlak olabilmekte ve genellikle Interlaced tarama sistemlerine atfedilen görüntüde titreşim durumunu ortadan kaldırır.

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

iPad’i kullanan sinsi virüs!

Yazar : Eren Yıldız | Donanım, Güvenlik | Cuma 7 Mayıs 2010 13:38

Daha birkaç hafta önce raflardaki yerini alan iPad’i kullanarak PC kullanıcılarını tuzağa düşüren yeni bir virüs ortaya çıktı. BitDefender’ın yaptığı açıklamaya göre, kendisini iTunes güncellemesi olarak gösteren ve iPad’e daha fazla özellik ve güç katacağı yalanını kullanan virüs, bu sayede iPad sahibi de olan PC kullanıcılarını hedef alıyor ve tuzağa düşürüyor.

Eğer bu tuzağa düşüp PC’nizde kurulu olan iTunes’unuzu güncellerseniz, iPad’inizin daha iyi performans, yeni özellikler ve daha sıkı güvenlik sahibi olacağınız söyleniyor. İlgili bağlantıya tıklandığında ise, PC’nizde bulunan, size ait bilgiler sömürülmeye açık hale geliyor.

Chip

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

iPad Fiyatları

Yazar : Erdi | Donanım, Güncel | Cuma 7 Mayıs 2010 13:31

iPad Amerika fiyatları yaklaşık 1 ay önce açıklanmıştı. iPad Amerika’ da 499$ dan başlayan fiyatlarla satılıyor. Ancak üzerine gelen vergi ile fiyatı 550 dolara çıkıyor. Tabi bu iPad 16GB Wi-Fi modeli için geçerli.

iPad fiyatları Amerika’ da şu şekilde: iPad Store

iPad Wi-Fi modeli
16 GB : 499 $
32 GB : 599 $
64 GB : 699 $

iPad Wi-Fi + 3G modeli
16 GB : 629 $
32 GB : 729 $
64 GB : 829 $

iPad fiyatlarının Türkiye’ de hangi seviyelerde olduğunu araştırmak için bu gün sahibinden.com web sitesini ziyaret ettiğim. iPad Wifi ve iPad 3G&Wifi modelleri sahibinden.com web sitesi aracılığı ile satılıyor. Tabi diğer popüler alışveriş sitelerinde de iPad ürününü bulabilirsiniz. Ancak en fazla iPad ilanı GittiGidiyor ve sahibinden.com üzerinde yer alıyor.

Sahibinden.com’ da şu dakika itibarı ile 151 adet iPad wi-fi ilanı yer alıyor. Fiyata göre sıraladığımızda 990TL’ den başlayan iPad ilanlarını görebiliyoruz. En yüksek iPad fiyatı ise 1399 dolar. Ancak arada çok çeşitli fiyatlar yer alıyor. 16 GB iPad Türkiye’ de kaça satılıyor diye bir soru soracak olursak 1000TL-1200TL civarında olduğunu söyleyebiliriz.

 

Sahibinden.com da ilk iPad ilanı 6 Şubat 2010 tarihinde verilmiş. İlk iPad ilanı 1100 dolar satış etiketine sahip ve hala alıcısını bekliyor.

iPad 3G&Wi-Fi modeli için sahibinden.com’ da 25 tane ilan yer alıyor. ilanların çoğunuğu siparişe dayalı satış yapıyor. Yani önce para 2 hafta sonra iPad. Bu alışverişi çok fazla insanın tercih edeceğini pek düşünemeyiz. Fiyata göre sıralama yaptığımızda iPad 3G&Wi-fi için 1100TL’ lik ilan dikkatimizi çekiyor. Hemen sonrasındaki iPad 3G fiyatları ise 1300TL, 1400TL şeklinde devam ediyor.

 

iPad 3G&Wi-Fi modeli için sahibinden.com’ da ilk ilan 29 Ocak 2010 tarihinde verilmiş.

Sahibinden.com’ daki iPad ilanlarının tümünü incelediğimizde 176 iPad ilanının 131 tanesi istanbul’dan verilmiş.

GittiGidiyor.com’ da ki ipad ilanlarını incelediğimizde 78 adet ilan yer alıyor.

Gitti Gidiyor Açık Arttırma usülü satış yapıldığından dolayı hemen al satışlı ürünleri inceliyoruz. GG’ daki iPad fiyatlarının 1200 liradan başlayıp 2800 liraya kadar çıktığını görebiliyoruz.

iPad fiyatlarının modellere göre ve kullanılmış yada sıfır (jelatinli) olması durumuna göre değişebileceğini unutmayın.

 Kaynak: PDFDergi

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

PC Faciası Önleme Rehberi

Yazar : kaan | Donanım | Cuma 7 Mayıs 2010 13:28

PC çökmeden önce önlem alma rehberi

Her PC bir gün mutlaka çökecektir…

Gelin; iş işten geçmeden önleminizi alın…

Kimsenin yaşamasını istemeyiz ama ne yazık ki her PC bir gün çöküşü tadacaktır. İşte bu yüzden önlem almak gerekir.

Rahat rahat sörf yaparken ya da oyun oynayıp eğlenirken, insanın gününü berbat eden o olayla karşılaşmak olasıdır. Düşünmek istemesek de, karşımıza çıktığı zaman ömrümüzden ömür yitirmemek için alabileceğimiz pek çok önlem var.

Bilinçli bir kullanıcının, bakımlı bilgisayarında çökme riski düşük olsa da yazılımsal ya da donanımsal sorunlar kendisini farkettirmeden büyüyebilir ve bir anda patlak verebilir. Sistem neden çöker? Diyorsanız elbette önce diğer makalemize de göz atabilirsiniz.

Sistemi kontrol edip sorun olup olmadığına bakmak; olası sorunların sinyallerine algımızı açık tutmak ve en kötü ihtimale karşı verilerimizi yedeklemek gerekiyor. İşte makalemizde bu önlemlerin nasıl alınacağını anlatıyoruz…

Türkiye’de en büyük sorun ne?

Türkiye ‘de en büyük sorun elektrik dalgalanmalarıdır. Bu makale gecenin geç saatlerinde hazırlanırken bile elektrik kesintileri ve voltaj dalgalanmaları eksik olmadı.

Bu soruna karşı alınacan en iyi önlem kesintisiz güç kaynaklarıdır. Ancak ülkemizdeki voltaj dalgalanmaları o kadar kritik seviyelerde ki, birkaç yıl içerisinde UPS‘lerin de ömrü dolabiliyor.

UPS’ten de önce kaliteli bir güç kaynağı almak gerekiyor. 80 Plus sertifikasına sahip güç kaynaklarını, kaliteli markaları seçmek gerekiyor. Güç kaynağı kasanın içine sadece güç sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda voltaj dalgalanmalarında kalenin iç kapısı olarak görev yapıyor.

Ayrıca sabit disk sayısı arttıkça ucuz güç kaynakları yetersiz kalabiliyor ve sabit disklerde mekanik hata oranı artıyor. Her ne kadar PC toplarken performans parçalara para ayırmaya çalışsak da, güç kaynağı yatırılan parayı hakeden bir parçadır.

Donanımların ömrünü ölçmek

Bütün parçalar içerisinde en çok dikkat etmemiz gereken, verilerimizi saklayan sabit disklerdir.

Bozuk bir RAM değiştirilebilir ama bozuk bir sabit diskten veri kurtarmak çok sıkıntılı bir iştir. Bu yüzden sabit diskin ömrünü uzun tutmak için kasayı iyi soğutmalı, sık sık temizlemeli ve de durumunu yazılımsal olarak kontrol etmeliyiz. Sabit diskler neden bozulur? derseniz bağlantıya tıklayıp sebeplerini görebilirsiniz.

Bu işte kullanılabilecek en iyi araçlardan bir tanesi: HWMonitor. Bu yazılım sayesinde sisteminizdeki farklı parçaların ısılarını takip etmeniz mümkün.

Download: HWMonitor

Aman sabit diske dikkat!

Sabit diskinizin sağlığını kontrol etmek için kullanabileceğiniz diğer yazılımları da gözardı etmeyin.

Bu uygulamalar SMART destekli günümüz sabit disklerinde çalışırlar. SMART, sabit diskin kendi sağlığını ölçmesine yarayan bir mekanizmadır.

CrystalDiskInfo SMART’tan edindiği bilgileri size sunar. Biraz araştırma ile ne nedir çözebilirsiniz. Uğraşmasanız da temel bilgiler size bir fikir verecektir.

Sabit disk markanıza göre kullanabileceğiniz farklı araçlar da mevcuttur. Fujitsu kullananlar için basit bir test aracı 3 dk’da analizi bitirir.

Hitachi kullanıcılarının da emrinde çok iyi bir analiz aracı vardır. Seagate kullanıcıları SeaTools, Western Digital kullanıcıları da ‘Data Lifeguard‘ kullanabilirler. Samsung kullanıcıları da unutulmamış.

Windows’un kendi araçları

Windows’ta arama kutucuğunu kullanarak kolayca bulabileceğiniz iki detaylı araç vardır.

Bunlardan ilki Evet Viewer’dır. Bilgisayarınızdaki hataları bu aracı kullanarak değerlendirebilirsiniz. Çalıştırmak için Başlat altında eventvwr.msc yazmanız ve Enter’a basmanız yeterlidir.

Kontrol panelinde, Yönetici araçları kısmından da erişebileceğiniz uygulamada donanım sorunlarını görebilirsiniz.

Bir diğer araç olan System Stability Chart ile hataların durumunu grafik olarak görebilirsiniz. Windows istikrarlıysa daha güvendesiniz demektir. İstikrarsız ise düzeltmeye kalkışmadan önce garanti için rehberimizin devamındaki yedekleme kısmına baksanız iyi olur.

Yedekleme yöntemleri

Bilgisayarınızı yedeklerden farklı seçenekleriniz ve araçlarınız var. CD-DVD-Blu-Ray gibi medyalara yazarak dosyaları yedekleyebilirsiniz.

Ancak bu yöntem uzun sürer, o yüzden günümüzde artık harici sabit diskler ya da docking station ile birlikte yedek dahili sabit diskler kullanılmaktadır.

Sistemin birebir kopyasını çıkartabileceğiniz gibi, önemli dosyalarınızı kopyalamakla da yetinebilirsiniz.

Bir diğer iyi alternatif ise online depolama çözümlerinden yararlanmaktır. İnternet üzerinde uzaktaki bir sunucuda depolama, afet, kaza, hırsızlık gibi durumlara karşı bir garantidir. Ek bir sabit diske depolamaya ilaveten en önemli belgeler için ekstra önlem olarak tercih edilebilir.

Kullanabileceğiniz online depolama çözümleri için ilgili makalemize bakabilirsiniz: Çevrimiçi veri depolama siteleri

Kullanımı kolay yedekleme araçları

Yedekleme işlemini kendiniz klasör klasör yapmak oldukça yorucudur. Üstelik iş bittikten çok sonra, bir şeylerin eksik yedeklendiğini farkedebilirsiniz.

Böyle bir durumla karşılaşmamak için yararlanabileceğiniz çeşitli uygulamalar var. Örneğin Windows 7 kendi içerisinde otomatik yedekleme imkanıyla geliyor .

Çok hızlı çalışan, oldukça yetenekli bu uygulamaya arama kutusuna Backup yazarak erişebilirsiniz. Kontrol paneli altında da Sistem ve güvenlik kısmı altında yer almaktadır.

Dosyaları yedeklemek için yönlendirmeleri takip etmeniz yeterlidir. Ayarları yapın, o işi halletsin.

Bu hoşunuza gitmediyse SyncBack ya da bütün diskin imajını almak için Norton Ghost kullanabilirsiniz. Norton ücretli, SyncBack ücretsizdir. bu tür işlemler uzun sürer ancak sonrasında bütün sistemi aynen geri getirebilirsiniz.

Bir diğer yaklaşım

Sisteminizi yedeklemek her zaman için iyidir ve gereklidir. RAID gibi çözümlere güvenseniz de kendi sildiğiniz dosyalar RAID’de de silinir. Sonra veri kurtarma rehberimize bakmanız gerekir.

Sistemin donanımsal ya da sürücü ve uygulama gibi yazılımsal sebeplerle değil de, virüsler yüzünden çökmesine karşı da korunmanız gerekir. Bunun için ücretsiz anti-virüs yazılımlarına bakabilirsiniz.

Ayrıca sanal bir bilgisayar kurarak, tehlikeli sitelere zorunlu kaldığınızda girebilir ya da güvenmediğiniz uygulamaları deneyebilirsiniz. Ancak keylogger türü uygulamalara karşı sanal bilgisayarların da korumayacağını unutmayın. Tepeden tırnağa sanal bilgisayar rehberimiz ile nasıl yapacağınızı öğrenebilirsiniz.

Sisteminizi bakımlı, yedekli tutun ve hem fiziksel, hem de yazılımsal tehlikelere karşı koruyun.

Kaynakça:www.chip.com.tr

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark

3D Nereye Gidiyor?

Yazar : kaan | Donanım, Donanım | Cuma 7 Mayıs 2010 13:21

3D 2010 yılına damgasını vuracak mı?

Üç boyutlu görüntü oluşturmanın temel teknikleri neredeyse bir asırdır biliniyor. İlk 3D filmlerin sinemalarda gösterilmesi ise 1950′li yıllara dayanır. Ancak geçen o kadar zamana rağmen 3D görüntü teknolojileri bir türlü hayatımıza giremedi.

Tabii bunun arkasında teknik sebepler var, ancak tüm sorun bundan ibaret değil. Bu işle ilgilenenler 3D görüntü fikrini tüketiciye satmak konusunda pek başarılı olamadılar. İnsanlar televizyonlarında ya da sinemada 3D görüntülerin yokluğunu hissetmediler, buna bir talep göstermediler.

Bunun en önemli sebeplerinden biri kullanılan teknolojilerin yetersiz olması, diğer ise 3D film çeken az sayıdaki yapımcının teknolojiyi gereğinden fazla abartmasıydı. Yıllar içinde yapılan 3D filmlerin hepsinin düştüğü ortak hata, bu teknolojiyi izleyicinin gözüne sokmaya çalışırken, temel izleme keyfinden ciddi ödün vermeleriydi. Ortada düzgün bir senaryo ya da aktörlük yoksa, seyrettiğiniz görüntünün kaç boyutlu olduğu gerçekten de çok farkeder mi?

Nasıl çalışıyor?

İlk 3D filmleri izlemek için üzerinde kırmızı ve mavi selofan geçirilmiş kağıt gözlükler kullanmak gerekiyordu. Anaglif tabir edilen bu teknik, basitçe iki farklı renkte çekilmiş görüntünün gözlük sayesinde kırılarak beyni aldatması şeklinde açıklanabilir. Aslında çok başarılı bir teknik değildir ve özellikle renk derinliğinin canına okur.

Yeni nesil 3D görüntü cihazları ise daha farklı bir yöntem kullanıyor. Aslında temel prensip aynı, iki farklı görüntü bir görsel filtreden geçirilerek beynin algı merkezi kandırılıyor. Ekranda ikiz kameralardan çekilmiş görüntüleri dönüşümlü olarak gösteriyorsunuz. Tabii gösterim hızı insan gözünü aldatacak kadar hızlı oluyor.

Görüntüleme için iki farklı yöntem var; ilkinde polarize filtreye sahip bir ekran kullanmak gerekiyor. Bu ekranla birlikte kullanılan gözlükler ucuz ve basitler, halka açık alanlarda kullanılmaya daha müsaitler. Yenileme hızı yüksek ama filtresiz bir ekran kullanılan yöntemde ise, ekranla senkronize çalışan elektronik filtreli gözlüklere ihtiyaç duyuluyor. PC için satılan kitler bu prensiple çalışıyorlar.

Algıda seçicilik…

Tüm eksikliklerine rağmen bu yeni yöntem, eski anaglif teknolojiden çok daha başarılı. Gerçek üç boyutlu holografik görüntüler teknik olarak olgunlaşana kadar da çok fazla seçenek yok zaten. Üreticiler ise artık daha fazla beklemeyip , senelerdir bu konuya yaptıkları yatırımın karşılığını almayı arzuluyorlar. İşte bu yüzden de 2010 yılı itibariyle piyasada 3D etiketli monitör ve televizyonları görmeye başladık.

Peki 3D yetenekli bir ekrana ne kadar ihtiyacımız olacak? 2010 içinde bu yeni teknolojinin piyasa standartı haline gelmesini bekleyebilir miyiz? Aslında çoğu uzman bu konuda pek de öyle büyük umut beslemiyor. Her yeni teknolojide olduğu gibi, burada da aşılması gereken teknik sorunlar ve aşağı çekilmesi gereken fiyatlar var. Büyük ekran bir 3D televizyonun fiyatı çoğu kullanıcı için gerçekten de coşmuş seviyelerde.

Daha da önemlisi, 3D yayın yapan kanalların ya da Avatar gibi 3D çekilmiş yapımların sayısı artmadıkça, yani yayın desteği büyümedikçe bu televizyonlar pahalı oyuncaklar olmaktan öteye gidemezler. Çoğu kanal daha HD yayını desteklemezken, bir de 3D yayın için gereken yatırımı yapmaya ne kadar meyilli olacaklar?

Konsolların 3D karşısındaki hali

Xbox 360 ve PlayStation 3 yeterince güçlü değil, Wii’nin adı bile geçmiyor

İngiltere’de SkyTV bu konuda ciddi çalışmalar yapıyor, ancak dünya çapında 3D yayına geçmeye niyetlenen televizyon kanalı sayısının pek fazla olmadığını söyleyebiliriz. Benzer bir durum film yapımcıları için de geçerli, sırf Avatar başarılı oldu diye herkesin 3D çekim tekniklerine saldırdığını sanmayın.

Peki 3D televizyonu evdeki oyun konsoluna bağlamaya kalkarsanız ne olacak? Sonuçta oyunlar iki boyutlu bir düzlemde olsalar da, 3D görüntüleri kullanmaya en hazır yapımlar. Ne var ki halen piyasada olan konsolların hiçbiri, 3D ekranların getirdiği teknik yükü kaldırabilecek kapasitede değiller.

Oyunu ekranda 3D görebilmek, konsolun kullanması gereken işlemci ve hafıza gücünü doğrudan ikiye katlıyor. Çünkü ekranda iki görüntü gösterilmesi gerekiyor. Ancak ne PS3, ne de XBox 360 bu türden bir yükü kaldıracak teknik donanıma sahip değiller. Çok zorlanarak bu görüntüleri verebiliyor, ancak görüntü kalitesi en kolay beğenen oyuncuları bile tatmin etmekten çok çok uzak.

Daha fazla beygir gücü

Konsolların 3D oyun dünyasına yapacakları ciddi bir katkı mevcut. Neredeyse tüm firmaların geliştirmekte oldukları Natal ve benzeri 3D algılama yeteneğine sahip kumanda cihazları, gerçek 3D bir oyun dünyasıyla etkileşim kurmayı çok rahatlaştıracak teknolojiler getiriyorlar. Bu da bahsettiğimiz 3D’den farklı bir teknoloji. Sorun şu ki, yeni nesiller piyasaya çıkana dek 3D görüntüleri işleyecek güce sahip bir konsol mevcut olmayacak.

Piyasaya hızla doluşan yeni nesil 3D ekranlardan azami faydayı sağlayabilecek tek cihaz var şu anda, o da PC. Çok eski bir sistem kullanmıyorsanız, yeni bir 3D destekli monitör ve gözlük kitiyle halen piyasada olan 3D oyunları rahatlıkla oynayabilirsiniz. Çok eski ekran kartları bu konuda yetersiz kalsalar da, nispeten yeni modeller yükü çekebilecek güçteler.

Peki 2010 senesi 3D’nin hayatımıza kalıcı olarak girdiği sene olacak mı? Raflarda “3D Ready” etiketli televizyonlar birikmeye başlamış olsa da, henüz bunu söylemek için çok erken. Eğer yapımcılar, yayıncılar, donanım üreticileri ve pazara yön veren diğerleri konuya ciddi yatırım yapmaz, önce başkalarının elini taşın altına sokmasını beklerlerse, 3D konusu çok kısa sürede yeniden raflardaki tozlu yerine dönebilir.

Kaynakça: www.chip.com.tr

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

LED TV’ler incelik ve tasarrufla göz kırpıyor

Yazar : Fırat Karakuyu | Donanım, Güncel | Cuma 7 Mayıs 2010 11:19

LED TV'ler incelik ve tasarrufla göz kırpıyor
LED TV’ler incelik ve tasarrufla göz kırpıyor 2 parpak kalınlığında, tek kişinin bile taşıyabileceği ağırlıkta LED TV’ler hem yerden hem de elektrikten tasarruf sağlıyor

Samsung LED TV ile geçen yıl başlayan rekabet, LG, Vestel ve Beko’nun da katılmasıyla alevlendi.

İçerik internetten akacak
LED TV’lerden başı dönen tüketiciler nasıl televizyon seçeceğine karar veremiyor. Samsung geniş LED ekran seçeneği ile pazara ilk giren marka oldu. Samsung 8 serisi modelleri piyasaya süren firma 4 HDMI girişi USB girişi ve çakıl taşı şeklinde kumandasıyla dikkat çekiyor. 7 serisine göre 200 Hz motion plus teknolojisiyle dikkat çekiyor. Ayrıca internet içeriğine aktif hale geldiğinde diğerlerinden ayrılıyor.

TV’lerden çerçeve kalkıyor
LG artık yeni yeni LED TV’lerde çerçeveyi kaldırıyor. 107 ekran LED LCD Televidyon kendine rahatlıkla yer bulacak incelikte. Çerçevesi de bulunmadığı için genişlik olarak sadece TV ekranını sığdırıyor. Yine HDMI girişleri birden fazla cihazın kolayca bağlanmasını sağlıyor. USB girişi ile diğer film ve Müzik içeriğine de ulaşılabiliyor.

USB bellek LED TV’DE
İNCELİĞİ LED TV ile evlere taşıyan yerli markalardan Beko LED TV’nin öne çıkan özelliklerinin başında yüzde 40′a varan enerji tasarrufu geliyor. Beko LED TV’ye USB belleği taktığınızda kolay menü ile müzik, film, video ve fotoğraflara erişilebiliyor. 4 HDMI girişi ile dijital ses ve görüntüyü aktarma ve PC girişi, Scart bağlantısı, Beko LED TV’nin diğer etkileyici ürün nitelikleri arasında yer alıyor.

Sabit disk ve internet seven TV
VESTEL LED TV’de incelik ve tasarım dışında internet erişimi ve dışarıdan bağlanan bellek ve sabit disklere bile destek veriyor. Vestel LED TV, Ethernet girişi sayesinde Flickr, YouTube, Google Maps, E-bülten gibi TV içine tanımlanmış internet sitelerine girmeyi sağlıyor. Menü içinde kolayca kullanmayı sağlayan arayüz farklı depolama cihazlarının bağlanmasını sağlıyor

Popularity: unranked [?]

  • Share/Bookmark

Adım Adım CPU-Z Rehberi

Yazar : Zekai Uçan | Donanım, Yazılım İnceleme | Pazar 25 Nisan 2010 19:11

Bilgisyarınızda bulunan donanım bilşenlerinin ne olduğunu kasanın içine bakarak bile tam anlayamazsınız. İşlemcinizin, ekran kartınızın ve diğerlerinin adlarını ve özelliklerini CPU-Z ile öğrenebilirsiniz.

Bilgisayar kullanan herkes sahip olduğu donanım bileşenlerini bilemeyebiliyor. Sisteminizde bulunan bileşenleri bilmemek zaman zaman sorun yaşamanıza neden olabiliyor. Bir sorun yaşadığınızda, sahip olduğunuz işlemcinin, anakartın ya da ekran kartının ne olduğunu bilmiyorsanız, çözüm bulmakta zorlanırsınız.

CPU-Z sistem bileşenlerini gösteren bir yazılım

Sahip olduğunuz donanım bileşenlerinin markalarını, modellerini ve özelliklerini kasanın içine bakarak görebilmeniz de pek mümkün değil. Bunları öğrenmek için özel olarak geliştirilmiş yazılımlar bulunuyor. Bunların arasında en çok kullanılan ve belki de en basit olan yazılım CPU-Z’dir.

CPU-Z sisteminizde bulunan işlemci, anakart, bellek, grafik işlemci ve daha birçok bileşen hakkında temel verileri verir. Sizde sisteminizde ne var, ne yok merak ediyorsanız CPU-Z rehberimizi okuyun, öğrenin.

CPU-Z kurulumu

CPU-Z, CPUID adlı bir yazılım geliştirme firmasının ürünlerinden biri. Firma CPU-Z benzeri sistem görüntüleme yazılımları üzerine uzmanlaşmış. Bunların arasında HWMonitor ve PerfMonitor gibi uygulamalar var. Ancak bunlar arasında en popüler elbette ki CPU-Z.

CPU-Z’yi indirmek için www.cpuid.com sitesine girmelisiniz. Eğer yakın zamanda yeni bir sürüm çıktıysa sayfanın ortasında ya da sol üst tarafta bulunan Software kısmından CPU-Z’nin son sürümünü indirebilirsiniz.

CPU-Z’i indirmek için CPUID’nin sitesine girmelisiniz

CPU-Z’nin kurulum gerektiren ve gerektirmeyen olarak iki farklı modelibulunuyor. Kurulum gerektirmeyeni indirirseniz, direkt olarak cpuz.exedosyasını indirmiş oluyorsunuz. Bunu çalıştırmak için çift tıklamanız yeterli. Öteki modelde ise yazılımı sisteminize kurmanız isteniyor. Ayrıca yazılımın 32-bit’lik ve 64-bit’lik sürümleri var.

CPU sekmesi

CPU-Z’i çalıştırdıktan sonra karışımıza, sistemimizde yer alan işlemci hakkında bilgi veren sayfa çıkıyor. Bu sayfada yazan bilgileri üç başlık altında toplanmış Önce Processor yani işlemci bölümüne bakalım.

Name – İşlemcinin adı ve ürün ailesi.

Code name – İşlemci ailesinin kod adı.

Package – İşlemcinin soket yapısı. Bu işlemci için kullanmanız gereken anakartta bu soket olmalı.

Technology - İşlemcinin transistor boyutu. Bu boyut ne kadar küçükseişlemci daha az güç harcar.

Core VIDCore Voltage – İşlemci çekirdeklerinin çalışması için gereken voltaj miktarı.

Specification – İşlemcinin tam adı ve standart frekansı.

Family, Model, Stepping, Revision – İşlemci üreticileri bazen işlemcimodellerinde ufak değişiklikler yapıp piyasaya sürer. Bunlar yeni adlara sahip olmazlar fakat Stepping ve Revision’ları değişir. Bunları aynı modelin farklı sürümleri olarak adlandırabiliriz.

Instructions – İşlemcinin kullanabildiği komut setleri

CPU sekmesi – Clocks ve Cache

CPU sekmesinde bulunan Clocks (saat hızları) ve Cache (ön bellek) bölümünde yer alan verilerin anlamları ise şu şekilde.

Core Speed – İşlemcinin o an sahip olduğu frekans değeri.

Multiplier – İşlemcinin o anki çarpan değeri.

Bus speed- İşlemci ile bileşenler arasındaki bağlantı hızı

Rated FSB, QPI Link , HT Link – İşlemcinizin markası ve modeline göre başlığı değişebilecek bu bölümde, CPU ile yonga seti arasındaki bağlantının hızı gösteriliyor.

L1 Data, L1 Inst, Level 2, Level 3 – Bölümde işlemcide bulunan ön bellek miktarı ve seviyeleri gösteriliyor.

En altta bulunan Cores kısmında işlemcinizin çekirdek sayısı, Threadskısmında ise işlem birimi sayısı belirtiliyor.

Caches

Üstte bulunan CPU sekmesinden sonra Caches yani ön bellek sekmesine geliyoruz.

Bu ekranda işlemcide bulunan ön bellek miktarları ve bu belleklerinözellikleri seviye seviye gösteriliyor.

Motherboard

Motherboard sekmesine geldiğimizde sistemimizde yer alan anakartın bazı temel özellikleri görülüyor. Bunların önemli olanlarına tek tek bakalım.

Manufacturer – Anakartın üreticisi

Model – Anakartın modelinin adı

Chipset – Anakartta yer alan yonga setinin adı ve üreticisi

Southbridge – Güney köprüsünün modeli ve üreticisi

BIOS

Brand – BIOS’un üreticisi

Verison – BIOS’un hangi sürüm olduğunu buradan görebilirsiniz

Date – BIOS sürümünün yayınlanma tarihi

Graphic Interface

Version – Grafik işlemcinin kullandığı arayüz

Link Width – Grafik işlemcinin kullandığı arayüz genişliği

Max. Supported – Anakartın desteklediği en yüksek arayüz genişliği

Memory ve SPD

Memory ve SPD sekmelerinde sistemde bulunan RAM hakkında bilgiler yer alıyor.

Memory sekmesinde General kısmında belleğin tipi, kaç kanal kullandığı ve miktarı yer alırken, Timings bölümünde en üstte belleğin frekansıaltlarda ise belleğin gecikme süreleri belirtiliyor.

SPD sayfasında ise bir önceki sekmeden farklı olarak belleğin üreticisi ve seri numarası da yer alıyor. Alt kısımda ise gecikme süreleri daha detaylıgösteriliyor. En altta ise belleklerin kullandığı voltaj yer alıyor.

Graphics

Graphics sekmesinde sistemde yer alan grafik işlemcinin ve ekran kartıhakkında bilgiler yer alıyor.

GPU bölümünde Name kısmında ekran kartının modeli, Code Namebölümünde grafik işlemcinin kod adı, Technology’de ise grafik işlemcinintransistor boyutu yer alıyor.

Clocks kısmında ise Core, Shader ve Memory bölümlerinde sırasıyla ekran kıartının çekirdek, shader ve bellek frekansları bulunuyor.

Memory kısmında da ekran kartındaki belleğin boyutu, tipi ve bant genişliği var.

Kaynak : shiftdelete.net

Popularity: 1% [?]

  • Share/Bookmark
Sonraki Sayfa »
soccerine Wordpress Theme